Değerli okurlar, başlık 'Pes doğrusu” olunca, ister istemez siyasetle ilgili bir konudan söz edeceğimi sanmışsınızdır. Yıllardır siyaset yaza yaza, içimiz dışımız siyaset oldu. Tabii ki zaman zaman siyaset dışına çıkıyoruz ama,...
Değerli okurlar, başlık “Pes doğrusu” olunca, ister istemez siyasetle ilgili bir konudan söz edeceğimi sanmışsınızdır.
Yıllardır siyaset yaza yaza, içimiz dışımız siyaset oldu.
Tabii ki zaman zaman siyaset dışına çıkıyoruz ama, adımız siyasetle anıldığı ve okurlar da bizi böyle tanıdığı için, yazılarımızda ağırlıklı olarak, siyasetin bulanık sularında kulaç atmakla ömür tüketiyoruz.
Bugün siyasetten söz etmeyecek, ülkenin sorunlarından, sorunlarına dönük çözümlerden dem vurarak ahkâm kesmeye de kalkmayacağım.
“Pes doğrusu” dememin muhatabı bizim patron.
Sakın bu yazıyı patrona yağ çekmek için yazdığımı falan da zannetmeyin!
Ne ise, beni tanıyanlar yağ çekip çekmeyeceğimi bilir!
Düşünce ya da yazı alanında hatta siyaset konusunda bile çıkınımda ne yağ vardır ne de fanatizme dayanan bir tarafgirlik.
“Kısa kes Aydın havası olsun” dediğinizi duyar gibiyim.
Dün akşam Alanya yanarken, Dim Çayı'nda, Kerim Yıldız’ın Pınarbaşı Piknik'te, AGC Başkanı aynı zamanda Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Dim gazetecilere bir iftar yemeği verdi.
Alanya’ya yeni gelenler, yerli ve yabancı turistler, yani Alanya’yı ve Dim Çayı’nı bilmeyenler, cennetle cehennem arasındaki farkı görmek isteyenler, Alanya’nın sıcağı ile Dim Çayı'nın serinliğini bir günlüğüne de olsa yaşasınlar.
Yemekte, Kaymakam Hulusi Doğan, Jandarma Komutanı Binbaşı Mustafa Şahin, Emniyet Müdürü, Erkan Dur, Orman İşletme Müdürü Vedat Dikici, Devlet Hastanesi Başhekimi İsmail Başaran ve Kestel Belediye Başkanı Adem Murat Yücel vardı.
Bunca kalabalık içinde gözümden kaçan olmuş olabilir, kendilerinden peşinen özür diliyorum.
Gazetecilerle beraber konuk sayısının beş yüzü aştığı kanısındayım.
Manzara şahane.
Hizmet dörtdörtlük.
Yemekler muhteşem.
Dim Çayı soğuk, etkinlikteki dostluklar çok sıcaktı.
Açık büfe şeklinde geçen iftar yemeğinin et çeşitlerinin tadı hem beni hem de yanımdakileri şaşırttı.
Etin, hangi yaylada otlayan hayvandan elde edilmiş olabileceğini bile dostlar arasında tartıştık.
Benim “Pes” etmem Mehmet Ali Dim’e dönük.
Alanya Gazeteciler Cemiyeti'nin üyelerine dönük benzer etkinlik, iki ay bile dolmadığı halde, benim bildiğim kadarıyla bu dördüncüsü.
Ben dördünde bulunabildim.
Başka varsa onu bilemem.
Bırakın bir ilçeyi, ili ya da ülkeyi, dünyanın hiçbir yerinde, bir gazeteciler cemiyeti, bu kadar anlamlı, kapsamlı ve de görkemli etkinliği, bu kadar sıklıkta düzenleyemez.
Başkana, bu performansından dolayı, biz yaşlılar dahil, bütün genç gazetecilerle birlikte, kendisini içtenlikle tebrik edip teşekkürlerimizi sunarken, doğaldır ki yeni organizasyonları da dört gözle bekliyoruz!