2000 ya da 2001 yılı… Kulakları çınlasın, Necip Azakoğlu ile birlikte İskele Kaptan Oteli'nin rufundan, Alanya'yı seyrediyoruz. Necip, huşu içersinde ,'Abi şu güzelliğe bir bakar mısın?” dedi, göz göze geldik. Bakışımdan,...

2000 ya da 2001 yılı…
Kulakları çınlasın, Necip Azakoğlu ile birlikte İskele Kaptan Oteli’nin rufundan, Alanya’yı seyrediyoruz.
Necip, huşu içersinde ,“Abi şu güzelliğe bir bakar mısın?” dedi, göz göze geldik.
Bakışımdan, düşüncemi okumuş olmalı ki; “Tabii, gözünü kuzeye kaydırmadan…” dedi.
Gülüştük.
… …
Geçtiğimiz günlerde, yine aynı yerde, aynı noktada bir grup arkadaşla birlikte, Alanya’yı seyrediyoruz.
O arkadaşlardan biri de kelimesi kelimesine aynı şeyleri söyledi, ardından da ekledi; “…Tabi gözünü Kuzey’e kaydırmadan…”
* * *
Dile kolay, üç seçim dönemi geçti aradan.
Değişen hiçbir şey yok.
Görüntü aynı, izlenimler aynı, yorumlar aynı.
“Gözünü Kuzey’e kaydırmadan, denizi izle…”
“Kale’den, Alanya manzarası harikadır amma gözünü Kuzey’e kaydırmazsan…”
“Bektaş Sırtlarından Alanya manzarası harikadır amma beton tarlasını görmeden direkt denize odaklanırsan…”
Niye?
Çünkü estetik konusunda, Atatürk ve Asım Tokuş Caddeleri sınır.
Bu caddelerin güneyi cennet, kuzeyi rezalet.
* * *
Az önce sanal ortamda, Alanya ile ilgili bir tanıtım filmi izledim.
Harika bir şey.
Garibim kameraman, elim titrer de objektifi yanlışlıkla caddenin kuzeyine kaydırırım korkusuyla bayağı bi zorlanmış ama kaydırmadan tamamlamış klipi!
Görüntülerde hep Güney var.
Görüntülerde Güney olunca, Alanya cennet tabii…
İnsanın gözü gönlü açılıyor.
Benim de gözüm, gönlüm açıldı.
“Yapanın, yaptıranın eline, koluna sağlık.” dedim.
Gittim geldim izledim.
Kaç kez izlediğimin farkında değilim; her izlediğimde ayrı bir haz, ayrı bir tat aldım.
Sonra da üzerine not düşerek, Face’imde paylaştım bu görüntüleri.
“Ben burada yaşıyorum…” dedim.
* * *
Alanya’da yaşayan “Polyanna ruhlu” bir kitle var.
Onlar da Alanya’yı, “sadece Alanya’nın güneyinden ibaret” sanıyor.
Onların gözleri de kameramanın objektifi gibi sadece Alanya’nın Güney’ini görüyor.
Kuzey kimsenin umurunda değil.
Otuz yıldır bunları yazıyor, bunlara işaret ediyorum.
Gönül istiyor ki, Alanya’nın dört bir tarafı, Atatürk ve Asım Tokuş Caddelerinin güneyi gibi olsun.
Gönül istiyor ki, Güney’e gösterilen özen ve titizlik, Kuzey’e de gösterilsin.
Ama gösterilmiyor.
* * *
Belediye Başkanlarımız, meclis üyelerimiz yurtdışına gittikçe hep umutlanmışımdır; belki gözleri açılır, belki görgüleri artar diye.
Ama öyle olmuyor.
Gidiyorlar geliyorlar, değişen hiçbir şey olmuyor.
Gidiyorlar geliyorlar, Alanya, Betonya oluyor.
Gidiyorlar geliyorlar, caddenin güney kesimleri güzelleşirken, kuzey kesimleri Ortadoğu kentlerinin varoşlarına dönüşüyor. (Bunun en güzel, en somut örneği, Devlet Hastanesinin bulunduğu adadır. Kaldı ki bu bölge gibi yüzlerce örnek daha var Alanya’da.)
* * *
Bu yerel seçimlerde, Alanya’nın geleceği oylanacak.
Bu yerel seçimlerde senin geleceğin oylanacak.
Senin ve Alanya’nın geleceğini, bu durumun farkında olanlarla, hâlâ olamayanların oyları belirleyecek.
Umarım sen, Alanya’nın Kuzey’ini de Güney’i gibi görenlerden değilsindir.