GEÇENLERDE bir yazımda dedim ya, işi kaptım. Hangi iş mi? Hemen izah edeyim. Sevgili Adem Başkan'ın koltuğuna alışma evresinde kendisine biraz zaman verme anlamında pek etliye sütlüye dokunmayacağımı, bu süreci tatlı sularda yüzerek...
GEÇENLERDE bir yazımda dedim ya, işi kaptım.
Hangi iş mi? Hemen izah edeyim.
Sevgili Adem Başkan’ın koltuğuna alışma evresinde kendisine biraz zaman verme anlamında pek etliye sütlüye dokunmayacağımı, bu süreci tatlı sularda yüzerek geçireceğimi seçimden hemen sonraki “Sevgili Adem Başkan” başlıklı yazımda ifade etmiştim.
Hal böyleyken, son bir haftadır yaptığım aynen şu...
Sabah erkenden uyanıyorum, internetten takip ettiğim günlük köşe yazarlarını ve gazete haberlerini okuyorum, ardından saat tam 09.00’da Twitter ve Facebook’ta ortaya bir “Günün Sorusu” atıp akşama kadar hasılatı bekliyorum, akşam da “kısa günün kârı” deyip “Günün Sorusu” bölümünün altına toplanan yorumları bir araya getirip köşe yazısı yapıyorum.
***
Hem gündemden kendimi ve sizi koparmamış oluyorum, hem şimdilik etliye sütlüye dokunmuyorum, hem de sizlerin görüş ve önerilerinizi muhataplarına birebir iletiyorum.
“Alan razı, satan razı” bir pozisyonda günlük köşe yazılarımı da böylece devşiriyorum, aradan çıkarmış oluyorum.
Dünkü “Günün Sorusu” bölümünde ise “Alanya Belediye Başkanı Adem Murat Yücel Büyük Alanya'yı nasıl, hangi sistemle ve kimlerle beraber yönetmeli?” sorusunu yöneltip akşama kadar bekledim, itiraf edeyim, hasılat yine fena değildi.
Örneğin… Hüseyin Arslan adlı bir takipçim, “Bence kesinlikle bölgelere ayırmadan kontrol edilebilir bir şekilde teşkilatlanarak tek bir yönetim sistemi modeli oluşturmalıdır. Doğu, batı, merkez gibi ayrımlar kanaatimce tehlikeli olup, vatandaşlar arasında doğulu, batılı, merkezli gibi tanımlamaların ortaya çıkmasına yol açabilir” demiş.
***
Ahmet Top, “Bence 37 meclis üyesine ve kapanan 16 beldenin 68 köy, şimdi mahalle olan muhtarların bütünüyle görev paylaşımı yaparak haftada en az 15 günde bir rapor ve bilgilendirme, sorunlar, öneri ve çözümler istişaresi yaparak, ayrıca ALKOD, ALTİD, MODER ve meslek odası başkanlarıyla ayda en az bir kez toplanıp fikir alışverişi doğrultusunda yönetilmelidir. Alanya bütünüyle ele alınmalıdır. Sorunlar paylaşılarak daha hızlı çözüme kavuşur” diye güzel bir öneride bulunmuş.
Murat Çetinkaya, “Kesinlikle doğu batı diye ayırmadan, Adem Başkanımızın kontrolünde, birim amirleriyle yönetilmeli. Siyasi sorumluluk Adem Başkan’ındır” diye yorum yazmış.
***
Hasan Sipahioğlu’nun seçimden önceki “Alanya’yı Galaksi Modeli ile yöneteceğim” sözlerine atıfta bulunan Mehmet Türemiş, “Bana kalırsa Jüpiter Modeli en uygunu olarak gözüküyor” diye ironi yapmış.
Süleyman Aydoğan, “Tüm meclise danışsın ama son kararı yine o versin. Karar hükmündeki pay en az yüzde 51 ona ait olsun” diye bir öneri ortaya atmış.
Abdullah Yıldız, “Adem Bey tebrik kabullerini noktalayıp icraata başlamalı. Akil insan seçmek niye? Biz onlara güvenip oy verdik, şimdi hizmet zamanı. Tekrar seçim ister gibi akil insan seçimi niye?” diyerek merakını ifade etmiş.
İsmail Efe, “Bugünü kaybetmeden yüzyıl sonrası için proje üretsin ve uygulasın” derken, Muammer Dönmez, “Biz Mustafa Toksöz’ü Belediye Başkan Yardımcısı olarak görmek istiyoruz” diye “haklı” bir istekte bulunmuş.
***
Mustafa Demir, “Bence beldeleri önemsemeli, her hafta bir belde ziyareti gerçekleştirmeli, halkla iç içe olup onlarla yönetmeli” diyerek halkçılık vurgusu yapmış.
Yunus Pişkin, “Alanya'da vatandaşın ayağına giderek elini sıkanlar kazandı. Vatandaşı ayağına çağırıp elini sıkanlar kaybetti” derken “zannımca” Sipahioğlu’na göndermede bulunmuş.
Köşemin gedikli yorumcusu Hüseyin Eruzun ise şu yorumu paylaşmış: “Mevzuat çerçevesinde yapılacak atamalar belli. Sistemin de ana omurgası üç aşağı beş yukarı şekillenmiş durumda. Ancak önemli olan, sinir uçları sayılabilecek, halkla birebir etkileşimi olan isimlerden yararlanmak. İyi huylu hafiye misali halkın nabzını meclise taşıyacak gizli isimlerle çalışmak, isimsiz kahramanlar belirlemek en doğrusu. Sihirli cümle şu: ‘Halkın sorunlarını ve beklentilerini birebir yakalamak, aslında halkı yönetime katmaktır.’ Şehri sadece otelciyle, sadece çiftçiyle, sadece esnafla değil, herkesle ve eşit dengede yönetmeli.”