TasteAtlas platformunun yayımladığı küresel gastronomi listesinde, Gaziantep'in tescilli lezzeti beyran çorba kategorisinde dünyanın en iyi 2'nci lezzeti olarak belirlendi. Ancak bu uluslararası başarı, yemeğin ana vatanı olan Gaziantep'te sınıflandırma tartışmasını beraberinde getirdi.
UNESCO'nun gastronomi alanındaki yaratıcı şehirler ağında bulunan kentte, sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi olan beyranın hazırlanışı oldukça meşakkatli bir süreç gerektiriyor. Kuzu boyun ve kürek etinden yapılan, kemik suyu, pirinç ve sarımsak içeren bu yöresel tat, yaklaşık 12 saatte pişiriliyor. Sözcü Gazetesi'nin aktardığına göre, bu yoğun emek ve içerik, yerel halkın beyranı bir başlangıç değil, doyurucu bir ana yemek olarak görmesine neden oluyor.
"180 GRAM ET İÇEREN BİR ÇORBA OLAMAZ"
Üç kuşaktır kentte hizmet veren beyran işletmecisi Ahmet Çadır, elde edilen derecenin sevindirici olduğunu ancak kategorinin yanlış seçildiğini ifade etti. Porsiyon başına yaklaşık 180 gram kemikli et düştüğünü belirten Çadır, dünyanın hiçbir yerinde 12 saat emek verilen başka bir çorba türü tanımadığını vurguladı. Şehre dışarıdan gelen ziyaretçilerin sulu yapısı nedeniyle sipariş verirken çorba ifadesini kullandığını aktaran Çadır, tadım sonrasında turistlerin de bunun bir yemek olduğu konusunda kendilerine hak verdiğini dile getirdi.
TASTEATLAS LİSTELERİ KÜLTÜREL FARKLARI NASIL YANSITIYOR?
Küresel lezzet haritası olarak bilinen TasteAtlas, dünya çapındaki geleneksel yemekleri, kullanıcı oyları ile yemek eleştirmenlerinin değerlendirmelerini harmanlayarak listeliyor. Beyranın bu uluslararası platformda çorba (soup) kategorisine dahil edilmesi, Batı mutfağındaki sulu yemek sınıflandırmasının, Anadolu'nun yoğun etli ve saatlerce kaynatılan geleneksel yemekleriyle uyuşmazlığını ortaya koyuyor. Gaziantepli ustalar, beyranın hak ettiği yemek kategorisinde değerlendirilip birinci sıraya yükselmesinin, verilen emeğin tam karşılığı olacağını savunuyor.




