Geçtiğimiz Salı günü yayımlanan, “Bu İletim de Alanya Emniyet Müdürümüze…” adlı yazımla ilgili olarak aynı günü Alanya Emniyet Müdürümüz Murat Kenan Patat’ın talimatıyla Alanya Trafik Şubemizin iki değerli komiseri aradı.

Telefonla görüşmektense, karşılıklı görüşmeyi yeğlediğim için kendilerini makamlarında ziyaret ettim.

Uzun boylu görüştük.

Öncelikle bu görüşmenin zeminini hazırlama duyarlılığını gösteren Emniyet Müdürümüz Sayın Patat’a teşekkür ederim.

*    *    *

Yılların şahsıma kazandırdığı memuriyet disiplini, terbiyesi ve kültürü gereği, değerli komiserlerimin adlarını vermiyorum.

Yalnız şu kadarını söyleyeyim; iki güler yüzlü, candan ve içten komiserlerimle; “altlarındaki iki tekerli araçları, olağandışı güzergâhlarda, sorumsuzca ve gürültü kirliliği yaratarak kullanan eğitim ve görgü yoksunu bu kişileri” enine boyuna tartıştık.

Bu konuda, Alanya Trafik Camiasının da en az benim kadar rahatsız olduklarını görmek ve öğrenmek beni mutlu kıldı.

Alanya Emniyet Müdürlüğü de, Alanya’mızın diğer kurumları gibi ellerindeki ‘İlçe Kadrosuyla’, il düzeyinde bir kenti yönetmeye çalışıyor.

Dahası ellerindeki ilçe kadrosuyla ‘Alanya’nın kış nüfusunun gereksinimlerini’ bile karşılamakta zorlanırlarken; ‘Alanya’nın yaz nüfusu gereksinimlerini’ karşılamaya çalışıyorlar.

Hal böyle olunca; kolay olmuyor gürültü kirliliğini önlemek.

Onlar da rahatsız bu gürültü kirliliğinden.

Onlar da rahatsız bu iki tekerli gürültü makinalarından.

Onlar da rahatsız, bu iki tekerli araçları sorumsuzca kullananlardan.

Onlar da rahatsız, trafiğin en yoğun olduğu anlarda arabalar arasında slalom yapan motosiklet sürücülerinden.

Onlarda rahatsız bu iki tekerli gürültü makinelerinin, kaldırımlarda, yayalar arasında seyrüsefer etmelerinden…

 

*    *    *

Tartıştıkça, konu konuyu açtıkça, “…Mevcut kadroyla (özellikle Alanya’nın yaz nüfusuyla) baş edebilmenin zorluklarını örnekler vererek” anlattılar.

Onları dinledikçe, onlara hak vermemek, onları anlayışla karşılamak mümkün değil.

Haklılar.

Mevcut koşullarda işleri gerçekten de çok zor.

Onlar da biliyor, onlar da dillendiriyor, bütün bunların bir eğitim, kültür sorunu olduğunu.

Onlar da biliyor, bunlardan rahatsız olmalarının çözüm olmadığını.

Konuya ilişkin icraatlarını anlatıyorlar.

Okullarda yaptıkları çalışmalardan; gördükleri ilgiden ve ilgisizliklerden söz ediyorlar.

Ellerindeki istatiksel bilgileri yayıyorlar  masanın üzerine.

O bilgilerden biri de; 9 aylık denetim sürecinde motosiklet sürücülerine kesilen cezaları gösterir bir cetvel.

Gördüklerime inanamıyorum.

Dokuz ay içindeki denetimlerde, bu iki tekerli gürültü makineleriyle ilgili;

Delik egzozlu araç kullanan 17 sürücüye.………. .7.259.-TL

Kasksız araç kullanan 9376 sürücüye ………. 1.837.696.-TL

Hız limitini aşan 593 sürücüye………………… 579.081.-TL

Hatalı park eden 179 sürücüye………………….. 35.955.-TL

Trafik güvenliğini tehlikeye sokan 18 sürücüye…. 3.528.-TL

Kırmızı ışık ihlali yapan 1097 sürücüye... …..…468.419.-TL

Olmak üzere, diğer suçlarla birlikte toplam 13.354 sürücüye 8.958.023.- TL

ceza kesilmiş.

Değişen ne?

Bunca ceza neyi değiştirmiş ya da neyi değiştiriyor?

Hiçbir şeyi.

 

*    *    *

Mevcut yasalara göre yapabilecekleri, uygulayabilecekleri işlem sadece bu.

Yani sürücünün işlediği suç kategorisi ne ise ona göre ceza kesmek.

Uygulanan bu işlemler neyi değiştiriyor?

Hiçbir şeyi.

Çünkü insanımız eğitimsiz.

Köklü bir eğitim olmayınca, hiçbir şeyi değiştiremiyorsunuz.

Sorun eğitimde. Eğitim olmayınca hiçbir şey olmuyor.

Zor.

57 Km’lik (Okurcalar Demirtaş arası) bir alanda hizmet vermeye çalışıyorlar.

Kolay değil işleri.

Tanrı yardımcıları olsun…