SEÇİMİN Alanya ayağında kişi bazında kazanan da oldu, kaybeden de. Buna geçmeden önce matematiksel birkaç bilgi vererek
SEÇİMİN
Alanya ayağında kişi bazında kazanan da oldu, kaybeden de. Buna geçmeden önce matematiksel birkaç bilgi vererek "giriş" bölümünü zenginleştirelim.
GİRİŞ
Adem Murat Yücel'in "Belediye Başkanı" seçildiği 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri'nde sandıktan MHP'ye yüzde 38.9, AKP'ye yüzde 33.4, CHP'ye ise 23.8 oranında oy çıkmıştı.
2014'ün Mart ayında seçmen sayısı 182 bin 969 idi.
Buna göre, sandıktan MHP'li Adem Murat Yücel'e 60.489 oy, AKP'li Hasan Sipahioğlu'na 51.944 oy, CHP'li Şefik Türktaş'a ise 37.002 oy çıktı.
Genel seçimlerin aksine yerel seçimlerde Alanya'da yüzü hiç gülmeyen AKP için asıl büyük sınav, 7 Haziran Genel Seçimleri oldu.
7 Haziran'da seçmen sayısı, 30 Mart'a nazaran 7 bin 735 kişi arttı.
190 bin 704 kayıtlı seçmenden 156 bin 686'sı sandık başına gitti.
102 mahallede kurulan 575 sandıkta AKP'ye 62.461, MHP'ye 44.349, CHP'ye ise 33.780 oy çıktı.
Yerel seçimde MHP'yi tercih eden seçmen, bu kez, AKP tüzüğündeki 3 Dönem Kuralı gereği aday gösterilmeyen Mevlüt Çavuşoğlu'nun yokluğuna rağmen tercihini AKP'den yana kullanmıştı.
Yerel seçimde MHP'ye verilen 60 bin küsur oy bu kez AKP'ye kaydı.
Gerek AKP'nin kurucusu olan ve halen partinin zirvesindeki en önemli isim olarak görülen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan faktörü, gerek 17-25 Aralık olaylarından sonra partide yapılan revizyon, gerekse proje bazında Alanya'ya verilen sözler, AKP'nin yüksek oy almasında başlıca faktörler olarak sıralanabilir.
7 Haziran'da AKP ile CHP'ye 5'er, MHP'ye 3, HDP'ye ise 1 milletvekili uygun gören Antalya, dolayısıyla Alanya seçmeninin tercihi 1 Kasım'da büyük ölçüde değişti.
Haziran'da AKP'ye 62 bin 461 oy veren Alanya seçmeni, 1 Kasım'da oyunu tam 17 bin 255 yükseltti ve sandıktan AKP'ye bu kez 79 bin 716 oy çıktı.
AKP seçimin kazananı oldu.
Haziran'da MHP'ye 44 bin 349 oy veren Alanya seçmeni, 1 Kasım'da oyunu tam 8 bin 850 düşürdü ve sandıktan MHP'ye 35 bin 499 oy çıktı.
MHP seçimin kaybedeni oldu.
Haziran'da CHP'ye 33 bin 780 oy veren Alanya seçmeni, 1 Kasım'da oyunu tam 1.952 yükseltti ve sandıktan CHP'ye 35 bin 732 oy çıktı.
CHP'nin oyları bir anlamda stabil kaldı.
GELİŞME
Peki, Alanya'da şahıs bazında seçimin kazananları ve kaybedenleri kim ya da kimler oldu?
Gelin, bunlardan birkaçını isim isim birlikte analiz edelim...
KAYBEDENLER KULÜBÜ
Uzun yıllar Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) İlçe Başkanlığı'nı yapan, görevi boyunca dönemin AKP'li Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu'na Alanya'daki en etkili muhalefeti yaparak yıldızını parlatan, 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri'nde Alanya Belediyesi'ni MHP'ye kazandıran ekibin başında yer alan, siyasi kariyerini Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde "vekil" olarak sürdürmeye karar verip Antalya Milletvekili Adayı olan Cafer Uyar, çok efor sarf etmesine, gidilmedik mahalle, sıkılmadık el bırakmamasına rağmen, seçimin "matematiksel" olarak kaybedeni oldu.
