TÜRLÜ nedenlerle trene binilir... Varılacak yer bellidir, plana göre hareket edilir. Bilet önceden alınır, hedefe ulaşıldığında gereksinim duyulacaklar, yolcunun beraberinde taşınmaktadır... Ya da önerilen bir istikametin yolcusu olunur birden....
TÜRLÜ
nedenlerle trene binilir... Varılacak yer bellidir, plana göre hareket edilir. Bilet önceden alınır, hedefe ulaşıldığında gereksinim duyulacaklar, yolcunun beraberinde taşınmaktadır...
Ya da önerilen bir istikametin yolcusu olunur birden. Moda niyetine birlikte çıkılan bir gezinin parçası yaparlar insanı, aslında hiç de aklında yok iken...
En kötüsü, şimdilerin havalimanlarında fırsat kollayan "last minute" yolcuları gibi son dakikada trene atlayanlardır. Trenin hızı, şatafatı onları etkilemiştir; gidilen hedefin ne olduğunu bilmeden, serüven niyetine kapağı atarlar...
İşte, o trenden şimdi atlamanın tam zamanıdır diyorum...
Eskinin hor görülen, teknolojisi ve hızı yüzünden küçümsenen bir taşıma aracında beraberce seyahat etmekten hoşlanmıştı aslında Yeni Türkiye'nin yolcuları. Çelikten oluşan makinanın dev gücünü, her tünel çıkışında kavuşulan aydınlığı makinistin onlara bir lütfu olarak görmüşlerdi.
Yolcular tren yolculuğunun rayları çok önceden döşenmiş, belirli bir güzergah içinde yapıldığı için güvenli olduğunun farkına varmamışlardı. Ne kara, ne de deniz ulaşımında değişen doğa koşullarına göre kullanıcının inisiyatifine bırakılmış bir yolculuk değildi, trenle yapılan.
Şimdi artık öyle değil... Freni boşalmış gibi hız sınırlarının çok üstünde giden, makas değiştirmeyen, istasyonlarda durmayan tren korku yaratmaya başladı. Bu tuhaflıkları fark eden yolcular imdat ziline basıyor ama yanıt alamıyorlar, çünkü makinistle iletişim kesik...
Kondüktörler de durumu fark etmiş, yerlerine çekilmiş durumdalar. Makinist yardımcısı katarın arkalarına doğru seğirtip, kendini güvenli bir alana
atma derdinde; söz geçiremedikleri için onu terk ediyorlar...
Tren yollarını işleten yabancı şirket ise kaza sonrası oluşacak insan kaybını azaltmaktan da öte, işletmenin güvenilirliğini korumak için treni durdurmak istiyor. Trenin yalnız içindekilerin kaybını değil, darmadağın edeceği son istasyondaki zararı da hesaplıyorlar. Şirketin bu konudaki sabıkalı yöntemleri ise biliniyor...
İşte, durum bunun için önemli; trenin dışında kalan hancıların gücü, makinistin son hızla devrilmeye sürüklediği treni durdurmaya yetmiyor. Çare, yolcuların trenden atlayıp makinisti kaderiyle baş başa bırakmasından geçiyor. Tren personelinin yapmakta olduğu gibi...