ABD'de 2.330 kilometre uzunluğundaki Colorado nehri artık denize ulaşmadan yok oluyor. Üzerinde 60 baraj ve çeşitli amaçlarla su çekilen kanallar var… Colorado nehri artık 'akmam” diyor. Elbette nehrin kuruduğu bölgedeki yaşam bundan...

ABD’de 2.330 kilometre uzunluğundaki Colorado nehri artık denize ulaşmadan yok oluyor. Üzerinde 60 baraj ve çeşitli amaçlarla su çekilen kanallar var… Colorado nehri artık “akmam” diyor. Elbette nehrin kuruduğu bölgedeki yaşam bundan büyük ölçüde etkileniyor. Yine de, yaşasın barajlar. Koca nehir kurumuş kime ne?
Brezilya hükümeti Amazonların göbeğindeki Belo Monte baraj kompleksinin yapımına izin verdi. Xingu ırmağı üzerinde yer alacak olan bu baraj 6 km. genişliğinde ve 500 kilometre karelik bir alana yayılıyor. Amazon Ormanlarında dünyamızın akciğerlerinin bir parçası olan 23 bin hektar ormanı yok edecek. Tamamlandığında, dünyanın en büyük üçüncü barajı olacak, 11 bin megavat elektrik üretecek. Ancak çoğu kızılderili olan 16 bin kişiyi topraklarından uzaklaştıracak . Brezilya anayasası, yerli halkın yaşadığı alanlarda bu tür girişimlerin, onların onayıyla gerçekleştirilmesini öngörüyor. Yerli halkın buna onayı yok. Bu nedenle, büyük bir direnme hareketi başlatıldı. Neler olacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz…
Burma’nın en önemli ırmağı üzerinde inşa edilecek ve dizi halinde 7 barajdan oluşan bir proje de gündemde. Ancak projenin yer aldığı Kachin eyaleti halkı bu girişime karşı çıkıyor. Bu konudaki tartışma ve çatışmalar 17 yıldan beri sürüyor. Bölgede yaşayanlardan 10 bin kişi başka yerlere sürüldü bile. Bu projenin amacı üretilen elektriği Çin’e satmak. Proje tamamlandığı zaman binlerce kilometre karelik yağmur ormanı sular altında kalacak ve bir sürü tarihi eser yok olacak. Yağmur ormanları, tıpkı Amazonlar gibi, dünyamızın akciğerlerinin bir parçası..
Yukarıdaki bilgiler bir hayli tanıdık geldi bana. Sanki benzerlerini bizim gazetelerde okumuş gibiyim.
Ülkemizin de birçok yöresinde de hidro elektrik santrali (HES)yapımına başlandı ya da başlanacak. Bu yörelerde yaşayan halk, hiç de memnun değil. Yapılan barajlar hem onların yaşamını hem de doğal yaşamı büyük ölçüde etkileyecek. Kimi yerlerde, barajların inşasına karşı çıkan eylemler yapılıyor. Duyan ya da dinleyen var mı? Yok.
Enerji üretiminde cankurtaran simidi olan barajlar, doğal çevreyi yiyip yok eden birer canavar.
Bir yandan baraj projeleri, öte yandan yüz binlerce ton siyanürün toprağa ve temiz sulara karışacağı, milyarlarca ton kayanın toz haline getirilip yok edilemez bir atık oluşturacağı altın arama ruhsatları.
Çeşitli ülkelerde yürütülmek istenen bu tür girişimler, dünyanın kanını emiyor. Doğal yaşamı yok ediyor, akarsuları kurutuyor.
Büyük ölçekli projelere insanlar dünya çapında karşı çıkıyor. Brezilya’da projeye karşı çıkmak için şimdiden yüz bin imza toplanmış bile. Burma’da ise on yedi yıldır sürüyor tartışma ve çatışmalar.
Bu tür büyük projeler yeryüzünde yaşayan her canlıyı etkileyecek boyutta. O nedenle, dünyanın her yerinden tepkiler alıyor. İtiraz dilekçelerine Kanadalısı da, Almanı da imza atıyor.
Ya bizdeki gibi küçük ölçekli projeler? Onlar kulak arkası ediliyor.
Yöre halkının itirazlarına çok az sayıda destek veren var. Örnek ortada: Bergama halkının itirazları, karşı çıkmaları para etmedi. Altın madeni işletmeye açıldı. Artık ses çıkaran da kalmadı.
Bergama’da altın madeni için binlerce ağaç kesildi. Ağaçlarınsa sesi yok.
Şimdi gündemde, Karadeniz’in suyunu kesecek barajlar var…
Oralarda da ağaçların sesi yok. Ya insanların?