Boşanma sonrasında ödenen süresiz nafakaya ilişkin yeni düzenleme çalışmaları, milyonlarca evli ve boşanmış kişiyi ilgilendiren tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Evlilik süresine göre nafaka ödenmesini öngören kademeli model üzerinde durulurken, Anayasa Mahkemesinin 2026 yılında verdiği iptal kararı da yasal değişiklik sürecini hızlandırdı. Yeni sistemin kısa süreli evlilikleri ve geçmişte verilmiş nafaka kararlarını nasıl etkileyeceği ise henüz kesinleşmedi.

ANAYASA MAHKEMESİNDEN SÜRESİZ NAFAKA KARARI

Nafaka tartışmalarında en önemli gelişme Anayasa Mahkemesinin 4 Haziran 2026 tarihli kararı oldu. Yüksek Mahkeme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde bulunan "süresiz olarak" ibaresini iptal etti.

Anayasa Mahkemesinin 2025/156 esas ve 2026/131 karar sayılı hükmü, 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı. İptal kararının yürürlüğe girmesi için dokuz aylık süre tanındı. Buna göre karar, 30 Haziran 2027 tarihinde yürürlüğe girecek.

Bu süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisinin nafakanın süresine ilişkin yeni bir yasal çerçeve oluşturması bekleniyor. Ancak Anayasa Mahkemesinin kararı, mevcut nafaka ödemelerinin hemen sona erdiği anlamına gelmiyor.

NAFAKA SÜRESİ EVLİLİK YILINA GÖRE BELİRLENEBİLİR

Gündemdeki düzenleme çalışmalarında, yoksulluk nafakasının süresinin evlilikte geçirilen yıllarla ilişkilendirilmesi değerlendiriliyor. Amaç, özellikle kısa süreli evliliklerin ardından uzun yıllar devam eden nafaka yükümlülüklerine yeni ölçütler getirmek.

Basına yansıyan formüllerden birinde, 10 yıla kadar süren evliliklerde 5 yıllık nafaka süresi öngörülüyor. Daha uzun evliliklerde ise nafaka süresinin evlilikte geçirilen zamanın yarısı üzerinden hesaplanması tartışılıyor.

Bununla birlikte söz konusu rakamlar henüz yürürlüğe girmiş bir kanun hükmü değil. Nihai sürelerin ve istisnaların nasıl belirleneceği, TBMM'ye sunulacak teklifin içeriğine bağlı olacak.

6 AY EVLİ KALAN NAFAKA ALABİLECEK Mİ?

Yeni modelle ilgili en fazla merak edilen konulardan biri, birkaç ay süren evliliklerin ardından nafaka hakkının devam edip etmeyeceği. Tartışılan formüller arasında kısa süreli evliliklerde de belirli bir asgari nafaka süresi uygulanması bulunuyor.

Mevcut Türk Medeni Kanunu'nda yoksulluk nafakası talep edebilmek için belirli bir asgari evlilik süresi şartı bulunmuyor. Boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ve diğer taraftan daha ağır kusurlu olmayan eş, karşı tarafın mali gücü oranında nafaka isteyebiliyor.

Dolayısıyla altı ay evli kalan bir kişinin nafaka alması mevcut hukukta mümkün. Ancak nafaka bağlanıp bağlanmayacağına, tarafların ekonomik koşulları ve kanundaki diğer şartlar değerlendirilerek mahkeme karar veriyor.

2 YILLIK VE 10 YILLIK EVLİLİKLERDE HESAPLAMA NASIL OLACAK?

Önerilen kademeli modelin kabul edilmesi durumunda, iki yıl süren evliliklerde nafaka süresinin otomatik olarak iki yıl olması gerekmiyor. Basına yansıyan beş yıllık asgari süre formülü yasalaşırsa, kısa süreli evlilikler için de daha uzun bir ödeme dönemi söz konusu olabilecek.

On yıl süren evliliklerde ise önerilen modeller kapsamında beş yıllık nafaka süresi tartışılıyor. Ancak bu hesaplamanın bütün boşanma davalarına aynı şekilde uygulanacağına ilişkin kesinleşmiş bir hüküm bulunmuyor.

Tarafların yaşı, çalışma imkânları, gelir düzeyi, sağlık koşulları ve boşanma sonrasında karşılaşabilecekleri ekonomik güçlüklerin hâkim tarafından değerlendirilmesi de gündemdeki seçenekler arasında yer alıyor.