7 Haziran'da 5. sıradan aday olan Uyar'ı 1 Kasım'da 4. sıra adayı olması da kurtaramadı.
7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki süreçte Ankara'da yapılan koalisyon görüşmeleri ve MHP'ye atfedilen "hayır"cı tutum ve bunun seçmende oluşturduğu negatif algı nedeniyle Türkiye genelinde olduğu gibi Alanya'da da oy kaybı yaşayan kendi partisi MHP'nin azizliğine uğrayan Cafer Uyar'ın 5 yıl daha bekleyip yeniden aday olması elbette beklenmiyor.
MHP'ye Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel gibi bir ismi kazandıran ekibin başında olan Cafer Hoca'nın, ekibiyle ve gönüldaşlarıyla gece gündüz demeden çalışmasına rağmen genel seçimlerin kaybedeni olması elbette ülkücü camianın da moralini bozdu.
En azından yerel seçimleri kazanmış olmakla teselli bulan MHP'ye 1 Kasım akşamından beri sessiz bir bekleyiş hakim oldu.
"Seçmenin kararına saygılıyız, oylarımız AKP'ye kaydı" türü klişe açıklamalarla kamuoyuna "yıkılmadık ayaktayız" mesajı veren MHP İlçe Teşkilatı'nın, yerel seçimde bu kadar başarılı olmuşken genel seçimde Alanya'da hangi noktalarda hata yapıldığı yönünde bir durum değerlendirmesi yapmasını da önemle tavsiye ederim.
Bir de, aday adaylığı başvurusunda bulunmalarına rağmen Hüseyin Yıldız ve Hacı Mevlüt Zavlak gibi partinin iki önemli ismi yerine, adı sanı duyulmamış, adaylık başvurusunda bile bulunmadığı belirtilen Meryem Aydoğan'ın neden 10. sıradan aday gösterildiği, buna Alanya'da kimlerin aracı olduğu ve gelen tepkiler üzerine neden Meryem Aydoğan'dan aniden vazgeçildiği, bu süreçte neden "hakiki ülkücü" olan Yıldız ve Zavlak'ın kırılma ihtimalinin göz önüne alınmadığı gibi, yanıtı meçhul sorular da halen havada asılı durmaktadır, benden hatırlatması.
Seçimin Alanya bazında bir diğer kaybeden partisi de CHP'dir. Üye sayısı baz alınarak yapılan önseçimi gerekçe gösterip Alanya Adayı'na yer vermeyen CHP Genel Merkezi, klasik CHP tabanı dışındaki Alanya seçmeninin gönlüne ve gözüne girememiştir.
Buna mukabil, üye bazlı önseçimden bugün değil, yıllardır haberdar olan CHP İlçe Teşkilatı'nda bugüne dek görev yapmış tüm yöneticilerin, neden ellerini güçlendirmek için geçmişten bugüne Alanya genelinde üye sayısını artırıcı çalışmalar yapmadığı da büyük bir soru işareti ve sorgulanması, masaya yatırılması gereken acı bir gerçektir.
Seçimin bana göre kaybedenlerinden biri de, özellikle Alanya'ya ilişkin proje ortaya koyamamış olan AKP dışındaki tüm partilerdir.
Seçim stratejilerini tamamen AKP karşıtlığı üzerine kuran, AKP'nin geride kalan 13 yıllık icraatlarının yeterli olmadığını söylerken, kendilerinin seçilmiş olması halinde neler yapacağını bir türlü kamuoyuna açıklayamayan siyasi partiler, seçmende ilgi uyandırmamıştır.
Bir lafım da, bugün TBMM'ye milletvekili sokup temsil hakkı elde eden AKP, CHP, MHP ve HDP dışındaki partilere ve onları ölümüne destekleyen partililere olacak...
