Atıl durumdaki Mahmutlar Mesire Alanı eski günlerine dönmeyi bekliyor
Atıl durumdaki Mahmutlar Mesire Alanı eski günlerine dönmeyi bekliyor
İçeriği Görüntüle

BİR dönem Alanya'nın en önemli turizm ve ticaret alanlarından biri olan el halıcılığı, bugün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Alanya'da yaklaşık yarım asırdır halıcılık sektörünün içinde yer alan Abdullah Karaoğlu, el halıcılığının her geçen gün kan kaybettiğini belirterek, mesleğin geleceğine ilişkin endişelerini dile getirdi. Halıcılığın yalnızca ticaret değil, aynı zamanda Türk kültürünü yansıtan önemli bir sanat olduğunu ifade eden Karaoğlu, sektörün eski günlerinden uzaklaştığını söyledi.
‘ÇIRAKLIĞINI YAPMADIĞIN İŞİN PATRONU OLAMAZSIN’
Mesleğe tesadüfen başladığını anlatan Karaoğlu, üniversite yıllarında geçimini sağlamak için gündüzleri bir halı mağazasında çalışıp geceleri eğitim gördüğünü söyledi. İşe çırak olarak başladığını belirten Karaoğlu, "Paspas yaptım, kaldırım temizledim, çay ve kahve servisi yaptım. Benim inandığım önemli bir söz vardır; 'Çıraklığını yapmadığın bir işin patronu olamazsın.' Bu mesleği en alt kademeden öğrenerek bugünlere geldim" dedi.
1980'LERDE ALANYA'DA MAĞAZA AÇTI
1980'li yıllarda Alanya'da kendi halı mağazasını açtığını anlatan Karaoğlu, bugüne kadar yalnızca el halısı satışı yaptıklarını belirtti. Makine halılarının kaliteli olabileceğini ancak el halılarının yerini tutamayacağını vurgulayan Karaoğlu, "El halıları emek, sabır ve kültürün ürünüdür. Makine halıları ise bunların fabrikada üretilmiş kopyalarıdır" diye konuştu.
‘HER HALI BİR KÜLTÜRÜ ANLATIR’
Halıların yalnızca dekoratif bir ürün olmadığını ifade eden Karaoğlu, her motifin ayrı bir anlam taşıdığını söyledi. Halıyı bir kitaba benzeten Karaoğlu, "Halıcılık, Türk kültürünü en iyi yansıtan değerlerden biridir. Ben halıyı bir kitaba benzetiyorum. Nasıl kitap okunursa halının desenleri de okunmalıdır. Her halının kendine özgü motifleri vardır ve bu motifler ait olduğu bölgenin yaşam biçimini, kültürünü ve inançlarını anlatır. Örneğin Antalya'nın Döşemealtı halıları Yörük kültürünü yansıtır. Kirman ipiyle dokunur ve kök boyalar kullanılır. Üzerindeki deve tabanı motifi, beş taş deseni, akrep figürü ve çadır motiflerinin her birinin ayrı bir anlamı vardır. Beş taş motifi günde beş vakit namazı simgeler. Akrep motifi dikkatli olmayı ve korunmayı anlatır. Çadır motifi ise Yörüklerin göçebe yaşamını temsil eder. Her bölgenin, hatta her köyün kendine özgü desenleri bulunur. Biz bir halının dokuma tekniğine, desenine, ipine ve kullanılan boyaya bakarak hangi yöreye ait olduğunu anlayabiliriz. Bunların büyük bölümü doğal kök boyalarla hazırlanmıştır" dedi.
