Ankara ile Brüksel arasında patlak veren "Made in Europe" krizi, Türk otomotiv sanayisinin geleceğini tehdit eden bir boyuta ulaştı. Avrupa Birliği’nin kamu alımlarında kendi üretimine öncelik vererek Türkiye’yi denklem dışı bırakma hazırlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devreye girmesine neden oldu. Ancak sektörün kalbinden gelen açıklamalar, diplomatik çabaların beklenen sonucu vermeyebileceğini ortaya koydu. Renault Türkiye’nin eski CEO’su Hakan Doğu, tablonun vahametini gözler önüne serdi.
AB PAZARINDAN KOVULMA RİSKİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Avrupa Komisyonu’na yazdığı mektup, Türkiye’nin tedarik zincirinden koparılmasının yaratacağı ağır sonuçlara işaret ederken, Hakan Doğu’nun tespitleri soğuk duş etkisi yarattı. Doğu, sürecin sadece bugünün meselesi olmadığını, AB’nin son iki yıldır Türkiye’den ve Çinli üreticilerden ithalatı keseceğinin sinyallerini verdiğini belirtti.
Tecrübeli isim, Avrupa pazarının pandemi öncesine göre 2 milyon adet daraldığını hatırlatarak, "Avrupa'da kapasite fazlası var ve 'Avrupa'da Üret' hareketi başladı. 1996’dan beri entegre olduğumuz bir pazardan bu şekilde kovulmak kabul edilemez; ancak maalesef geri dönüşü olmayan bir yola girildi" ifadelerini kullandı.
CİN LAMBADAN ÇIKTI: YENİ HİKAYE ŞART
Alanya’daki araç sahiplerinden galericilere kadar piyasayı dolaylı yoldan etkileyecek bu gelişme, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan otomotiv sektörü için alarm zillerinin çaldığını gösteriyor. Hakan Doğu, jeopolitik dengelerin değiştiğine dikkat çekerek, "Cin lambadan çıktı. Türkiye’nin ekonomik olarak kapı dışına itildiği bu süreçte acilen iç pazarı büyütecek ve fabrikaları iç piyasaya yönlendirecek yeni bir hikaye yazması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.
30 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT UÇURUMUN KENARINDA
AB’nin hazırladığı ve Türkiye’yi "üçüncü ülke" statüsüne düşürme riski taşıyan taslak, Gümrük Birliği anlaşmasının ruhuna aykırı maddeler içeriyor. Özellikle elektrikli araçlar, batarya ve yenilenebilir enerji bileşenlerinin kamu ihalelerinde AB menşeli olması şartı, Türkiye’nin Avrupa’daki pazar payını bitirme noktasına getirebilir.
Verilere göre Türkiye’nin AB’ye yaptığı otomotiv ihracatı 30 milyar dolar seviyesinde ve bu rakam toplam sektör ihracatının yüzde 72’sine denk geliyor. Düzenlemenin yasalaşması halinde, Türk üreticilerin Avrupa’daki toplu taşıma ve resmi araç ihalelerinde devre dışı kalması an meselesi. Uzmanlar, bu devasa kaybın önlenmesi için Brüksel’de çok daha agresif bir lobi faaliyeti yürütülmesi gerektiğini vurguluyor.


