TÜRK siyasi hayatında ilk defa bir parti, üç dönem milletvekilliği yapmış siyasetçileri kızağa çekme saçmalığı içine girdi. Neymiş efendim, gençlerin önü açılacakmış. İnsanın gençliğinde bir sürü şeyler öğrenmesine karşın,...
TÜRK
siyasi hayatında ilk defa bir parti, üç dönem milletvekilliği yapmış siyasetçileri kızağa çekme saçmalığı içine girdi.
Neymiş efendim, gençlerin önü açılacakmış.
İnsanın gençliğinde bir sürü şeyler öğrenmesine karşın, bunları anlamasının ancak yılları aldığı gerçeğini sanırım Sayın Erdoğan bilmiyor olmalı ki, bu garabet kuralda ısrar ediyor!
Kendileri bir açıklamasında, iktidarlarının birinci dönemini çıraklık, ikinci dönemini kalfalık, üçüncü dönemini de ustalık dönemi olarak değerlendirmişti.
Sayın Erdoğan, usta olarak, bir dönem iş başında kalıp,
Cumhurbaşkanlığı koltuğuna kuruldu.
Yerine ise, çıraklıktan kalfalığa yeni geçmiş birini bıraktı!
Parlamento yolgeçen hanı olmadığı gibi, hükümet üyeliği de deneme tahtası değil.
Ustanın yapacağı işi, çırak da, kalfa da yapamaz.
Usta ustalığını, kalfa kalfalığını, çırak da çıraklığını bilecek.
Bir milletvekili, ilk seçildiği dönem, en az, bir iki ay içinde, meclisteki odasıyla, salonların yerlerini ancak öğrenebilir!
Meclise defalarca gitmeme karşın, ziyaretlerine gittiğim milletvekili dostlarımın odalarını bulamazdım.
Mecliste gitmek istediğim odaları bulamamamın, salt benim beceriksizliğimden kaynaklandığı kanısında da değilim!
Bunun ne kadar gerçek olduğunu, meclise gidenler bilir.
Üç dönem saçmalığının somut bir örneğini vermek gerekirse.
Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu, bir dönemini partinin kurucuları arasında yer almış olmasına rağmen, sıradan bir milletvekili olarak geçirdi.
İkinci döneminde, Avrupa Birliği Parlamenterler Meclisi Başkanlığı'na seçildi.
Buradaki başarısından sonradır ki, Avrupa Birliği Bakanı, son olarak da Dışişleri Bakanlığı'na daha yeni gelebildi.
Sayın Çavuşoğlu henüz usta elbisesini üzerine geçirmiş, en verimli dönemini yaşarken, üç dönem saçmalığıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin dışına itiliyor.
Böyle bir saçmalığa dünyanın bir başka ülkesinde rastlayamazsınız!
AK Parti'ye bu uygulamasından dolayı, bilgi birikimi ve deneyimi, özellikle de konusunda başarılı olan, liyakat sahibi kişilere gereken değeri verdiğini söylemek mümkün değil gibi!