Nepal’in Çin sınırına yakın Rasuwa bölgesini vuran büyük sel felaketinin ardından yürütülen arama kurtarma çalışmalarında umut veren bir gelişme yaşandı. Trishuli 3A Hidroelektrik Projesi’ne ait tünelde 26 Ağustos’tan bu yana mahsur kalan 2 işçi, felaketin dokuzuncu gününde ekipler tarafından sağ olarak kurtarıldı. Tünelden çıkarılan işçiler sağlık kontrolleri için hastaneye sevk edilirken, bölgede diğer kayıplara ulaşmak için çalışmalar aralıksız sürüyor.
TÜNELDEKİ ARAMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Nepalli Milletvekili Shri Ram Neupane’nin de duyurduğu kurtarma operasyonu, günlerdir hidroelektrik tesislerindeki tünellere ulaşmaya çalışan ekipler açısından önemli bir gelişme oldu. Bağımsız Elektrik Üreticileri Birliğinin paylaştığı bilgilere göre Trishuli 3A projesinin ana tünelinde yaklaşık 115 kişinin mahsur kaldığı tahmin ediliyor. Nepal genelinde selden etkilenen hidroelektrik projelerinde ise yüzlerce çalışandan haber alınamıyor.
Dağlık arazide gerçekleştirilen operasyonlarda tünellerde biriken su, çamur ve enkaz ekiplerin ilerlemesini güçleştiriyor. Kurtarma çalışmalarında güvenli geçiş oluşturulması, tünellerdeki suyun tahliye edilmesi ve içeride bulunabilecek kişilere hava ulaştırılması gibi yöntemlerden yararlanılıyor. Nepal ordusu, polis ve diğer güvenlik birimleri de arama kurtarma faaliyetlerinde görev alıyor.
HİDROELEKTRİK TESİSLERİ NEDEN RİSK ALTINDA?
Nepal’in yüksek dağlık coğrafyası ve güçlü akarsu sistemi, ülkeyi hidroelektrik enerji üretimi açısından önemli bir potansiyele sahip hale getiriyor. Ancak nehir vadilerine ve dik yamaçlara kurulan tesisler; ani seller, heyelanlar, kaya düşmeleri ve buzul kaynaklı afetler karşısında ciddi risklerle karşılaşabiliyor. Hidroelektrik santrallerindeki uzun tüneller normal şartlarda suyun kontrollü biçimde taşınmasını sağlarken, büyük bir sel sırasında girişlerin çamur ve kaya parçalarıyla kapanması çalışanların tahliyesini son derece zorlaştırabiliyor.

Bu tür afetlerde kurtarma ekiplerinin öncelikleri arasında tünelin yapısal güvenliğinin değerlendirilmesi, su seviyesinin kontrol edilmesi, içerideki hava koşullarının izlenmesi ve mümkünse mahsur kalanlarla iletişim kurulması bulunuyor. Kontrolsüz kazı veya müdahale yeni çökmelere yol açabileceği için çalışmaların mühendisler ve uzman kurtarma ekiplerinin koordinasyonunda yürütülmesi büyük önem taşıyor.
SELİN ETKİSİ KİLOMETRELERCE SÜRDÜ
ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi’nin (USGS) ön değerlendirmesine göre 26 Ağustos’ta Langtang Milli Parkı yakınlarında, Çin sınırına yakın yüksek dağlık alanda buzulu da içeren büyük bir yamaç kopması meydana geldi. Ortaya çıkan enkaz akışı ve sel, nehir vadileri boyunca ilerleyerek yerleşimleri ve kritik altyapıyı etkiledi. USGS, olayın oluşturduğu enerjinin başlangıçta yaklaşık 5,2 büyüklüğünde bir depremle karşılaştırılabilecek seviyede sismik sinyal ürettiğini bildirdi.
USGS ayrıca olayın kaynağının kesin biçimde yalnızca “buzul çökmesi” olarak tanımlanmasının henüz mümkün olmadığını; buzulun bir bölümünü içine alan büyük bir heyelan veya buzul çökmesi ihtimallerinin değerlendirildiğini belirtti. Buz, su, kaya ve toprak karışımının yamaçtan hızla aşağı inmesi, nehir yataklarından ilave malzeme ve suyu da sürükleyerek çok daha geniş bir alana yayılan yıkıcı bir akış oluşturdu.
ULAŞIM VE ALTYAPI AĞIR HASAR GÖRDÜ

Felaket yalnızca yerleşimleri değil, Nepal’in kuzeyindeki ulaşım ve enerji altyapısını da ağır biçimde etkiledi. Köprülerin ve yolların zarar görmesi bazı bölgelere karadan erişimi güçleştirirken, arama kurtarma ve tahliye çalışmalarında hava araçlarından da yararlanıldı. Özellikle Çin sınırına uzanan güzergâhların zarar görmesi, afetin bölgesel ulaşım ve ticaret üzerindeki etkisini de artırdı.
BİNLERCE KİŞİ İÇİN ARAMA ÇALIŞMASI
Nepal Ulusal Afet Riskini Azaltma ve Yönetim Kurumunun 3 Eylül’de açıkladığı verilere göre felaket nedeniyle 1.252 kişinin yaşamını yitirdiği, 4.216 kişinin ise halen kayıp olduğu bildirildi. Kayıplar arasında hidroelektrik projelerinde çalışan yüzlerce kişinin de bulunduğu açıklandı. Çok sayıda güvenlik görevlisinin katıldığı arama, kurtarma ve yardım faaliyetleri geniş bir bölgede devam ediyor.
Dokuz gün sonra iki işçinin sağ çıkarılması, özellikle hidroelektrik tünellerinde sürdürülen operasyonlarda umutları yeniden artırdı. Yetkililer, tünellerde oluşabilecek hava boşluklarının hayatta kalma ihtimalini uzatabileceğini değerlendirirken ekipler diğer çalışanlara ulaşabilmek için çalışmalarını sürdürüyor. Afetin büyüklüğü nedeniyle bölgede arama kurtarmanın yanı sıra barınma, sağlık hizmetleri, ulaşımın yeniden sağlanması ve hasar gören altyapının onarılması da uzun süreli çalışmalar gerektirecek.