BİR DÖNEM 100 HALICI VARDI
1990'lı yıllarda Alanya Halıcılar Derneği'ni kurduklarını ve başkanlığını yaptığını belirten Karaoğlu, o yıllarda kentte yaklaşık 100 halıcı esnafının faaliyet gösterdiğini söyledi. Türk el halılarının özellikle yabancı turistlerden büyük ilgi gördüğünü ifade eden Karaoğlu, bugün ise sektörde ayakta kalan esnaf sayısının oldukça azaldığını dile getirdi. Karaoğlu, "Ne yazık ki yıllar içinde yapılan yanlışlar nedeniyle halıcılık eski değerini kaybetmeye başladı. Bir zamanlar Alanya'da 100'ün üzerinde halı mağazası vardı. Bugün ise bu işi gerçekten bilen ve sürdüren sadece birkaç kişi kaldı" şeklinde konuştu.
‘YANLIŞ SATIŞ POLİTİKALARI GÜVENİ SARSTI’
Sektörün gerilemesindeki en önemli nedenlerden birinin geçmişte uygulanan yanlış satış politikaları olduğunu söyleyen Karaoğlu, bazı seyahat acenteleri ve rehberler aracılığıyla halıların gerçek değerinin çok üzerinde fiyatlarla satıldığını belirtti. Karaoğlu, "El halısı yalnızca bir dekorasyon ürünü değildir. Eve estetik katar, değer katar. Doğal yünden üretildiği için farklı bir sıcaklık ve manevi atmosfer oluşturduğuna inanırım. Sektörün gerilemesindeki en önemli nedenlerden biri, geçmişte bazı seyahat acenteleri ve rehberler aracılığıyla yapılan yanlış satış politikaları oldu. Halılar gerçek değerinin çok üzerinde fiyatlarla satıldı. Avrupa, Amerika ve Kanada'da yapılan ekspertizler sonucunda birçok müşterinin fazla ödeme yaptığı ortaya çıktı. Bu da Türkiye'ye ve Türk halıcılığına duyulan güveni zedeledi. Oysa ticarette en önemli unsur güvendir. Güven kaybedildiğinde sektörü yeniden ayağa kaldırmak çok zor olur. Maalesef dünya genelinde Türk halıcılığı bu güven kaybından olumsuz etkilendi" diye konuştu.
ÜRETİM YURT DIŞINA KAYDI
Sümer Holding'in üretimden çekilmesinin de sektöre büyük darbe vurduğunu belirten Karaoğlu, devlet desteğinin azalmasıyla maliyetlerin yükseldiğini ve birçok üreticinin zor durumda kaldığını ifade etti. Karaoğlu, "Sümer Holding, Türkiye'de halıcılık alanında çok önemli bir kurumdu. Biz de Alanya'da Sümer Holding'in bayisiydik ve kaliteli halılar satıyorduk. Devlet üretimden çekilince maliyetler arttı, üreticiler zorlandı ve sektör büyük darbe aldı. Bugün el halısı üretiminin önemli bölümü Afganistan, Pakistan ve Hindistan gibi ülkelerde yapılıyor. Bazı Türk firmaları da malzemeleri bu ülkelere göndererek düşük işçilik maliyetleri nedeniyle üretimlerini orada sürdürüyor" dedi
‘EL HALICILIĞI YOK OLMA TEHLİKESİYLE KARŞI KARŞIYA’
Mesleğin geleceği konusunda umutlu olmadığını dile getiren Karaoğlu, yeni kuşakların el halıcılığına yeterince ilgi göstermediğini belirtti. Gelecekte makine halılarının kullanılmaya devam edeceğini ifade eden Karaoğlu, "Ne yazık ki halıcılık yavaş yavaş kimliğini kaybediyor. Ben ve benim gibi bu mesleğe yıllarını vermiş insanlar sektörden ayrıldıktan sonra bu işi aynı bilgi ve tutkuyla sürdürecek yeni kuşakların çıkacağına inanmıyorum. Bu benim için üzücü bir tablo. Gelecekte insanlar büyük ölçüde makine halıları kullanmaya devam edecek. Ancak gerçek el halıcılığı, taşıdığı kültür, sanat ve gelenekle birlikte ne yazık ki yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunuyor" dedi. (Şerife ÇOBAN)

Kaynak: Haber Merkezi