Geçen hafta pazar yerlerindeki sıkıntılar için yazı yazmıştım. Aslında bu hafta devam etmeyi düşünmüyordum ama Pazarcılar Odası'nın konu hakkında en küçük açıklama dahi yapmaması dikkatimi çekti. Bizler hayali sorunlar yaratmıyoruz,...

Geçen hafta pazar yerlerindeki sıkıntılar için yazı yazmıştım. Aslında bu hafta devam etmeyi düşünmüyordum ama Pazarcılar Odası'nın konu hakkında en küçük açıklama dahi yapmaması dikkatimi çekti. Bizler hayali sorunlar yaratmıyoruz, biz sadece halkı ilgilendiren konularda bize gelen şikâyetleri ve istekleri bu köşe sayesinde kamuoyu ile paylaşıyoruz. Belli ki Pazarcılar Odası kafasını kuma gömmüş, pazar yerlerini Allah'a havale etmiş durumdadır. En azından beklentim yazıdan sonra geçen süreçte değişiklikler olması yönündeydi.
Geçen haftaki yazımdan sonra akşam saatlerinde Cuma pazarına gittim. Alışveriş mağazasının önünde vatandaşlar etrafımı çevirerek görüşlerini aktardı. Bir an etrafımız kalabalık hale geldi. O günkü yazım için bir çok insandan tebrik almam köşemizin okunduğunu gösterdi. Bu durumu fırsat bilenler de hemen isteklerini aktarmaya çalıştı. Ben başka yazımın olmayacağını söylememe rağmen, eksik yazdığım konular üzerinde yorumlar yaptılar. Büyük çoğunluk duygularını yansıttığım için teşekkür etmesine rağmen, eleştirenler de oldu. Özellikle eleştirenleri dinlemeyi daha uygun bulduğum için dinledim. Eleştirenler genelde eski pazar yerleri ile şimdiki halini değerlendirerek buna da şükür ettiklerini anlatıyor. Ben ve benim gibi düşünenler ise tam tersi daha iyi olmasını istiyoruz. En büyük endişemiz de kontroller olmadığı zaman süre içerisinde eski haline geleceğidir.
Yine pek çok şikâyetler dinledim ama birçoğu olabilecekler sorunlar olduğu için bunu zaten yetkililerin bildiğini düşünüyorum. Ama Halime Kaya adlı teyzemize söz verdiğim için, onun söylediklerini aktarmak istiyorum. Halime teyze sadece haftada bir gün Cuma pazarına gelen bir vatandaşımızdır. Teyzemiz korsan satıcılardan, yaşlıların satıcılar tarafından azarlanmasından şikayetçi. Meyvelerin çürüklerinin de sağlamlarla satıldığını, bazı satıcılarda hiç etiket olmadığını anlattı. Teyzemiz daha çok şeyler de anlattı ama özetleyerek aktardım. Halime teyze gibi birçok insan da geçen hafta yazdığım konuları dile getirdiler. Bunları tekrar etmemize gerek olmadığını düşünüyorum.
Pazar yerleri halkın en önemli alışveriş yerleridir. Buralar için bananecilik yapılırsa kaybeden kişiler olur. Eyyamcılıkla kimse bir yere varamaz. Bizim yazılarımızı ya dikkate almadınız ya da cidden aciz durumdasınız. Biz işimizi yapar, insanları bilgilendirir, kamuoyuna sunarız. Gerisi bizim işimiz değildir. Halkımızın daha iyi bir yaşam sürmesi için kolaylıkların yolunu açmak gerekir.
Bu arada, Pazarcılar Odası Başkanı Bekir Akış yerel bir kanala çıkarak anlattı. Başkan etiketten girdi, her şeyi tozpembe gösterdi. Vatandaş istediği ürünü seçerek alıyormuş, tüm ürünlerde etiket varmış, pazarcı güler yüzlü imiş. Buna benzer her şeyi lale bahçesi gibi anlattı. Ayrıca ürün fiyatlarının artmasını normal karşılayarak "Bu arz talep meselesi" dedi. Başkan, buna kargalar güler. En azından vatandaşın olmazsa olmazı ürünlere dikkat edin. Her şey görsel basında anlattığınız gibi değil.

SORU, ÖNERİ VE ŞİKAYETLERİNİZ İÇİN:

MAIL : [email protected]
FACEBOOK : facebook.com/uoksar
TWITTER : twitter.com/veyseloksar
GSM : 0532 615 01 41