ALANYA'DA göreve başladığı günden beri… Bir gazeteciden ziyade bir vatandaş olarak elimden geldiğince desteklemeye çalıştığım… Her sözünün altına istisnasız imza atabileceğim… Değerli eşi 'Ayşe Özdemir” hanımefendinin...

ALANYA’DA göreve başladığı günden beri… Bir gazeteciden ziyade bir vatandaş olarak elimden geldiğince desteklemeye çalıştığım… Her sözünün altına istisnasız imza atabileceğim… Değerli eşi “Ayşe Özdemir” hanımefendinin Gaziantepli olmasından dolayı “enişte” kontenjanından zaten yanımızda her daim torpilli olan… Çok değerli Alanya Kaymakamı Erhan Özdemir, geçenlerde ALTSO’da düzenlenen turizm içerikli bir toplantıda ses getirecek açıklamalara imza atarak, turizmde yaşanan sıkıntıları dile getirmişti.
***
Ne demişti, anımsayalım…
Aynen şunları söylemişti: “Turizmcilerin, turizmle direkt ya da endirekt ilgilenen kesimlerin serzenişleri iş değil. Taksiciler hanutçuluk yapıyor diye bütün taksicileri sıraya dizip onları koklayayım mı? Herkesin başına polis mi dikelim? Her otelin önünde güvenlik görevlisi olduğu halde tekne turcuları nasıl olup da oralarda kaçak faaliyet yapılabiliyorlar? Bu konunun bize, buralara kadar gelmemesi lazım, herkes kendi işini bana yaptırmaya kalkıyor. Bu piyasayı besleyemeyeceksek kimse bu inekten süt beklemesin. Eğer bu ineğin önüne ot koymazsanız süt beklemeyin. Herkes kendini parçalarcasına sokaktaki turistten bir şeyler aparmaya çalışıyor. Turiste herhangi bir şey yapmak zorunda değiliz. Turiste lütfen hiçbir şey yapmayalım, hatta yokmuş gibi davranalım. Güler yüz bile göstermeyelim, sadece suratımızı asmayalım yeter. Siz Avrupa'ya gittiğinizde, 1 Euro aldatıldığınızda kendinizi nasıl hissediyorsanız, onlar da kendilerini öyle hissediyor. Bir arkadaşımın anlattığına göre iki İsveçli kıza yürürken 14 kişi laf atmış. Biz sapık mıyız? Sizin kızınıza, karınıza ve bacınıza böyle bir şey yapılmasını ister misiniz? Bu nasıl kepazelik? ‘Alanya en büyük turizm merkezi’ diye hava atıyoruz ama kendi içimize dönüp bunları değerlendirmemiz gerekiyor.”
***
Kaymakam Bey haklı mı?
Evet, hem de sonuna kadar.
Peki, Alanya’da yaşayan, geçimini ve ekmeğini turistten ve turizmden kazanan bireyler olarak turizmi kurtarmak için ne yapacağız?
Ben turizmci değilim, otelim de yok lokantam da.
Ama bildiğim bir şey varsa o da şudur, benim pek kıymetli okuyucularım.
Sizden ricam, Alanya’daki günlük yayınlanan üç yerel gazetenin “Küçük İlanlar” sayfalarına göz gezdirin.
Sezon yeni açılıyor diye, onlarca otel, apart otel, tatil köyü, restoran, disko ve bar sahibi ve işletmecisi ilan vermiş, yüzlerce resepsiyonist, garson, komi, bellboy, mutfak, kat elemanı, aşçı vs. arıyor.
***
Kahvaltıcı, Komi, Garson, Resepsiyonist, Katçı Bayan, Kat Şefi, Rezervasyon Şefi, Soğuk Asistanı, Pastane Asistanı, Mutfak Dömi Şef, Kazan Yıkamacı, Kasiyer, Meydancı, Kazancı Steward, Barmen ve Barmaid vs. ilanları gırla gidiyor.
Otel ve restoranların verdiği “Küçük İlanlar”dan gelir elde eden bir basın yayın kuruluşunun elemanı olarak belki bunları yazmamam gerekir ama artık yazmak istiyorum.
***
Gazete ilanı ile milyon Euro’luk oteline eleman arayan…
Ta Avrupa’lardan gelmiş turistlerin önüne tabak koyacak, önündeki tabağı alacak, resepsiyonda o turisti memnun etmek için bırakın sadece yabancı dil bilmeyi, o işin bütün inceliklerini adeta bir cambaz kıvraklığında kotaracak elemanlar gazete ilanı ile mi bulunur?
Yok mudur, bu işi yıllardır bir sisteme oturtmayı akıl edecek bir zeka sahibi, bir makam mevki sahibi kişi, kurum?
***
Milyon Euro’luk beş yıldızlı otellere, içinin dekoruna bilmem kaç yüz bin TL harcanan restoran, disko ve barlara gazete ilanı ile eleman alan/arayan bir turizm destinasyonu mudur Alanya?
Bence böyle bir şehrin tesislerine, 20 kelimesi 30 TL olan gazete ilanı ile bulunan elaman bile fazla…
Önerim şudur…
Gidelim, Çevreyolu üzeri Sanayi Sitesi girişinde boş bir arazi kiralayalım, etrafını tuğla ile örelim, giriş kapısına kocaman bir “Garson Pazarı” tabelası asalım, eleman arayan turizmciler kamyonla buraya yanaşsın, işine yarayanları doldurup doldurup götürsün.
Nasıl fikir, fena değil, değil mi?
***
İşin şakası ve ironisi bir yana…
Uzun lafın kısası…
Alanya Kaymakamı Erhan Özdemir, her zamanki beyefendiliğini kuşanıp o toplantıda az bile söylemiş.
Otelciye büfe kiralamaktan, otelciden aidat almaktan, Avrupa’daki bir iki turizm fuarında iki-üç metrekarelik stantlarla günü kurtarmaya çalışmaktan başka fonksiyonu olmadığı, buna mukabil Alanya Belediyesi’nin arka bahçesi olduğu belirtilen bir turizm derneğine sahip bir turizm kentine Kaymakam Bey’in uyarıları bile fazla…
Evet evet, gazete ilanına destek olsun, hemen ve acilen bir “Garson Pazarı” açalım.