AVUKAT MERTCAN NACAR YENİ FORMÜLÜ DEĞERLENDİRDİ

TGRT Haber Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er'e konuşan Avukat Mertcan Nacar, nafaka sisteminde gündeme gelen değişiklikleri hukuki açıdan değerlendirdi.

Nacar'ın değerlendirmeleriyle yeniden gündeme gelen tartışmanın merkezinde, nafaka yükümlülüğünün süresi ile boşanma sonrasında ekonomik desteğe ihtiyaç duyan kişinin korunması arasındaki denge bulunuyor.

Yeni düzenleme çalışmalarında yalnızca evlilik süresinin değil, tarafların sosyal ve ekonomik koşullarının da dikkate alınması üzerinde duruluyor. Özellikle çalışma hayatına katılma imkânı sınırlı olan kişiler açısından istisnai uygulamalar oluşturulması tartışılıyor.

ESKİDEN BOŞANANLARIN NAFAKASI KESİLECEK Mİ?

Yıllardır nafaka ödeyen kişilerin en çok merak ettiği konu, yeni düzenlemenin geçmişte kesinleşmiş mahkeme kararlarını etkileyip etkilemeyeceği.

Bu konuda henüz kesinleşmiş bir uygulama bulunmuyor. Yeni kanunun geçmişte verilen nafaka kararlarına uygulanıp uygulanmayacağı, düzenlemenin yürürlük tarihi ve geçiş hükümleriyle belirlenecek.

Dolayısıyla yeni sistemin yürürlüğe girmesiyle bütün eski nafaka kararlarının kendiliğinden ortadan kalkacağını söylemek mümkün değil. Mevcut kararların yeniden değerlendirilmesi için ayrıca mahkemeye başvurulmasının gerekip gerekmeyeceği de yasal düzenlemeyle açıklığa kavuşacak.

MEVCUT KANUNA GÖRE NAFAKA HANGİ DURUMLARDA KALKIYOR?

Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesi, süresiz nafakanın hiçbir koşulda sona ermeyeceği yönündeki yaygın düşüncenin aksine, mevcut sistemde de nafakanın kaldırılmasına imkân tanıyor.

Kanuna göre irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü durumunda kendiliğinden sona eriyor.

Nafaka alan kişinin evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya kanunda belirtilen diğer koşulların gerçekleşmesi durumunda ise mahkeme kararıyla nafaka kaldırılabiliyor.

Ayrıca tarafların mali durumlarında değişiklik yaşanması veya hakkaniyetin gerektirmesi halinde nafaka miktarının artırılması ya da azaltılması için dava açılabiliyor. Bu hükümler, yeni düzenleme yürürlüğe girene kadar nafaka uyuşmazlıklarında önemini koruyor.

ÇOCUK NAFAKASI DA DEĞİŞECEK Mİ?

Süresiz nafaka tartışmalarında önemli bir ayrıntı da yoksulluk nafakası ile çocuk için ödenen iştirak nafakasının birbirinden farklı olması.

Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi kapsamında düzenlenen iştirak nafakası, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılım amacı taşıyor. Yoksulluk nafakası ise boşanma nedeniyle ekonomik güçlüğe düşecek eşe yönelik bir ödeme niteliğinde.

Alanya şehidini unutmadı! Yusuf Önder şehadetinin 8. yılında anılacak
Alanya şehidini unutmadı! Yusuf Önder şehadetinin 8. yılında anılacak
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle yoksulluk nafakasının süresine ilişkin tartışılan değişikliklerin çocuklar için ödenen iştirak nafakasını da otomatik olarak sınırlandıracağı sonucu çıkarılamaz. Çocuk nafakasına ilişkin olası değişikliklerin ayrıca kanun metninde düzenlenmesi gerekiyor.

YENİ NAFAKA DÜZENLEMESİ NE ZAMAN YÜRÜRLÜĞE GİRECEK?

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 6 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, nafakaya ilişkin düzenleme çalışmalarının yeni yasama döneminde TBMM'ye sunulmasının planlandığı belirtildi.

4 Kasım 2026 itibarıyla kamuoyuna yansıyan kademeli nafaka modelleri üzerinden kesin bir yürürlük tarihi vermek mümkün değil. Düzenlemenin yasalaşması için teklifin TBMM'de kabul edilmesi ve Resmî Gazete'de yayımlanması gerekiyor.

Süreçteki en somut tarih ise Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe gireceği 30 Haziran 2027. Bu tarihe kadar yapılacak yasal çalışmalar, hem yeni boşanacak çiftlerin hem de halen nafaka ödeyen veya alan kişilerin hukuki durumunu yakından ilgilendiriyor.

Kaynak: Haber Merkezi