Antalya ile Konya sınırlarında yer alan Eğrigöl Doğal Sit Alanı’nın koruma statüsü yeniden belirlendi. 3 Eylül 2026 tarihli Bakanlık Makamı Olur’u doğrultusunda yapılan değerlendirme, 10 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre Antalya’nın Gündoğmuş ilçesi ile Konya’nın Hadim ve Bozkır ilçeleri sınırlarında kalan doğal sit alanı, “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ve “Doğal Sit-Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olmak üzere iki ayrı statüde tescil edildi.
KORUMA SINIRLARI HARİTAYLA BELİRLENDİ
Kararın önemli ayrıntılarından biri, Eğrigöl çevresinin tamamının aynı koruma hükümlerine tabi tutulmaması oldu. Resmî Gazete’de yayımlanan tescil haritasında alanın farklı kesimleri ayrı renklerle gösterildi. Haritanın lejantına göre koyu renkle işaretlenen kesimler Nitelikli Doğal Koruma Alanı, daha açık renkle gösterilen bölümler ise Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak belirlendi. Böylece herhangi bir faaliyet veya proje değerlendirilirken yalnızca taşınmazın doğal sit sınırları içinde bulunup bulunmadığı değil, hangi koruma kategorisinde kaldığı da önem taşıyacak.
NİTELİKLİ DOĞAL KORUMA ALANI NE ANLAMA GELİYOR?

Türkiye’de doğal sitlerin korunmasına ilişkin yürürlükteki ilke kararlarında Nitelikli Doğal Koruma Alanları; doğal yapısı değişmemiş veya az değişmiş, insan faaliyetlerinden önemli ölçüde etkilenmemiş ve doğal süreçlerin ağırlığını koruduğu alanlar olarak tanımlanıyor. Bu statüde temel yaklaşım doğal yapının devamlılığının sağlanması. Madencilik, taş, toprak ve kum alınması ile atık dökülmesi gibi faaliyetlere izin verilmezken, gerçekleştirilebilecek bazı faaliyetler de ilgili koruma hükümleri ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonlarının değerlendirmesine bağlı bulunuyor.
KONTROLLÜ KULLANIM STATÜSÜ NASIL İŞLİYOR?
Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanlarında ise koruma ile kullanımın birlikte değerlendirilmesi esas alınıyor. Bu alanlarda doğal ve kültürel değerlerle uyumlu bazı düşük yoğunluklu faaliyetlerin değerlendirilmesi mümkün olabiliyor. Ancak bu statü, alanın koruma kapsamından çıkarıldığı veya her türlü yapılaşma ve faaliyetin serbest olduğu anlamına gelmiyor. Yapılmak istenen uygulamanın niteliğine göre koruma mevzuatı, plan kararları ve ilgili kurumların izin süreçleri belirleyici oluyor. Bu nedenle Eğrigöl çevresinde gelecekte gündeme gelebilecek projeler açısından tescil haritasındaki kategori sınırları doğrudan önem taşıyor.

DOĞAL SİT STATÜLERİ BİLİMSEL ÇALIŞMALARLA BELİRLENİYOR
Türkiye’de doğal sit alanlarının yeniden değerlendirilmesinde yalnızca mevcut idari sınırlar esas alınmıyor. Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik kapsamında alanların ekolojik, biyolojik, jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri inceleniyor. Doğal sitlerin güncel durumunun belirlenmesinde ekolojik temelli bilimsel araştırmalar ve bu çalışmalar sonucunda hazırlanan raporlar karar sürecinin temel unsurları arasında yer alıyor. Benzer yeniden değerlendirmelerde de alanların farklı bölümlerinin sahip olduğu doğal değerler doğrultusunda farklı koruma kategorilerine ayrılması mümkün olabiliyor.
ESKİ DERECELENDİRME SİSTEMİNİN YERİNİ YENİ KATEGORİLER ALDI

Doğal sitlerin korunmasında geçmişte kullanılan 1., 2. ve 3. derece doğal sit sınıflandırmasının yerine zaman içinde yeni koruma kategorileri getirildi. Güncel sistemde doğal alanların özelliklerine göre “Kesin Korunacak Hassas Alan”, “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” ile “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” statüleri uygulanıyor. Bu sistem, geniş bir doğal alanın tamamına tek tip koruma hükmü getirmek yerine, alan içindeki ekolojik ve doğal özelliklerin farklılaşmasına göre koruma-kullanma koşullarının belirlenmesine imkan sağlıyor.
İKİ İLİ VE ÜÇ İLÇEYİ İLGİLENDİRİYOR

Eğrigöl için verilen karar idari açıdan da geniş bir bölgeyi ilgilendiriyor. Doğal sit alanının Antalya’nın Gündoğmuş ilçesi ile Konya’nın Hadim ve Bozkır ilçelerinin sınırlarına yayılması nedeniyle koruma kararları iki ilin kesiştiği coğrafyada uygulanacak. Bu tür alanlarda doğal kaynakların korunmasının yanı sıra yöredeki mevcut kullanım biçimleri, kırsal faaliyetler ve gelecekte gündeme gelebilecek yatırımlar açısından koruma statüsünün doğru belirlenmesi önem taşıyor. Özellikle arazi kullanımı veya yeni bir proje gündeme geldiğinde taşınmazın tescil haritasındaki konumunun ve tabi olduğu koruma hükümlerinin kontrol edilmesi gerekiyor.
PROJE VE ARAZİ KULLANIMINDA HARİTA BELİRLEYİCİ OLACAK
Yeni karardan sonra bölgede arazi kullanımı, yapılaşma veya başka bir fiziki müdahale planlayan kişi ve kurumların öncelikle ilgili alanın hangi doğal sit kategorisinde kaldığını incelemesi gerekecek. Koruma statüsü tek başına her faaliyet için otomatik izin veya yasak sonucu doğurmadığından, projenin niteliğine göre ilgili mevzuat ve yetkili kurumların değerlendirmeleri devreye girecek. Bakanlığın ilanında da alana ilişkin koordinat ve parsel bilgilerinin ilgili internet adresinden erişime açıldığı belirtildi. Böylece Resmî Gazete’deki genel tescil haritasının yanı sıra parsel ve koordinat bilgileri üzerinden daha ayrıntılı inceleme yapılabilecek.

KORUMA KARARI BÖLGENİN GELECEĞİNİ DE ETKİLEYECEK
Eğrigöl çevresindeki yeni tescil, yalnızca mevcut doğal değerlerin korunmasına yönelik idari bir karar olarak değil, bölgenin gelecekteki kullanım biçimini yönlendiren bir çerçeve olarak da önem taşıyor. Koruma statüleri; planlama, altyapı, turizm, kırsal faaliyetler ve diğer arazi kullanımlarının değerlendirilmesinde dikkate alınacak temel unsurlardan biri olacak. Eğrigöl’de hangi kesimlerin daha korumacı hükümlere, hangi kesimlerin kontrollü kullanıma tabi olacağı ise 10 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan tescil haritası ve Bakanlığın ilan ettiği koordinat ve parsel bilgileri üzerinden belirlenecek.




