Alanya'nın düğünlerden sofralara uzanan köklü gelenekleri, ulusal basında gündeme geldi. Hürriyet yazarı Ebru Erke, 2 Kasım 2026 tarihli köşe yazısında Alanya'da yaşatılan "İşin Olsun" geleneğini, yöresel yemekleri ve gastronomi kültürünü anlattı. Erke'nin yazısında özellikle düğün öncesindeki dayanışma, kuşaktan kuşağa aktarılan mutfak becerileri ve kadın girişimcilerin yerel kültürün korunmasındaki rolü öne çıktı.

ALANYA'NIN İŞİN OLSUN GELENEĞİ NEDİR?

Alanya'da düğün hazırlıklarının önemli parçalarından biri olan "İşin Olsun", evlenecek çiftlerin ailelerinin yakınlarını ve dostlarını ağırladığı geleneksel ziyaretleri ifade ediyor. Düğünden önceki günlerde düzenlenen buluşmalarda misafirler hediyelerini getirirken ev sahipleri de yöresel yemeklerle sofralar kuruyor. Ziyaretlere katılanların hazırladıkları yiyecekleri beraberlerinde götürmesi, düğün hazırlıklarının yükünü paylaşmaya yardımcı oluyor.

6Ae7Bd70C44E39Ea4136A5D1

Geleneğin geçmişi ve uygulanışına ilişkin önemli bilgiler Alanya Belediyesi'nin Mutfak Mirası çalışmalarında da yer alıyor. Belediyenin kültürel miras kayıtlarına göre düğünlerden önceki bir hafta "İşin Olsun" haftası olarak biliniyor. Gelin ve damadın aileleri bu süreçte evlerinde misafir ağırlıyor. Ziyarete gelenlere gülüklü çorba ve yöresel yemekler ikram ediliyor. Böylece gelenek, yalnızca bir düğün hazırlığı değil, aileler arasındaki sosyal ilişkilerin güçlendiği bir buluşma niteliği taşıyor.

GELENEKSEL BAKLAVA KADIN GİRİŞİMİNE DÖNÜŞTÜ

Ebru Erke'nin yazısında öne çıktıği isimlerden biri, Alanya'nın geleneksel hamur işlerini üretmeye devam eden Esma Gürbüz Topal oldu. Kayınvalidesinden öğrendiği tarifleri ve üretim tekniklerini yaşatan Topal, onun adını taşıyan Fatma Topal atölyesinde yöresel ürünler hazırlayarak satışa sunuyor.

Atölyede üretilen lezzetler arasında yüksük baklava, ev baklavası ve baklava yufkasından hazırlanan kuru börek bulunuyor. Yüksük baklava, ince açılan hamurun cevizle sarılması, üzerine badem yerleştirilmesi ve şerbetlenmesiyle hazırlanıyor. Bu ürünlerin yapımında hamurun inceliği, sarma tekniği ve şerbetin kıvamı gibi ustalık gerektiren aşamalar belirleyici oluyor.

Topal'ın girişimi, aile içinde öğrenilen geleneksel üretim bilgisinin ticari faaliyete dönüştürülmesine örnek oluşturuyor. Erke de yazısında tariflerin korunmasının yanında bu yemekleri hazırlayan kişilerin ve el becerilerinin yaşatılmasının önemine öne çıktı.

6Ae7Bd70C44E39Ea4136A5Cd

GÜLÜKLÜ ÇORBA 2019 YILINDAN BERİ TESCİLLİ

Alanya'nın düğün sofralarıyla özdeşleşen gülüklü çorbası, yalnızca yerel bir yemek değil, resmî olarak koruma altına alınmış bir gastronomi değeri. Türk Patent ve Marka Kurumunun (TÜRKPATENT) kayıtlarına göre Alanya Belediyesi tarafından 27 Mart 2018'de yapılan başvuru, 26 Eylül 2019'da sonuçlandı. Alanya Gülüklü (Hülüklü) Çorba, 459 tescil numarasıyla mahreç işareti aldı.

Alanyaspor, Gençlerbirliği deplasmanında 5-0 mağlup oldu
Alanyaspor, Gençlerbirliği deplasmanında 5-0 mağlup oldu
İçeriği Görüntüle

Tescil belgesinde çorbanın düğün, mevlit ve cenaze gibi toplu buluşmalarda hazırlandığı belirtiliyor. Geçmişte özellikle düğünlerde ikram edilmesi nedeniyle "düğün çorbası" olarak da bilinen yemek, günümüzde günlük sofralarda da tüketiliyor.

TÜRKPATENT'in yayımladığı resmî üretim tarifine göre çorbanın temel malzemeleri arasında nohut, pirinç, küçük kıymalı köfteler, domates, salça ve baharatlar bulunuyor. Geleneksel tarifte işkembe kullanılırken tavuk etiyle hazırlanan çeşidi de tescil kapsamında yer alıyor. Küçük köfteler ise yöresel ağızda "gülük" veya "hülük" olarak adlandırılıyor.

DÜĞÜN SOFRALARINDAKİ GELENEĞİN AZ BİLİNEN AYRINTISI

Alanya Belediyesi'nin Mutfak Mirası arşivinde, gülüklü çorbanın evlilik geleneklerindeki yerine ilişkin önemli bir ayrıntı da bulunuyor. Geçmişte düğün yemeklerinden gelin ve damada özel olarak ikram edildiği, hatta düğün akşamı aç kalmamaları için evlerine yemek gönderildiği anlatılıyor.

