Antalya’da orman yangınlarına karşı yürütülen önleyici çalışmalar kapsamında risk taşıyan bölgeler 2026 yılı planlamasında yeniden değerlendirildi. Antalya Valiliği koordinasyonunda hazırlanan Orman Yangınlarını Önleme Planı'nda Manavgat, Kumluca, Alanya ve Kemer öne çıkan ilçeler arasında yer aldı. Plandaki verilere göre Manavgat’ta 12, Kumluca’da 8, Alanya ve Kemer’de ise 6’şar hassas bölge bulunuyor.

RİSK SADECE İLÇE SINIRLARINA GÖRE BELİRLENMİYOR

Yangın tehlikesinin değerlendirilmesinde yalnızca ilçenin toplam orman varlığı dikkate alınmıyor. Orman örtüsünün yapısı, arazinin eğimi, hâkim rüzgârlar, sıcaklık ve nem koşulları ile yerleşim, tarım ve turizm alanlarının ormanlarla ilişkisi de değerlendirmeye giriyor. Bu nedenle aynı ilçe içerisinde birbirine yakın iki bölgede bile yangının çıkma ve yayılma riski farklı seviyelerde olabiliyor.

Orman Genel Müdürlüğünün yangın yönetim planlarında özellikle eğimli araziler, hâkim rüzgâr güzergâhları, uzun kurak dönemlere maruz kalan sahalar ve yanıcı bitki materyalinin yoğun olduğu bölgeler yüksek tehlike açısından öne çıkıyor. Yerleşim alanları, turizm tesisleri, tarımsal işletmeler ve seraların ormanlarla iç içe bulunduğu noktalar ise olası bir yangının yalnızca doğal alanları değil, can ve mal güvenliğini de tehdit edebilmesi nedeniyle ayrıca önem taşıyor.

ALANYA’DA 6 HASSAS BÖLGE BULUNUYOR

Alanya, planda 6 hassas bölgeyle Antalya’da öne çıkan ilçeler arasında bulunuyor. İlçenin kıyıdan kısa mesafede yükselen dağlık arazi yapısı, geniş orman alanları ve ormanlarla yerleşimlerin birbirine yaklaştığı kesimler yangın yönetiminde dikkate alınan unsurlar arasında. Özellikle sıcaklığın yükseldiği, nemin düştüğü ve rüzgârın kuvvetlendiği dönemlerde küçük bir ateşin kısa sürede geniş bir alana yayılabilme ihtimali artıyor.

Alanya için hazırlanan yangın yönetim çalışmalarında iklim değişikliğinin etkileri de uzun vadeli risk başlıkları arasında değerlendiriliyor. Uzayan kurak dönemlerin ot, yaprak ve benzeri ince yanıcı maddelerin daha hızlı kurumasına neden olabileceği, sıcaklık-rüzgâr-nem birleşiminin ise yangının yayılma hızını artırabileceği belirtiliyor. Orman ile yerleşimin kesiştiği alanların genişlemesi de gelecekte üzerinde durulması gereken risklerden biri olarak gösteriliyor.

Antalyaspor Başkanı ve iki yönetici PFDK'ya sevk edildi
Antalyaspor Başkanı ve iki yönetici PFDK'ya sevk edildi
İçeriği Görüntüle

MANAVGAT VE KUMLUCA LİSTENİN İLK SIRALARINDA

Antalya genelindeki değerlendirmede Manavgat 12 hassas bölgeyle ilk sırada bulunurken, Kumluca 8 bölgeyle onu takip ediyor. Kemer ile Alanya’da ise 6’şar hassas bölge yer alıyor. Aksu, Döşemealtı, Finike, Gazipaşa, Kaş, Kepez, Konyaaltı ve Serik’te de yangına karşı hassas alanlar bulunması, riskin Antalya’nın geniş bir bölümüne yayıldığını ortaya koyuyor.

ÖNLEME PLANI NASIL İŞLİYOR?

