“AYRILIRSAM GÖRÜNTÜLERİ YAYMAKLA TEHDİT EDİYORDU”
Pedagog eşliğinde ifadesi alınan M.A., Varoğlu’nun elinde kendisine ait uygunsuz görüntüler olduğunu öne sürerek, ayrılması halinde bu görüntüleri ailesine göndermekle tehdit edildiğini söyledi. Olay günü uyuşturucu kullandığını belirten sanık, ağabeyine ait tabancayı yanına aldığını ancak öldürme niyeti taşımadığını savundu.
M.A., görüntülerin silinmesini istemek için Varoğlu’nun arkadaşının evine gittiklerini, silahı doğrulttuğu sırada “silahın ateş aldığını” iddia etti.
TELEFON İNCELEMESİNDE GÖRÜNTÜLERE RASTLANMADI
Dava dosyasına giren bilirkişi raporunda, sanığın telefonunda müstehcen içeriklerin bulunduğu, ancak Varoğlu’nun telefonunda sanığa ait cinsel içerikli görüntülere rastlanmadığı belirtildi. Ölenin telefonunda “Kraliçem” adıyla kayıtlı yazışmaların olduğu, ancak tüm mesajların silindiği ve geri getirilemediği tespit edildi.
MÜEBBETTEN 12 YILA İNDİRİLDİ
Mahkeme heyeti, M.A.’yı önce müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ancak sanığın suç tarihinde 15–18 yaş grubunda olması nedeniyle ceza 12 yıla indirildi. Ayrıca cinayette kullanılan ruhsatsız silah nedeniyle 8 ay hapis cezası daha verildi.
Mahkeme, sanığın hükmen tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Dava, Diyarbakır’da özellikle gençler arasında yaşanan şiddet olayları ve dijital tehdit iddiaları açısından dikkatle takip edilen dosyalar arasında yer aldı.





