Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapılanmaya yönelik yürüttüğü soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Soruşturma dosyasında Alihan Kuriş ve beraberindeki şüpheliler hakkında çeşitli suçlamalar bulunuyor. Soruşturmayla ilgili daha önce Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasına ilişkin değerlendirmeler kamuoyuyla paylaşılmıştı.
Alihan Kuriş’in ikametinde yapılan aramada çelik kasa bulundu. Kasadan 3 milyon dolar değerinde çek ile 27 milyon 548 bin 376 TL değerinde altın ve ziynet eşyası çıktı. Ele geçirilen para ve değerli eşyalara soruşturma kapsamında el konuldu.
GİZLİ BÖLMEDE YAKALANDI
Soruşturma kapsamında 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 37 kişi yakalandı. Türkiye’de olduğu belirlenen 3 şüpheliyi arama çalışmaları sürerken, 9 şüphelinin yurt dışında bulunduğu tespit edildi.
Kuriş’in yakalanma sürecinde ise farklı bir ayrıntı ortaya çıktı. Polis ekipleri gözaltı kararının ardından Kuriş’in kayıtlı adresine gitti ancak kendisini burada bulamadı. Yapılan kontrolde cep telefonunu da evde bıraktığı belirlendi.
Ekipler daha sonra Kuriş’in başka bir adrese geçtiğini tespit etti. Bu adreste yapılan ilk aramalarda sonuç alınamadı. Polis, evdeki incelemeyi genişletince gizli bir bölüm tespit etti. Kuriş burada yakalanarak gözaltına alındı.
ÜMRANİYE’DE PARÇALANMIŞ EVRAKLAR BULUNDU
Soruşturmanın İstanbul ayağında da Ümraniye’deki bir adres arandı. Arama kararı, soruşturmayla bağlantılı bazı belgelerin imha edildiği yönündeki ihbar üzerine uygulandı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri adreste çok sayıda parçalanmış belge buldu. Büyük çöp torbalarına doldurulan evraklara el konuldu. Belgelerin içeriği ve soruşturma açısından taşıdığı önem yapılacak incelemenin ardından belirlenecek.
ŞİFRELİ HABERLEŞME İDDİALARI İNCELENİYOR
Savcılık soruşturmasında yapılanmanın örgütlenme biçimine ilişkin iddialar da araştırılıyor. Dosyada bölge ve mıntıka sorumlulukları, komisyon sistemi, yurt dışındaki yapılanma ve kapalı haberleşme yöntemlerine ilişkin tespitler bulunuyor.
Personel bilgilerinin özel bir bilgisayar programında tutulduğu ve haberleşmede şifreli e-posta sistemlerinin tercih edildiği iddia ediliyor. WhatsApp ve Facebook gibi yaygın uygulamaların kullanılmaması yönünde talimat verildiği de soruşturma kapsamında inceleniyor.
Bazı kararların dijital iletişim yerine “ulak” olarak adlandırılan kişiler aracılığıyla aktarıldığı öne sürülüyor. Soruşturma makamlarının bu yapılanma ve iletişim yöntemlerini FETÖ/PDY’nin geçmişte kullandığı bazı yöntemlerle benzerlik gösterip göstermediği yönünden de incelediği belirtiliyor.
Şüpheliler hakkındaki iddialara ilişkin adli süreç devam ederken, gözaltındaki kişilerin emniyetteki işlemleri sürüyor. Soruşturmadaki suçlamalar henüz kesinleşmiş yargı kararı niteliği taşımıyor.