Şöyle ki...
Misal; başta Vatan, Saadet ve Büyük Birlik Partisi olmak üzere, bu ve diğer benzer siyasi partilerin başarısı için çalışan, maddi manevi efor sarf eden, bu partilerin yönetimlerinde yer alan isimlere şunu sormak istiyorum.
Vatan Partisi'nin ideolojik fikir yapısı zaten bir parça CHP'de yok mudur? Saadet Partisi zaten bir parça AKP'nin eski tabanı değil midir? Büyük Birlik desen, dünyanın güneşten kopan bir gezegen olması misali, MHP'den kopmuş, fikir anlamında üç aşağı beş yukarı aynı tezleri savunan isimleri barındırmıyor mu?
O halde neden küçük parçalar halinde siyaset yapılmaya devam ediliyor da, en yakın düşünce yapısına sahip siyasi partilerle birleşme sağlanmıyor ve hedefe gidilen yolda kutsal ittifaklara başvurulmuyor.
Alanya bazında değil sorum, ama seçimde iktidar olamayacağını bile bile bu partilerin genel merkezlerinin ve dolayısıyla il ve ilçe teşkilatlarının yaşatılmasını kim ya da kimler sağlıyor, kimler bu işleri finanse ediyor, kimler bundan menfaat sağlıyor, elbette bunlar da ayrıca yazılması, irdelenmesi ve yorumlanması gereken konulardır.
KAZANANLAR KULÜBÜ
Gelelim 1 Kasım'ın kazananlarına...
Hiç şüphesiz 1 Kasım'ın en önemli kazananı AKP'li Mevlüt Çavuşoğlu olmuştur.
Seçimin kaybedenlerinden olan Cafer Hoca'nın partisi MHP'nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli 7 Haziran sonrası koalisyona "Evet" dese ve bugün ülkeyi AKP-MHP Koalisyon Hükümeti yönetse, "eski ilçe başkanı" olan Cafer Hoca gibi Mevlüt Çavuşoğlu da "eski vekil ve bakan" olarak siyasi tarihimizdeki yerini alacaktı.
Ancak, gerek MHP'nin, gerekse CHP'nin her ne şartla olursa olsun koalisyona yanaşmamaları 1 Kasım sürecini doğurdu, parti içi kırgınlık ve küskünlük olmaması için AKP'nin tüzüğündeki 3 Dönem Kuralı esnetildi, dolayısıyla Mevlüt Çavuşoğlu, 2002, 2007 ve 2011'de olduğu gibi 5 ay gecikmeyle de olsa 4. kez siyasi arenaya çıkıp yeniden milletvekili seçildi.
Kısacası, Çavuşoğlu bugün yeniden milletvekili olduysa, bu bir parça da Cafer Hoca'nın lideri Bahçeli'nin tutumundan kaynaklandı desek, sanırım yanlış bir değerlendirme yapmış olmayız.
Seçimin kazananlarından biri de, AKP İlçe Başkanı Mustafa Berberoğlu olmuştur.
AKP'nin 30 Mart'ta 51 bin 944 olan oyunu 7 Haziran'da 62 bin 461'e, 1 Kasım'da ise 79 bin 716'ya çıkaran ekibin başında olan Berberoğlu, böylece partideki rüştünü ispat etmiş, ileride üstleneceği daha başka görevlerin de altından kalkabileceği sinyalini vermiştir.
"Ne gibi görevler?" derseniz...
Örneğin belediye başkan adaylığı...
Veya milletvekili adaylığı, derim.
Hüseyin Güney'inden Nurettin Uludağ'ına, Mustafa Toklu'sundan Alaaddin Işık'ına, Şükran Çalık'ından Sena Nur Çelik'ine kadar herkesin el ele vermesi, gece yarılarına kadar çalışılması, amiyane tabirle "gerilla" taktiği ile çalışılarak seçimlerin kazanılması da AKP'nin önümüzdeki ilk yerel veya genel seçimde en büyük kazanımı olmuştur.
