Alanya ve çevresinde bulunan restoranlara bakıyorum, çoğu turist dolu, yiyorlar, içiyorlar. Ben de düşündüm ki turist profilinde değişme olmuş, herkes otellere bağımlı olmayıp, dışarıdaki işletmelerde de harcama yapıyor. Ne güzel gelişme...

Alanya ve çevresinde bulunan restoranlara bakıyorum, çoğu turist dolu, yiyorlar, içiyorlar. Ben de düşündüm ki turist profilinde değişme olmuş, herkes otellere bağımlı olmayıp, dışarıdaki işletmelerde de harcama yapıyor. Ne güzel gelişme dedim, herkes pastadan faydalanmalı ki bütün esnaf da, turist de mutlu olsun.Birkaç restoran ve otel işletmecisiyle konuşunca durumun çok farklı olduğunu anladım. Meğer benim gördüğüm turistler, otellerde konaklayan turistler değil, yabancıya satılan mülklerde konaklayan turistlermiş. Mülk alan yabancıların Alanya esnafından mal ve hizmet alması sevinilecek bir durum ancak madalyonun görünmeyen bir yüzü var.Avrupa’nın birçok ülkesinden konut alan yabancıların buradaki konutları kendi ülke vatandaşlarına pazarladığını, haftalık veya aylık bir ücretle kiraladığını öğrenince "Bu işte bir yanlış var" dedim.Binlerce konutun satıldığı ve satılmaya devam ettiğinden söz ediliyor, peki gelecekte ne olacak? Kanımca bu işten en fazla konaklama sektörü, yani oteller etkilenecek.Otelci KDV öder, Kurumlar Vergisi öder, Gelir Vergisi öder, ÖTV öder, Emlak Vergisi öder, Stopaj öder, ÇTV öder, İlan-Reklam Vergisi öder, Eğlence Vergisi öder, SGK primi öder, dünyanın en pahalı elektriğini, yakıtını öder.Maliye denetler, SGK denetler, Çevre Sağlık denetler, Tarım Bakanlığı denetler, Turizm Bakanlığı denetler, belediyeler denetler, konaklayanları emniyet denetler.Bir eksik veya kusur bulunursa, çok ağır yaptırımlar otelciye ödettirilir.Otelci, bu yaptırım ve bedelleri konaklayan turist veya acentalardan aldıklarıyla öder. Peki bugün yüzlerce, yarın binlerce olacak bu konutları Maliye, belediye, Turizm Bakanlığı, SGK, Emniyet nasıl denetleyecek?Bir de bu konutların kira bedelleri yurtdışında alındığına göre, bize bir katkısı da olmayacak.O zaman otelci şöyle derse:"Kardeşim ben enayi miyim? Bunca bedeli ödeyip, onca personelin, onca kurumun sıkıntısını çekip, onca sermayemi ve emeğimi otele yatıracağıma, alırım 40-50 daire, yurtdışından aracı bulup kiraya veririm. Emlak Vergisi, ÇTV, bir de elektrik ve suyu ödedim mi işlem tamam."Bu işe bir çeki düzen vermek lazım. Yoksa bu iş ileride Alanyalı turizmcinin başını ağrıtacak gibi görünüyor.