YAKLAŞIK on gün oldu. Van ilimizin Muradiye ilçesinde kendini bilmezler kanunsuz bir şekilde toplanmışlar, akıllarınca 'Kobani” kutlaması yapıyorlar. Bebek katilinin de posterini asmışlar, polis haklı olarak o posterlerin indirilmesi için...
YAKLAŞIK
on gün oldu. Van ilimizin Muradiye ilçesinde kendini bilmezler kanunsuz bir şekilde toplanmışlar, akıllarınca “Kobani” kutlaması yapıyorlar. Bebek katilinin de posterini asmışlar, polis haklı olarak o posterlerin indirilmesi için anons yapıyor. Kalabalıktan başı örtülü bir kadın, sağ elinin işaret parmağını polise bir karış mesafeden, neredeyse polisin vücuduna değecek şekilde sık sık sallıyor. Televizyon kameralarından anladığımız kadarı ile kadının sözleri anlaşılmıyor ama polise tehdit ve hakaretler yağdırdığı kesin. Polis tekrar posterlerin indirilmesini istiyor ama dinleyen yok, dahası polise fiziki saldırı yapılıyor. Bunun üzerine polis o kadının kafasına cop vuruyor, arbede esnasında kadın yere düşüyor vs. Meğerse kadın bir devlet kurumu olan Muradiye Belediyemizin Başkan Yardımcısı imiş. Yıkmak istedikleri devletin ambulansı ile yine yıkmak istedikleri devletin Muradiye Devlet Hastanesi’ne tedavi olmaya gidiyor.
Malum bölücü partinin genel başkanı Selahaddin Efendi bu olayı çarpıtarak kadının yere düşmüş resimlerini göstererek suçlamalarda bulunuyor. Her zaman yaptıkları gibi olayın evveliyatından hiç bahsetmiyor. Sonrasında Van ilimizi “temsil” eden bölücü vekil, daha evvel hep yaptığı gibi Muradiye ilçemizde aynı meydanda ileri geri konuşuyor, tehditler savuruyor. Ben de buradan kendisine aklıselim olmasını tavsiye ediyorum. Olay bir hiç uğruna olmuştur. Zira bu “Kobani” yetti, arttı. Üç beş çapulcudan dayak yerler, burada kıyamet kopar. Sömürgeci katillerin desteği ile onlardan kurtulurlar, yine burası karışır vs. Kardeş akıllı olun. Madem belediye başkan yardımcısı olmuşsun, o halde görevinizin başına lütfen. Muradiye halkının sorunları ile ilgilen, senin asli görevin sokaklarda olay çıkartmak değil halka hizmet edip, halkın sorunlarını çözmektir. Ama nerede. Bu durumun aynısı batılı ülkelerde olacak, o kadının belediye başkanlığı derhal düşürülür, gereği yapılarak tutuklanır ve yargılanır. Zira, oralarda bu konularda olayı kuralıyla oynayan ciddi hükümetler var.
Selahattin Efendi, demagoji yapmayı bırakınız da eğer TBMM’de resim gösterecekseniz terör örgütünün katlettiği, çoğu isimleri konmamış 400’den fazlası bebek olan 40 bin kişinin resimlerini gösteriniz. Lütfen bu kışkırtıcılıkları bırakınız. Yolunuz yol değildir. Zavallı halkı istismar edip nemalandığınız yeter.
Evet, o polisi kutluyorum. Görevini yapmış. Bu taraflara yolu düşerse, misafirlerime ayırdığım eve dilediği kadar ailesi ile birlikte buyursun, gelsinler, baştacı. Ancak Gaziantep’te “Sık ulan sık!” diyen polis amirini de şiddetle kınıyorum.