Sağlık Bakanlığı tarafından kısa süre önce yürürlüğe alınan Esenlik Hizmetleri Yönetmeliği, Alanya'nın turizmi 12 aya yayma stratejisinde temel bir dayanak noktası haline geldi. Bölgedeki turizm profesyonelleri, deniz-kum-güneş üçgeninin ötesine geçerek kış aylarında da yüksek doluluk oranları yakalamak için sağlık ve esenlik turizmine yöneliyor.
AK Parti Alanya İlçe Yönetimi Turizm Komisyonu Başkanı Şükrü Cimrin'in yaptığı değerlendirmeye göre, yeni yönetmelik ilçe turizmi için kritik fırsatlar barındırıyor. Alanya'nın dört mevsim ılıman iklimi ve her geçen gün gelişen sağlık altyapısı, bölgeyi sağlıklı yaşam turizminde öne çıkarıyor. Cimrin, bu altyapının özellikle kış döneminde farklı beklentilere sahip yeni turist kafilelerini bölgeye çekeceğini ve otel doluluk oranlarına doğrudan yansıyacağını aktardı.
ESENLİK TURİZMİ ALANYA İÇİN NE İFADE EDİYOR?
Esenlik (wellness) turizmi, yalnızca tıbbi müdahaleleri değil; bedensel, zihinsel ve ruhsal yenilenme süreçlerini kapsayan geniş bir konsept olarak öne çıkıyor. Sağlık Bakanlığının yasal zemine oturttuğu bu hizmetler, klasik yaz turizmine kıyasla daha yüksek harcama potansiyeline sahip ziyaretçileri hedefliyor. Alanya'daki tesislerin bu yönetmeliğe entegre olması, kış aylarında personelin istihdamının korunması ve ilçe ekonomisinin yıl boyu canlı kalması açısından stratejik bir önem taşıyor.
İNGİLTERE VE UKRAYNA PAZARINDA SON DURUM
Sektördeki güncel verilere ilişkin bir diğer önemli analiz ise Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) raporları üzerinden yapıldı.
ALTAV
Basın Sözcüsü Alper Gencelli ile ALTİD
Başkanı Cem Özcan'ın ortak değerlendirmesine göre, Antalya ve Alanya'nın küresel pazardaki en güçlü avantajı oluşturulan "güvenli destinasyon" algısı olmaya devam ediyor.
Sektör temsilcileri, pazar dinamiklerinde yaşanan dalgalanmalara da dikkat çekti. Açıklamalara göre, Ukrayna pazarında belirgin bir toparlanma ve artan bir talep süreci yaşanırken, İngiltere pazarında planlanan uçuşların iptal edilmesi sezon verilerini olumsuz yönde etkiledi. Gencelli ve Özcan, turizm vizyonunun günübirlik çözümlerle değil, krizlere dayanıklı uzun vadeli stratejiler ve kalıcı planlamalarla şekillendirilmesi gerektiğini vurguladı.





