30 Mart mahalli seçimlerini olağanüstü bir genel seçim havasında geride bıraktık ancak şaibelerine ise henüz noktayı koyamadık. Ülkemiz bu kadar şaibeli bir seçim görmedi. Durumun onlar açısından vahim olduğu anlaşılınca bakanlardan...
30 Mart mahalli seçimlerini olağanüstü bir genel seçim havasında geride bıraktık ancak şaibelerine ise henüz noktayı koyamadık. Ülkemiz bu kadar şaibeli bir seçim görmedi. Durumun onlar açısından vahim olduğu anlaşılınca bakanlardan bazıları soluğu seçim kurulu merkezlerinde aldı. Olmayan daha henüz inşaat aşamasında olan binalardan onlarca seçmenin adresi çıktı. Bir sandıkta toplam yüz elli seçmen var ancak bakmışsınız tutanaklarda falan partiye iki yüz elli oy yazılıvermiş. Oylar birinden alınıp bir başka partinin hanesine yazılınca tabi ki sonuçta o parti belediye başkanlığını kaybetmiş. İtiraz neticesinde yanlışlıklar yer yer düzeltilmiş veya seçimler iptal edilerek 1 Haziranda yenilenmesi kararlaştırılmış. Ankara ve Antalya’da acilen mazbatalar verilirken Yalova’da ise itiraz sonrası yapılan sayımlarda sonuç ayan beyan ortada iken mazbata hala sahibine teslim edilmemiştir. Ankara’da eğer yüreğiniz yetiyorsa lütfen seçimleri iptal edip yenileyiniz. Yukarıda saydıklarımıza daha neler eklenir neler. Oylar sayılırken aynı anda kırk ilde elektrik kesilmesine ve trafoya kedi girdi rezaletine ne demeli? Diyeceksiniz ki bütün sınavlara şaibe bulaştıran, şans oyunlarında büyük ikramiye çekilişleri şaibeli olan velhasıl her yeri şaibe olanlar seçimlere mi şaibe katmayacak?
Evet eğer hile olmamışsa Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinin bazı illerinde olduğu gibi seçmenler tehdit edilmemişse milli iradeye saygımız sonsuz kez sonsuzdur. Kırk altı seçimleri hariç ama ülkemiz bu kadar şaibeli bir seçim görmedi. Eğer bu şaibe giderilmez ise tarih sorumlularını yargılar.
Benim asıl üzerinde duracağım konu herhalde yüzde 43.5 oy alan bu parti hepsini de hile ile almadı. Seçim yasağının başladığı son bir haftada devletin resmi kanalı AKP’ye 17 saat, CHP’ye 9 dakika MHP’ye ise 18 dakika ayırmıştır. Bu dahi bir demokrasi ayıbıdır. Bu ve buna benzer olaylardan da vazgeçtim. Acaba neye istinaden ülkede her şey kötüye giderken bu kadar oy oranına nasıl ulaşılıyor. Evet AKP yetkililerinin beklentileri yüzde 55 hatta 60 civarı bir oy oranı idi. Onu da biliyoruz.
Devletimiz kurulalı beri komşularımızla bu kadar kavgalı olmamıştık. Yunanistan ve Ermenistan hariç hepsi bizden kaynaklanıyor. Dünyanın en pahalı petrolü bizde, dünyanın en fazla vergi, harç ve ceza kalemi yine bizde. Yetkili ağızlara bakarsanız sürekli kalkınıyoruz. Tamamen asılsızdır, sadece sanaldan ibarettir. Kardeşim nerede bu kalkınma? Kaç tane fabrika yaptınız? Üstüne üstlük bu zavallı milletin 90 yılda yaptıklarını bir bir sattınız. Hem de yok parasına. Başbakan, partisinin il başkanlarını topladığı bir konuşmasında “Çok şükür ihracatımız 120 Milyar dolar oldu” demişlerdi ya ithalat 230 milyar dolar yani her yıl 100 Milyar doların üzerinde bir cari açık. Türkiye dünyanın en borçlu ülkesi ve yüzdelik olarak en fazla cari açık veren bir ülkesidir. “Çok şükür IMF’ye borcumuz bitti”. Evet bitti ama daha yüksek bir faizle Dünya Bankası’ndan alınan yeni borçla bitti. Ya öteki borçlarımız. Bölücü terör mü, aman yaramı deşmeyiniz. Yani neresinden bakarsanız bakınız durum hiç de söylenildiği gibi değildir. Bunlara rağmen her şeyin kötüye gittiği bir ülkede bu oy oranını yakalayan bir partinin bu konumu, siyaset bilimcileri ve sosyologlar hatta diğer uzmanlar tarafından araştırılmalıdır. Sadece iktidar değil karşısındaki muhalefet de araştırılmalıdır. Bu konu üzerinde tahlil yapmaya devam edeceğiz.