Aynı kayıtlara göre aile büyüklerinin evlenme çağındaki gençlere yönelttiği "Çorbanı ne zaman içeceğiz?" sorusu da gülüklü çorbayla bağlantılı. Bu ifade, düğün yemeğinin zamanla evlilikle özdeşleştiğini gösteren yerel sözlü kültür örnekleri arasında bulunuyor.

YÖRÜK MUTFAĞININ LEZZETLERİ DE TANITILDI

Erke'nin Alanya ziyaretinde ele aldığı bir diğer adres, Cevdet Amca ve eşinin işlettiği Esma Hanım'ın Yeri oldu. Adını ailenin büyüğü Esma Hanım'dan alan işletmede Yörük mutfağının geleneksel yemekleri hazırlanıyor.

Yazıda Alanya'da gölevez adıyla bilinen kolakas, taratorla hazırlanan dikenli kabak, kuru patlıcan yemekleri ve ham çökelekli pideye yer verildi. Özellikle Çukurova Yörük mutfağında peynirli pide harcına önceden kavrulmuş soğan eklenmesi, bölgesel mutfak kültürünün ayırt edici uygulamalarından biri olarak aktarıldı.

İşletmede düğünler için hazırlanan yemekler arasında üzeri kıymalı düğün pilavı ve coğrafi işaretli gülüklü çorba da bulunuyor. Böylece Alanya'nın geleneksel düğün yemekleri yalnızca aile sofralarında değil, yerel işletmeler aracılığıyla da yaşatılıyor.

ALANYA'NIN COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİ

Alanya'nın gastronomi mirasını korumaya yönelik çalışmalar gülüklü çorbayla sınırlı değil. TÜRKPATENT'in coğrafi işaret kayıtlarında Alanya muzu, Alanya avokadosu, Alanya yenidünyası, Alanya fıstıklı limonatası ve Alanya keçiboynuzu da tescilli ürünler arasında bulunuyor. Kurumun Alanya Keçiboynuzu Hasat Şenliği ve Coğrafi İşaret Belge Töreni kapsamında yayımladığı açıklamada, ilçenin altı tescilli ürününe dikkat çekilmişti.

Coğrafi işaret tescili, ürünlerin belirli bir yöreyle bağlantılı özelliklerinin korunmasını amaçlıyor. Ancak bu koruma doğrudan bir geleneğin bütün uygulamalarını kapsamıyor. Gülüklü çorbanın tescili ürünün tanımını ve üretim özelliklerini kayıt altına alırken "İşin Olsun" gibi toplumsal geleneklerin yaşatılması, bunları sürdüren ailelerin ve yerel toplulukların katkısına dayanıyor.

TROPİKAL MEYVELER DE ALANYA'NIN GASTRONOMİ KİMLİĞİNDE

Ebru Erke, Alanya izlenimlerinde ilçenin değişen tarımsal ürün çeşitliliğine de değindi. Türkiye Kültür Yolu kapsamında gerçekleştirdiği ziyarette mango, papaya, guava, liçi, ejder meyvesi ve passiflora gibi tropikal meyvelerle karşılaştığını belirten Erke, kara sapot olarak bilinen çikolata meyvesine de öne çıktı.

Yazıda, uzun yıllar muz ve narenciye üretimiyle tanınan Alanya'da yaklaşık 40 tropikal ve subtropikal tür yetiştirildiği bilgisi paylaşıldı. Bu sayı yazarın aktardığı bilgiye dayanırken söz konusu türlerin tamamının ticari ölçekte üretildiğini gösteren ayrı bir resmî veri sunulmadı.

Alanya'nın geleneksel mutfağı ile yeni tarımsal ürünlerinin aynı gastronomi kimliği içinde buluşması, ilçenin yemek kültürünün farklı yönlerini ortaya koyuyor. Düğün sofralarındaki gülüklü çorbadan tropikal meyve yetiştiriciliğine uzanan bu çeşitlilik, yerel üretimin ve kültürel mirasın birlikte değerlendirilmesine imkân sağlıyor.

ALANYA'NIN MUTFAK MİRASI NASIL KORUNUYOR?

Alanya Belediyesi'nin Mutfak Mirası çalışmaları, yöresel yemeklerin tariflerini ve bu yemeklerle bağlantılı gelenekleri kayıt altına alan kaynaklar arasında bulunuyor. Gülüklü çorbanın hem üretim yönteminin hem de düğünlerdeki kültürel yerinin belgelenmesi, bu çalışmaların somut örneklerinden birini oluşturuyor.

Hürriyet yazarı Ebru Erke'nin 2 Kasım tarihli yazısıyla yeniden gündeme gelen "İşin Olsun" geleneği ise Alanya mutfağının yalnızca yemeklerden oluşmadığını gösteriyor. Düğün öncesi ziyaretler, birlikte hazırlanan yiyecekler, aile büyüklerinden öğrenilen tarifler ve yerel işletmelerde sürdürülen üretim, ilçenin gastronomi mirasının birbirini tamamlayan parçaları olarak öne çıkıyor.

Muhabir: Bircan Subaşı