Lütfen bana kızmasınlar, Şengül Yeşildal ve kemik ekibi dışındaki pek çok CHP'linin 7 Haziran ile 1 Kasım arasındaki süreçte seçim çalışmalarına katkıda bulunmak yerine nerelerde gezip tozduğunu, nerelerde yiyip içtiğini maalesef sosyal medyadan anbean takip eden birisi olarak, dün de "CHP seçimde erken havlu attı" demiştim, bugün de.
MHP'nin, Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel'in geride kalan 1,5 yıllık başarılı icraatlarına, özellikle kırsalda estirdiği olumlu rüzgara rağmen Alanya'da başarısız olması ve oy kaybetmesi elbette Ankara'nın verdiği negatif etkidendir.
Ancak Alanya'daki teşkilat üyeleri, ülkü ocakları ve ülkücü işçiler derneği yönetimi dışında MHP'li olduğunu ifade eden pek çok ağır topun da 7 Haziran ile 1 Kasım arasında topa fazla girmediğini söylemek gerek.
Mevlüt Çavuşoğlu zaten Alanya'nın öz evladıydı, AKP'nin geride kalan 5 aylık süreçte vaat ettiği projeler ve Tayyip Erdoğan fanatiği seçmen kitlesinden dolayı AKP'nin Alanya'da önemli bir başarı elde edeceği aşikârdı.
Ancak gerek 7 Haziran'da, gerekse 1 Kasım'da Alanya başka bir çok değerli evlat daha kazandı.
Sena Nur Çelik'ten söz ediyorum.
Normalde gönlünde İstanbul'dan vekil olmak varken, Demirtaş'ın İspatlı Mahallesi'nde doğup büyüyen babası Mustafa Çelik'in 30-40 yıllık yakın arkadaşı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da desteğiyle 7 Haziran öncesi açıklanan aday listelerine sürpriz bir şekilde giren, önceleri "Daha 30 yaşında bile olmayan bu kız çocuğu da kim?" denilirken, bir anda gönülleri fetheden...
Şehir merkezinde de çalışsa, kırsal kesime de gitse her yere yakışan bir profil sergileyen...
Büyüklerine saygılı, küçüklerine sevgili, sosyal statüsü ne olursa olsun büyüğünün elini, küçüğünün yanağını öpmekten imtina etmeyen...
Alanya'daki pek çok "benim" diyen siyasetçiden daha iyi bir siyasetçi görüntüsü veren Sena Nur Çelik de Alanya için büyük bir kazanımdır.
Özellikle, yeni hükümetin Bakanlar Kurulu'nda yeniden Dışişleri Bakanı olmasını arzu ettiğimiz Mevlüt Çavuşoğlu'nun muhtemel yoğun gündemi nedeniyle, bundan böyle Alanya'nın Ankara'daki elinin ayağının, gözünün kulağının Sena Nur Çelik olacağını tahmin ve ümit ediyorum.
Elbette, aslen Manavgatlı olmasına rağmen uzun yıllar görev yaptığı Alanya'nın eniştesi, bölgenin huyunu suyunu bilen İbrahim Aydın'ın da seçilmiş olması, Alanya'nın en büyük kazanımlarından biridir.
SONUÇ
Son söz...
AKP'nin yıllardır en önemli sloganlarından biri, "Hedef 2023" olduğuna göre...
2023'ten önceki son viraj 2019'da yapılacak yerel, genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri olduğuna göre...
İnanıyorum ki, 7 Haziran'da gerekli mesajı alan AKP, 2019'da yeni bir kazaya kurban gitmemek için önümüzdeki 3,5-4 yıllık süreçte başta Antalya olmak üzere Alanya'da yapmayı taahhüt ettiği tüm projeleri bitirecek, böylece 2019'a daha rahat girmeyi hedefleyecektir.
Sandığın kazananı AKP gibi gözükmektedir, ancak eğer verilen sözler tutulursa ve projeler bir an önce başlayıp bitirilirse, kazanan hiç şüphesiz Alanya olacaktır.