Fransa'nın güneybatısındaki Perigord Noir bölgesinde yer alan La Roque-Gageac köyü, 400 kişilik yerleşik nüfusuna karşılık her yıl 1 milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapıyor. Sözcü'nün aktardığına göre, 130 metreyi aşan kireç taşı kayalıkları ile Dordogne Nehri arasına kurulan yerleşim, coğrafi konumunu ve tarihi mirasını titizlikle korumaya devam ediyor.
Gallo-Romen dönemine kadar uzanan bir geçmişe sahip olan köy, 10. yüzyıldan itibaren stratejik bir merkez olarak öne çıktı. Yüz Yıl Savaşları sırasında savunma amacıyla kayalıklara oyulan mağara kalesi, bölgenin en dikkat çeken yapıları arasında bulunuyor. 13. yüzyıldan 19. yüzyıldaki demir yolu ağının genişlemesine kadar önemli bir nehir limanı olarak işlev gören köyde; şarap, tuz ve kereste gibi ürünler geleneksel nehir gemileriyle taşındı.
KAYALIKLARA OYULAN MİMARİ VE MİKROKLİMA
Köyün dikey mimarisi, zorlu coğrafi koşulların bir sonucu olarak kayalıklara entegre şekilde gelişti. Sarı kireç taşından inşa edilen ve "lauze" adı verilen düz taş levhalarla örtülen evler, 15. yüzyıl Perigord mimarisinin özgün işlemelerini taşıyor. Kuzey rüzgarlarını kesen kayalıklar sayesinde oluşan özel mikroklima, köyde muz, palmiye ve kaktüs gibi egzotik bitkilerin yetişmesine olanak tanıyor.
KORUMA STATÜSÜ TURİZMİ NASIL ETKİLİYOR?
Köydeki turist sayısının yerel nüfusa oranının 2 bin 500 katına ulaşması, kırsal mirasın korunmasının turistik değere dönüşümünü net bir şekilde ortaya koyuyor. Mimari ve Miras Değerlendirme Bölgesi (AVAP) mevzuatıyla denetlenen bu katı koruma politikası, tarihi bir yerleşimi küresel bir cazibe merkezine dönüştürüyor.
1943 yılında koruma altına alınan ve 1982'den bu yana Fransa'nın En Güzel Köyleri listesinde bulunan La Roque-Gageac, doğal yaşamıyla da dikkat çekiyor. Köyün kıyısına kurulduğu Dordogne Nehri, 2012 yılında UNESCO
Dünya Biyosfer Rezerv alanı ilan edildi. Bölge, Avrupa mersin balığı ve su samurları gibi nadir türleri barındıran Natura 2000 ağı kapsamında korunmaya devam ediyor.




