YILLARDIR bu sayfada spor üzerine yorumlar yapıyorum. Bir veya iki kez farklı konularda fikirlerimi okuyucularımla paylaştım. Ülkemiz son günlerde öylesine büyük bir tehlike geçirdi ki, sadece spor değil, her şey ikinci planda kaldı. Günlerdir...

YILLARDIR

bu sayfada spor üzerine yorumlar yapıyorum. Bir veya iki kez farklı konularda fikirlerimi okuyucularımla paylaştım. Ülkemiz son günlerde öylesine büyük bir tehlike geçirdi ki, sadece spor değil, her şey ikinci planda kaldı. Günlerdir tedirgin, üzgün ve kızgın şekilde gündemi takip ediyor, ülkemiz için dua ediyoruz. Bugün de gördüğüm tehlikeler yüzünden konum spor değil geleceğimiz üzerinedir. Konu belli ve ülkesini seven insanlar kendince bir şeyler yapmaya veya söylemeye çalışıyor. Bu tepkiler verilirken kutuplaşma ve sevgisizlik yüzünden ileride daha büyük yaralar açacak söylemler ne yazık ki durmak bilmiyor. En büyük sorunumuz olan ayrışma ve sevgi eksikliği sebebiyle neredeyse darbeyi bile savunan insanlar oluşmaya başladı. Daha da vahimi, bir kesim polisi, bir kesim de askerler üzerinden ciddi ayrışmaya girmeye başladı. Özellikle sosyal medyada fikir belirtme adı altında karşı gördüğü cenahı suçlamak için her argüman kullanılıyor. Halka korku veren, nefret üreten paylaşımlar, doğruluğu belli olmayan resimler yayınlamak vatanını sevdiğini söyleyen insanlara hiç yakışmıyor.
15 Temmuz akşamı yaşadığımızın adı darbe girişimi değildir. Darbe girişiminin bile bir hukuku olur. Gazi meclisini, kendi özel kuvvetine bombalatan, halkına kurşun atan, tanklarla halkı ezen kişilerin amacı darbe yapmak değil ülkemizi bataklığa sürüklemektir. Düşmana karşı kullanılması gereken uçaklar polise, halka karşı kullanılıyor ama biz halen senaryolar peşindeyiz. Hepimiz bir anda darbe uzmanı olduk. Sağduyulu olmak ve devletimize güvenerek, 20 yaşındaki gençlere emirler verenleri lanetlememiz gerekir. Peygamber ocağı hepimizin baş tacıdır. Dün “Mehmetçiğimiz” dediğimiz insanları linç eden bir toplum olmamamız gerekir. Hepimiz askerlik yaptık ve sistemi iyi biliyoruz. Etrafımız ateş çemberi ile yanarken askerimizi ve polisimizi itibarsızlaştırırsak yarın bu insanlar cephede nasıl duracak? Sabırlı olalım, zira sokakta da kontrolsüz linç kültürü ne yazık ki var. İzlerken tüylerimiz diken diken oldu. Uçakları, helikopterleri kullanan da, bomba atan da normal er değildir. En masumu öne sürülenlerdi. Özellikle sosyal medyayı kullanan insanlar sağduyulu olmak zorundadır. Adalet yerini bulacak, suçlu ve suçsuzlar ayıklanacaktır, silahını halka doğrultmayan askerler serbest kalacaktır. Hepsi ortaya çıkacaktır. Sadece zamana ihtiyaç var. Çok hassas bir süreçten geçiyoruz ve bunlar yarın geçecek ama bir daha olmaması için ortak tavır almamız lazım. En önemlisi de fikirler ayrı da olsa, ortak nokta vatanda birleşmek gerekir. Kutuplaşma yüzünden kaybettiğimiz tahammül ve sevgiyi tekrar yakalamamız gerekir.