Sağ olsun, var olsun bizim yüce danıştayımız. Aldığım aracın KDV muafiyetinden yararlanmak üzere Alanya Vergi Dairesi'ne gittiğimde görme engellilerin bu haktan yararlanamadığını; ancak kendi kullandığı araç ve gereçlerin, yani...

Sağ olsun, var olsun bizim yüce danıştayımız. Aldığım aracın KDV muafiyetinden yararlanmak üzere Alanya Vergi Dairesi’ne gittiğimde görme engellilerin bu haktan yararlanamadığını; ancak kendi kullandığı araç ve gereçlerin, yani baston bilgisayar vs gibi şeylerin, KDV’sini ödemediğini öğrendim. Diğer engelliler, tanınan yasal haklarla ortalama 5-6 bin TL tutan KDV muafiyetinden istifade etsinler, biz görme engelliler ise ödeyelim bu KDV’yi, yeter ki devletimizin canı sağ olsun öyle mi? Hani vergide adalet ilkesi denilen bir ilke vardı, hukukta geçerli olan. Nerede kaldı o ilke? Tamam, yerel mahkeme bu ilkeyi göz ardı edebilir; ama bir temyiz mercii olan danıştayın bu ilkeyi gözetmesi gerekmez miydi? Danıştayın bu görüşüne göre engel oranı bizlerden daha düşük olan diğer engelliler bizlerden daha düşkün daha muhtaç ve daha mağdur sayılıyorlarmış. Biz görme engelliler herhalde engelli sayılmıyoruz. Demek ki ancak yanımızda araba kullanabilen bir yakınımız olduğu durumda, arabamızdan yararlanabiliyoruz. Yüce hâkimlerimize göre bu meğerse ne büyük bir lüks sayılıyormuş. Sanırım böyle bir bakış açısı ancak Türkiye gibi bir ülkede çifte standart bir hukuka dayalı olabilir. Zaten biz engelliler ve bize verilen haklar hep lüks sayıldığı için bugün biz engelliler eli vicdanında değil de cüzdanında olanların çıkardığı yasalar ve genelgelerle, mevzuatlarla cebelleşmek zorundayız, bir ömür boyu herhalde. Hani nerde eşit adalet, hani nerde vergide adalet? Biz engelliler, ‘özürlü’ kelimesinin ‘engelli’ olarak değiştirilmesi gibi kavram karmaşaları yerine daha gerçekçi olan şeylerle uğraşılmasını ve engelliler arasında kategoriler belirlenirken özür oranının dikkate alınıp ona göre karar verilmesini, bizim için olan hayat şartlarını bize daha da zorlaştırmamalarını, engelsiz yaşamın biz engellilerinde hakkı olduğunun bilinmesini umarak haftaya perşembe buluşmak dileğiyle diyorum.