GEÇEN hafta, 24 Haziranda yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler için milletvekillikleri ve partilerin durumu yönünden hoş bir muhabbet gerçekleştirdiğimizi sanıyorum. Bu hafta ise seçimlerin Cumhurbaşkanlığı tarafındaki...
GEÇEN
hafta, 24 Haziranda yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler için milletvekillikleri ve partilerin durumu yönünden hoş bir muhabbet gerçekleştirdiğimizi sanıyorum.
Bu hafta ise seçimlerin Cumhurbaşkanlığı tarafındaki yönünü tartışalım.
*
Bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanlığı seçimleri TBMM seçimlerine oranla çok daha önemli durumda.
Çünkü başkanlık sistemi geldiğinden bu yana, seçilecek Cumhurbaşkanı artık bakanları TBMM dışında atayacak ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile TBMM’ye ihtiyaç duymadan dilediği gibi ülkeyi yönetecek.
Meclisteki milletvekilleri ise belki birkaç durumda rutin yasaları çıkarabilen pasif bir konuma bürünecek.
Dolayısı ile Cumhurbaşkanının kim olacağı, partilerin sandalye dağılımından çok daha önemli bir konu olarak önem kazanıyor.
Peki seçimler 24 Haziranda yapılacak ise biz neden “Temmuzun Gizemi” olarak yazdık?
Çünkü büyük ihtimalle seçim ikinci tura kalacak.
*
Düğüm 8 Temmuz’da çözülecek gibi görünüyor.
Çünkü Cumhurbaşkanı adayının ilk turda seçilebilmesi için %50’den daha fazla oy alması gerekecek.
Bu da bu turda çok mümkün görünmüyor.
Bir önceki seçimi baz alalım.
Recep Tayyip Erdoğan, Ekmelettin İhsanoğlu ve Selahattin Demirtaş arasında geçen 3’lü yarışta bile Erdoğan oyların %50’sinin biraz üzerinde oy alabilmişti.
O günün şartlarında birçok CHP’li seçmen Ekmelettin İhsanoğlu’na ciddi tepkiler gösterip sandığa gitmemeye varan tutumlar takınmıştı.
Üstelik MHP’li seçmenler de ciddi oranda kendi gösterdikleri adaydan çok Erdoğan’a oy vermişti.
Bugün gelinen durum biraz farklı.
Öncelikle görünüyor ki ilk turda aday sayımız her ihtimalde 3’ün üzerinde olacak.
AKP Erdoğan’ı, İYİ Parti Akşener’i, HDP Demirtaş’ı göstereceğini açıkladı.
Gündemi bu sıralar en çok işgal eden CHP ise sürpriz bir adayı bekleyin sinyali veriyor.
Saadet Partisi de kendileri bir aday çıkarmak veya bir ittifak kurmak arasında görüşmelere devam ediyor.
Yani, 4 veya 5 adaylı bir ilk tur önümüze gelecek gibi duruyor.
Bu durumda da, her adayın kendine has bir oy kitlesi olduğuna göre matematiksel olarak tek bir kişinin %50’nin üzerinde oy alması imkansız hale geliyor.
Oylar bölüneceği için yapılacak ittifaklar daha kritik hale geliyor.
Yani 8 Temmuz, düğümün çözüleceği yer.
*
24 Haziranın sonuçları parti için oldukça kritik olacak.
Çünkü MHP şimdiden desteğini açıkladığı için AKP + MHP oyları 24 Hazirana göre 8 Temmuzda başka bir artış göstermeyecektir.
CHP + İYİ Parti oyları ilk turda %50’den fazla olursa, kararsız olan seçmen ve korku eşiğini aşacak seçmenlerle bir anda %60’ın üzerinde oyla ikinci turdan çıkmaları mümkün.
CHP + İYİ Parti ile AKP + MHP bloklarının oyları iki tarafta da 40 – 50 bandı arasında kalırsa, bu kez HDP başta olmak üzere diğer tüm az puanlı blokların peşinde koşmaya başlayacaklar.
Ama açıktan ama gizli.
Yani seçim matematiğini 24 Haziranda alınan oylar belirleyeceği için, eminim ki her parti kendi adayına sıkı sıkıya sarılacak ve en iyisi için çalışacaktır.
*
Tüm bu matematiğin önünde önemli bir bilinmeyen kaldı.
Cumhuriyet Halk Partisi kimi aday gösterecek?
Bugüne kadar önemli bir başarı ve taktik yönetimle buraya gelen parti, bu başarısını yine heyecanlı bir adayla taçlandırırsa oylarını zirveye taşıyacağında şüphe yok.
Çünkü bugüne kadar bekledikleri her gün aynı zamanda AKP’nin de elini kolunu bağlamış durumda. Onlar da stratejilerini çıkacak adaya göre belirlemek istiyorlar.
Sonucun şimdiden hayırlı olmasını diliyor, saygılar sunuyorum.