MUSTAFA Kemal Atatürk, 30 Ağustos 1925 tarihinde Kastamonu'da yaptığı konuşmada şöyle demişti...

MUSTAFA

Kemal Atatürk, 30 Ağustos 1925 tarihinde Kastamonu'da yaptığı konuşmada şöyle demişti...

"Efendiler ve ey millet! İyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, tarikatı medeniyedir. Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için kâfidir."

Ve şöyle devam etmişti...

"Hükümeti Cumhuriyetimizin bir Diyanet İşleri Riyaseti Makamı vardır. Bu makamda müftü, hatip, imam gibi muvazzaf birçok memur bulunmaktadır. Bu vazifedar zevatın ilimleri, faziletleri derecesi malumdur. Ancak bu yolda vazifedar olmayan birçok insan da görüyorum ki, aynı kıyafet iktisasında berdevamdırlar. Bu gibiler içinde çok cahil, hatta ümmi olanlarına tesadüf ettim. Bilhassa bu gibi cühela, bazı yerlerde halkın mümessilleriymiş gibi onların önüne düşüyorlar. Halkla doğrudan doğruya temasa adeta bir mani teşkil etmek sevdasında bulunuyorlar. Bu gibilere sormak istiyorum. Bu sıfat ve salahiyeti kimden, nereden almışlardır."

***

İstanbul Ortaköy'deki eğlence mekanı Reina'ya yönelik saldırı sonrası özellikle Alanya'da bazı kesimlerin, "Oh olsun ölenlere, Noel kutlamak da neymiş. Çok iyi oldu hepsine" türü sözlerini sosyal medya paylaşımlarında görünce, Atatürk'ün yukarıdaki sözleri bir kez daha aklıma geldi.

Sakal uzatıp cüppe giymekle, iki üç dua ezberleyip internet dindarı olmakla günü kurtaran, kimin nasıl ve ne şekilde şehit olup cennete gidip gitmeyeceğine ilişkin fetva verme cüretini gösteren örümcek kafalı yobazlara, başta Alanya halkının, ardından bu şehri yönetenlerin gereken dersi ve cezayı vermelerinin tam zamanıdır.

Neden mi?

Çünkü, Alanya bir turizm kentidir ve bugün Reina'da ölenler için "Alkol alıyorlardı, Noel'de eğleniyorlardı, oh olsun" diye sevinen ve alkış tutanlar, yarın Alanya'daki olası saldırıların din kostümü giymiş kışkırtıcı simsarlarıdır.

"Parası olanların gittiği mekan..."

"Her gün kamyonla alkol tüketiliyordu..."

"Dozu aşmış, sapkınlığa varan eğlence mekanı..."

"Cihad yolunda, din için..."

"Benim polisim baldırı çıplaklar eğlensin diye şehit oldu..."

***

Bunlar, turizm kenti Alanya'da yaşayan, tarikat mensubu olduklarını savunan veya örümcek kafalı yobaz ama bunun farkında olmayan kişilerin sosyal medya paylaşımlarından bazılarıdır.

Alanya'daki yetkilileri şimdiden uyarıyorum.

Bu zihniyet, Alanya'da tarikat veya cemaat adı altında yaşıyor, yaşatılıyor, belli bir kesim tarafından da destekleniyor.

Yarın genç turistler gelmeye başladığında, Alanya'daki disko ve bar türü eğlence mekanlarında eğlendiklerinde, mekan çıkışı gece yarısı sokak aralarından yaya halde otellerine giderken başlarına bir hal gelirse, "Biz nerede yanlış yaptık, neden erken önlem almadık" diye hayıflanmayın.

Hayıflanan olursa, 3 Ocak tarihli bu yazıyı her gün gözünün içine sokmak da boynumun borcu olsun.

Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan bellidir.

Ya önlemimizi erkenden alalım, ya da Avrupa ve Rusya'ya şimdiden haber salıp, "2017 yazında Alanya'da alkol satışı yasak, çünkü bizim tarikatçılar bundan hoşlanmıyor" diyelim.

İçimizdeki İrlandalılar zaten her sene daha da kötüye giden, daha da dibe çöken turizm sektörünü batırmaya uğraşadursun, Independent Gazetesi yazarı Simon Calder, çarpıcı ve bir o kadar da değerli bir yazı kaleme aldı dün.

39 kişinin hayatını kaybettiği Reina saldırısının ardından Batı dünyasının Türkiye'ye tatile giderek dayanışma gösterebileceğini kaydeden, "Türkiye'de tatil rezervasyonları yaparak teröristlere karşı çıkabiliriz" diyen Calder, "Bu saldırılara en güzel yanıt, normal yaşantınızı değiştirmemektir" demiş.

Calder, şöyle devam etmiş...

"Geçen yıl Ocak ayında Türkiye'nin muhteşem güney sahillerinde bir aile tatil paketi satın almıştım. Henüz bir hafta önce Sultanahmet'te Alman bir turist grubunun 10 üyesi bombalı saldırıda hayatlarını kaybetmişlerdi."

"Hayatını kaybeden her bir kişi ayrı bir trajediydi. Ancak her yıl İstanbul'u ve Türkiye'nin sahil beldelerini ziyaret eden milyonlarca kişiyi düşündüğünüzde herhangi bir tehlikeyle karşılaşma şansınız hâlâ son derece düşük."

"Ama pek çok İngiliz turist aynı fikirde değildi. Tatil rezervasyonu yaptığımız tesis, o dönemde kepenk indirmek zorunda kaldı, biz de tatilimizi Yunanistan'da yaptık. İstemeden de olsa Türkiye'nin büyük sıkıntı yaşayan turizm sektörüne ve ekonomisine bir darbe de biz indirdik."

"O günden bugüne, kitlesel saldırılar rutin bir hal aldı. İstanbul, Ankara ve diğer illerdeki saldırılarda yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Son olarak Reina gece kulübünde 39 kişi öldürüldü."

"Türkiye'de tatili düşünen pek çok kişi İstanbul Boğazı'nın dibinde meydana gelen katliamı görünce şok olmuştur. Katliamların yarattığı trajediyi olduğundan daha hafif göstermeye çalışmadan, turizm beldelerinin hedef olması ihtimalini gözden geçirdim."

"İstanbul saldırıya açık, sarsılmış bir kent gibi duruyor. Çok sayıda turist İstanbul'a gitmek istemiyor. Bugün boğaza nazır Condrad Oteli'nde geceliği sadece 90 Dolar'a konaklayabilirsiniz. Türkiye'ye geri dönmek için sabırsızlanıyorum. Çünkü rastgele hedef seçen şiddete verilebilecek en güzel cevap, davranışlarınızı ve seçimlerinizi değiştirmeden ne derece etkisiz olduğunu göstermektir."

***

Elin İngiliz'i bile "Teröre karşı verilecek en iyi yanıt, tatil için yine Türkiye'yi tercih etmektir" derken, içimizdeki İrlandalılar, "Elimizdeki turisti nasıl kaçırırız", bunun peşine düşmüş durumda...

Takdir, kamuoyunun ve Alanya'yı yönetenlerindir.