Antalya Kent Konseyi Eğitim Çalışma Grubu, kent genelindeki eğitim sorunlarını mercek altına alan kapsamlı bir rapor yayımladı. Sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve yerel paydaşların katkısıyla sekiz ayda hazırlanan çalışmada; okullardaki şiddet, öğrencilerin beslenme yetersizliği, göç kaynaklı uyum sorunları ve MESEM uygulamaları öne çıktı.

Rapora göre, eğitim kurumlarında artış gösteren şiddet olayları ve akran zorbalığı, güvenli öğrenme ortamını doğrudan tehdit ediyor. Sorunun yalnızca güvenlik tedbirleriyle çözülemeyeceği vurgulanırken, dijital ortamların etkisi ve gençlerin gelecek kaygılarının da şiddeti tetiklediği aktarıldı. Konsey, okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin ivedilikle güçlendirilmesini önerdi.

OKULLARDA BESLENME KRİZİ BÜYÜYOR MU?

2025-2026 eğitim-öğretim yılı itibarıyla öğrencilerin temel gıdaya erişimi en kritik problemlerden biri olarak kayıtlara geçti. Kantin fiyatlarındaki yüksek artışlar nedeniyle birçok öğrencinin okul saatlerini yetersiz beslenmeyle geçirdiği, hatta okula kahvaltı yapmadan gittiği bildirildi. Raporda, tüm öğrenciler için okullarda ücretsiz bir öğün yemek ve temiz içme suyu imkanı sağlanması çağrısında bulunuldu.

Antalya'da fuhuş operasyonu: Gözaltına alınan isimler tanıdık
Antalya'da fuhuş operasyonu: Gözaltına alınan isimler tanıdık
İçeriği Görüntüle

MESEM VE ÇEDES UYGULAMALARINA YÖNELİK KAYGILAR NELER?

Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) sistemine dahil olan öğrencilerin durumunun da değerlendirildiği çalışmada, çocukların ucuz işgücü olarak kullanılma riskine ve iş kazalarına dikkat çekildi. Öğrencilerin örgün eğitimden koptuğu belirtilerek, çalışma koşullarının sıkı denetime tabi tutulması istendi. Ayrıca, ÇEDES projesi kapsamındaki bazı uygulamaların çocukların pedagojik gelişimine uygun olmadığı savunularak, eğitimde bilimsellik ve laiklik ilkelerinin esas alınması gerektiği ifade edildi.

GÖÇÜN EĞİTİME ETKİSİ NASIL ÇÖZÜLEBİLİR?

Antalya'nın aldığı yoğun iç ve dış göçün sınıflardaki demografik yapıyı değiştirmesi, dil ve kültürel uyum sorunlarını derinleştiriyor. Eğitim sürecine katılan farklı arka planlardan gelen öğrencilerin sisteme entegrasyonu için uyum sınıflarının ve dil destek programlarının yaygınlaştırılmasının zorunlu olduğu belirtiliyor. Öte yandan, kırsal kesimde yaşayan öğrencilerin taşımalı eğitim nedeniyle yaşadığı erişim zorluklarına karşı, köy okullarının kademeli olarak yeniden açılması temel bir çözüm yolu olarak sunuluyor.

Kaynak: Haber Merkezi