UZMANLARA göre, Türkiye'deki imaj oluşturmaya ve pazarlamaya dönük seçim kampanyaları 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile başladı. Günümüzde ise seçim kampanyaları bir satış ve pazarlama panayırı şeklinde kitlelerin sandık başındaki...
UZMANLARA
göre, Türkiye'deki imaj oluşturmaya ve pazarlamaya dönük seçim kampanyaları 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ile başladı.
Günümüzde ise seçim kampanyaları bir satış ve pazarlama panayırı şeklinde kitlelerin sandık başındaki davranışını maniple etmeye yönelik bir unsur haline geldi.
Seçim kampanyası ne kadar başarılı olursa olsun, Türkiye gibi ülkelerde liderin kişisel özellikleri ve kullandığı dil büyük ölçüde belirleyici bir role sahip.
Pazarlama ve satışın bütün imkânlarının kullanıldığı bir seçim kampanyasının ne ölçüde işe yarayacağı bile, liderin siyasal iletişimde sergilediği tutum, kullandığı hitabet dili ile belirleniyor.
Bu anlamda siyaset meydanlarına bakıldığında halkın karşısına çıkan siyasi liderlerin büyük bir kısmının halen hipnotik telkin ve hitabet imkânlarından habersiz olduklarını gözlemliyoruz, tıpkı Alanya'daki siyasetçiler gibi.
Liderlerin çoğu neyi nasıl söyleyeceklerini bilmiyor ve halka iletmek istedikleri mesajları zayıf bir içerik ve üslupla dillendiriyor.
Alanya'da bırakın hipnotik telkin yöntemini, günümüzün en etkin kitle iletişim aracı haline gelen sosyal medyayı dahi aktif olarak kullanan yok.
Bu konuda en başarılı isimlerin başında; Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ile Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel geliyor.
Belediye başkanı oldukları için imkan kabiliyetleri ve maddiyat olarak bu konuda oluşturdukları ekip sayısı daha fazla olan Türel ile Yücel, özellikle Facebook ve Twitter'ı çok etkin kullanıyor, yazılı ve görsel basının yanı sıra halka en çok bu şekilde ulaşabiliyor.
Uydu antenlerinin son on yılda giderek daha da çoğalması nedeniyle yerel televizyon izlenme oranlarının azaldığı hesap edildiğinde, Facebook'un sunduğu canlı yayın imkânı da siyasilere büyük kolaylık sağlıyor.
Siyasiler, özellikle de belediye başkanları, neredeyse tüm açılış, temel atma ve diğer pek çok etkinliğini Facebook veya Twitter'da fotoğraf ve yazı paylaşımı yapmalarının yanı sıra canlı yayın ile de destekliyor ve geniş kitlelere kolaylıkla ulaşabiliyor.
Hipnotik telkin yönteminin yerini yerelde sosyal medya yönetimi almış durumda.
Artık 7'den 70'e, bırakın evi ofisi, sokakta bile herkesin elinde akıllı cep telefonları ve tabletler olduğu düşünüldüğünde sosyal medyanın önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.
Avrupa ve Amerika'daki siyasilerin çok sık başvurduğu hipnotik telkin yöntemi Türkiye'de out.
Çünkü Türk halkı, özellikle haber konusunda sosyal mecralardan beslendiği sürece, sanırım hipnotik telkin yöntemi uzun yıllar, belki de hiç ülkemize uğramayacak.
-BİTTİ-