Birey ve toplum olarak, bir sürü komplekslerimiz var. Aşağılık ve üstünlük komplekslerimiz, hem bireysel, hem de toplumsal olarak önde gidenler. Atalarımızdan kalma bir özdeyiş, 'İnsan kendisini beğenmezse çatlar.” Demek ki insanoğlu,...

Birey ve toplum olarak, bir sürü komplekslerimiz var.Aşağılık ve üstünlük komplekslerimiz, hem bireysel, hem de toplumsal olarak önde gidenler.Atalarımızdan kalma bir özdeyiş, “İnsan kendisini beğenmezse çatlar.”Demek ki insanoğlu, genellikle kendisini beğenmesiyle öne çıkıyor.Tabii ki, bu beğeninin ne kadar gerçekçi olduğunu bireyin kendisinden çok çevresi bilir!Bir başka özdeyiş ise şöyle, “Kimseyi beğenmeyenlere dikkat edin kimsenin beğenmedikleridir.”Üstünlük kompleksi ne kadar tehlikeliyse, aşağılık kompleksi de o kadar tehlikelidir.Gerçekçi ve akılcı olmak lazım..Hamasete dayalı süslü söylemlerle ve de, yiğitlik taslamakla yiğit olunmaz!Birey olarak, ailemiz ve yakın çevremiz, sürekli bizi överek çevreye karşı güçlü olmamız adına motive etmeye çalışır.Ne onlar, ne de biz, gücümüzün ne olduğunu tam olarak bilemeyiz. Kendi gücümüzü bilsek bile, karşı güçlerin gücünü tam olarak bilemediğimizden, bizim kendi kendimize biçtiğimiz güç hesaplarımızın bir anlam taşımayacağını da bilmek gerekir!Toplumsal olarak da, aynı komplekslerle sarmaş dolaş olmuş, sürekli bir güç olduğumuz bize aşılanmış, küçük yaşlardan başlayan, atalarımıza dönük kahramanlık hikayeleri, beynimize kazınırken, yenilgiler ve felaketler üzerinde fazla durulmamıştır.PKK terör örgütü ile otuz yıldır boğuşup duruyoruz.İnsan unsuru ile birlikte, maddi kayıplarımızın hangi boyutlara vardığını hesap etmek imkansız!Orta boy bir ülkenin birden bire süper güç olmasının, Süpermen olmaktan farksız olduğunu bilmek için akla bile gerek yok!Taşıma suyu ile değirmen dönmeyeceğine göre, başka ülkelerin ürettiği silahlarla güçlü olmanın imkansızlığı ortada!Günümüzde Askeri güç, asker sayısına değil, sahip olunan teknolojiye göre belirleniyor.İsrail’e dönük sert çıkışlarımızla, Arapların sempatisini kazanmanın sarhoşluğuna kapıldık.Halbuki atalarımız, ”Ne Şam’ın şekeri ne Arap’ın yüzü” demiş!.Araplar birbirlerine bile tahammül edemezken, bizi kabullenmeleri mümkün mü?Ortadoğu’nun kaynar kazanına kepçe sokmanın ne kadar tehlikeli olduğunu hala anlayabilmiş değiliz!Biz, Ortadoğu’nun hamiliğiyle birlikte, Arap toplumlarını yeniden şekillendirme iddiasıyla yola çıkma saçmalığına yelken açtığımızda, yeni Osmanlıcılıkla suçlanarak Arap milliyetçiliğini hortlattık.Çok daha komiği, işin başında, Suriye, Filistin ve İsrail arasında arabulucu olmaya soyunmuş, bununla da övünürken, bugün İsrail ve Suriye ile kanlı bıçaklı olduk.İşin en acı yanı ise, bugün İsrail’i, Filistin’i ve Suriye’yi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ziyaret ediyor!