Sosyal medya ve ünlü isimlerin etkisiyle diyet veya spor yapmadan kilo verme vaadi sunan zayıflama iğnelerine yönelik talep, son 5 yıl içinde yaklaşık 6 katına ulaştı. Sağlık profesyonellerinin aktardığı verilere göre, bu hızlı artış beraberinde bilinçsiz kullanımı ve ciddi sağlık sorunlarını getiriyor. Sadece 5-10 kilo vermek amacıyla yapılan estetik amaçlı başvuruların tıp camiasında endişe yarattığı bildirildi.
Kusma, şiddetli bulantı, kan şekerinde ani düşüş ve kalp ritminde bozulma gibi yan etkileri bulunan bu ilaçlar, kontrolsüz kullanıldığında ölüme varan sonuçlar doğurabiliyor. Aynı zamanda tiroid kanseri riskini belirgin oranda artırdığı tıbbi raporlara yansıyor.
SAHTE ÜRÜNLERDEKİ GİZLİ TEHLİKE NEDİR?
Piyasadaki yüksek talebi fırsata çeviren denetimsiz üreticiler, halk sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Sahte zayıflama ilaçlarının içeriğinde toksik kimyasallar, iyot, tiroid hormonu ve amfetamin gibi aktif maddeler bulunabiliyor. Bu kimyasalların vücuda alınması ciddi hipertansiyon ve nabız artışına yol açarak hayati risk oluşturuyor. İlaçların yalnızca hekim reçetesiyle eczanelerden temin edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
KİMLER BU İLAÇLARI KULLANABİLİR?
Zayıflama iğneleri kozmetik bir tercih değil, obezite tedavisinde kullanılan medikal ürünlerdir. Tıbbi protokollere göre bu ilaçlar; Vücut Kitle İndeksi (BMI) 30 ve üzeri olan obez veya morbid obez tanılı hastalarda kullanılıyor. Ayrıca BMI değeri 27-30 arasında olup tip 2 diyabet ya da yüksek tansiyon gibi ek hastalıklara sahip bireylere hekim gözetiminde reçete edilebiliyor. Eczane dışı satışların engellenmesi ve bakanlık denetimlerinin artırılması, olası can kayıplarının önüne geçilmesi için kritik önem taşıyor.