Antalya Valiliği tarafından yayımlanan 2026 yılı Orman Yangınlarını Önleme Planı, yalnızca yangın çıktıktan sonraki söndürme faaliyetlerine odaklanmıyor. Temel yaklaşım; yangına yol açabilecek riskleri önceden azaltmak, kamu kurumları ve yerel yönetimler arasındaki koordinasyonu güçlendirmek ve vatandaşların bilinçlendirilmesini sağlamak üzerine kuruluyor. Valilik koordinasyonundaki süreçte Orman Bölge Müdürlüğü başta olmak üzere belediyeler, güvenlik birimleri ve diğer ilgili kurumlar görev alanlarına göre çalışmalara katılıyor.

Antalya’da yaz sezonu öncesinde elektrik hatlarından kaynaklanabilecek yangınlara yönelik tedbirler de ayrıca ele alındı. Enerji nakil hatlarının bakımı, teknik kontroller, trafolar ve orman alanlarından geçen enerji altyapısında kurumlar arasındaki koordinasyon, önleyici çalışmaların parçaları arasında değerlendiriliyor. Böylece yangınla mücadelede yalnızca söndürme kapasitesinin artırılması değil, potansiyel ateşleme kaynaklarının mümkün olduğunca azaltılması hedefleniyor.

2025'TE ANTALYA BÖLGESİNDE 200 ORMAN YANGINI ÇIKTI

Antalya Orman Bölge Müdürlüğünün 2026 yılı yangın önleme çalışmalarının tanıtımı sırasında paylaşılan verilere göre, 2025 yılında müdürlüğün sorumluluk bölgesinde 200 orman yangını meydana geldi. Yetkililer, yangınların büyük bölümünün hızlı müdahaleyle büyümeden kontrol altına alındığını belirtirken, yeni dönemde asıl hedefin yangına müdahale etmekten önce yangının çıkmasını engellemek olduğunu vurguluyor.

YAZ BİTSE DE TEHLİKE SONA ERMİYOR

Orman Genel Müdürlüğü, yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgârın aynı dönemde etkili olmasının yangının çıkma ve hızla yayılma ihtimalini yükselttiğine öne çıkıyor. Antalya gibi Akdeniz ikliminin hâkim olduğu bölgelerde kuruyan bitki örtüsü nedeniyle risk yaz aylarının sonrasında da devam edebiliyor. Bu nedenle meteorolojik koşulların elverişsiz olduğu günlerde ekiplerin konuşlanması ve devriye faaliyetleri risk durumuna göre artırılabiliyor.

VATANDAŞLARA DA ÖNEMLİ SORUMLULUK DÜŞÜYOR

Yangınların önlenmesinde kurumsal tedbirlerin yanı sıra vatandaşların davranışları da kritik önem taşıyor. Ormanlık alanların içinde veya yakınında kontrolsüz ateş yakılmaması, anız ve bahçe atıklarının yakılmasından kaçınılması ve kıvılcım oluşturabilecek faaliyetlerde gerekli önlemlerin alınması gerekiyor. Tarla, bahçe veya kırsal alanlarda başlayan yangınların rüzgârla ormana sıçrayabildiği göz önüne alındığında, orman dışındaki alanlarda da aynı hassasiyetin gösterilmesi önem taşıyor.

Erken ihbar ise yangının büyümeden kontrol altına alınmasında en önemli aşamalardan biri. Orman Genel Müdürlüğü ormanları gözetleme sistemleri, devriye ekipleri ve farklı teknolojik imkânlarla takip ederken, vatandaşlardan da duman veya ateş fark etmeleri halinde vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bilgi vermeleri isteniyor. Antalya’daki hassas bölgelerin belirlenmesi de müdahale öncesi hazırlıkların doğru noktalara yönlendirilmesi ve yangın çıkış ihtimalinin mümkün olduğunca azaltılması açısından önem taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi