Alanya Ticaret ve Sanayi Odası'nın (ALTSO) Eylül ayı meclis toplantısına bir meclis üyesinin daveti nedeniyle, basın mensubu sıfatımla katıldım. Görüşülen iki önemli konuda, meclis üyesi arkadaşımla paylaştığım görüşlerimi...
Alanya Ticaret ve Sanayi Odası’nın (ALTSO) Eylül ayı meclis toplantısına bir meclis üyesinin daveti nedeniyle, basın mensubu sıfatımla katıldım. Görüşülen iki önemli konuda, meclis üyesi arkadaşımla paylaştığım görüşlerimi paylaşmak isterim.
Birinci konu ALTSO, Alanya adına önemli bir işi başardı. Sevindim. Gurur duydum. Benim de oda üyesi olarak desteklediğim ve oyumu verdiğim ALTSO işte bu tür büyük işleri başarmalı…
Açılması için, ALTSO, Alanya İşletme Fakültesi ve AKP İlçe Teşkilatı’nın girişimlerde bulunduğu “Alanya Mühendislik Fakültesi”nin temel atma töreni dün gerçekleştirildi. Mühendislik Fakültesi binasını turizmci Serhat Kayış, babası Rafet Kayış adına yaptıracak. Kayış ailesini ve Alanya’ya kazandırılan bu hizmetin gerçekleştirilmesinde emeği geçen herkesi tebrik ederim. Özellikle de Serhat Kayış’ın da yönetim kurulu üyesi olduğu ALTSO Yönetim Kurulunu ve bu iş için büyük çabasını bildiğim AKP İlçe Başkanı Hüseyin Güney’i canı gönülden kutluyorum…
KANAYAN “AÇIK YARA” ALMAR
İkinci konu, Alanya’nın ve ALTSO’nun halen kanayan “açık yarası” ALMAR… ALTSO Yönetim Kurulu ve onu denetleyen meclisi, özellikle de meclis başkanı Mustafa Tuna, ALMAR konusundaki sorumluluklarını tamamen unutmuşlar… Meclis Başkanı Tuna, bir üyenin “ALMAR konusunda bize yoğun eleştiriler geliyor” şeklindeki şikayeti üzerine “Gerekli girişimler yapıldı. Konu yargıda. Yargı ‘Bu işi bize bırakın’ diyor. Konuyla ilgilenen yönetim kurulu üyesi arkadaşımız aramızda değil. Siz sıkıntılarınızı ona söyleyin” dedi… Ve Tuna, bu konuyu bu sözlerle kapattığını sanıyor. Tuna ve onun gibi düşünenlere söylenecek çok şey var…
Ama! Öncelikle bir hatırlatmada bulunayım.
ALTSO’da yapılan son seçimler öncesi ALMAR’zedeler Komitesi Başkanı Veysel Okşar ve beraberindeki komite üyeleri, 30 Aralık 2008 tarihinde ALTSO Başkan adayı Kerim Aydoğan'ı ve ekibini seçim ofisinde ziyaret edip sorunları anlatmışlardı. ALMAR’zedeler Komitesi'nin dertlerini dinleyen Aydoğan, "ALTSO kalıcı, kişiler geçicidir. Ben de bir ALMAR’zedeyim. Kerim Taç, ALMAR’zedelere güvence verdi ama bu sözünde durmadı. Ben bu kurumun Alanya halkı nazarında kaybettiği saygınlığını tekrar kazanması için hem hukuksal, hem de vicdani sorumluluğunu yerine getireceğim" demişti.
ALMAR’zedeler bu söze güvenerek yapmaları gerekeni yaptılar. Hukuki ve vicdanen hesap sorulacağını, kayıp olan ALTSO’nun saygınlığını tekrar kazandıracaklarını söyleyenlere oylarını verdiler. Halen ALTSO’nun makam koltuklarına oturan, yönetim kurulu ve meclis üyelerinin çoğunluğu bugün o koltuklarda oturuyorlarsa, bunu sağlayanlar öncelikle ALMAR’zedelerdir. ALTSO da görevli olanlar ALMAR’da yaşanan rezaletin ve ticari başarısızlığın hesabını sormak, onların kanayan yaralarına ilaç olacak çözümleri üretmek adına o göreve getirildiler.
ALTSO, ALMAR DEFTERİNİ KAPATAMAZ
ALTSO, “ALMAR konusu yargıya sevk edildi” diye konuyu kapatamaz. ALMAR konusunda ALTSO’nun hukuki sorumluluğu olduğu kadar vicdani sorumluluğu da vardır. ALMAR kötü idare nedeniyle batmış olsa da, bu işin asıl adresi yine ALTSO’dur. Çünkü bu halkın parası ALTSO’da alınmıştır. ALTSO’nun o zamanki yönetimi bu iş için oda tahsis edip, altyapıyı hazırlamıştır. ALTSO, insanların vicdanında mahkumdur. ALMAR, ALTSO’nun bir kamburudur. Bu kamburu temizlemek ise şimdiki ALTSO yönetiminin borcudur. Çözüm için bu konudan uzak duran yöneticilere, yarın, özellikle de seçim döneminde hem “Hukuk dahilinde ne yaptınız?”, hem de “Vicdanen rahat mısınız?” soruları yöneltilecektir.
Sonuç olarak, uzun bir aradan sonra yeniden ALMAR meselesini yazmamın nedeni, ALTSO’nun eylül ayı meclis toplantısında tespit ettiğim ALMAR vurdumduymazlığıdır. Sorumluluk taşıyanları uyarmayı görev kabul ettim. Nedenine gelince! Ben de ALMAR’zedeler gibi, ALMAR’ın hesabı sorulacak diye bu yönetime oy verdim. 2,5 yıldır bekliyoruz, beklemeye de devam edeceğiz.