Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenen 36.

NATO

Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, diplomatik görüşmelerin yanı sıra Türk gastronomisinin küresel tanıtımına da ev sahipliği yaptı. Zirve kapsamında devlet başkanları ile uluslararası heyetler için verilen resmi yemeğin menüsünü hazırlayan üç isimden biri olan Michelin listesindeki şef Sinem Özler, organizasyonun mutfak arkasını anlattı. Basına yansıyan açıklamalara göre Özler, liderlere sunulan tabakların tamamının boş döndüğünü ve organizasyondan yüzlerinin akıyla çıktıklarını bildirdi.

Zirveye yönelik genel hazırlıkların sekiz ay sürdüğünü belirten Özler, mutfak ekibinin ise sürece bir buçuk ay kala dahil olduğunu aktardı. Bu dönemde farklı kategorilerdeki ağırlama yemekleri için özel brifingler aldıklarını ve yoğun bir sunum sürecinden geçtiklerini ifade eden deneyimli şef, organizasyonun devasa bir ekip çalışması gerektirdiğini vurguladı. Süreç boyunca Emine Erdoğan'ın yemek ve ağırlama konseptiyle bizzat ilgilendiği, menülerin tamamen Anadolu mutfağı ekseninde şekillendirildiği açıklandı.

Kalın bağırsak kanseri erken teşhisle önlenebilir
Kalın bağırsak kanseri erken teşhisle önlenebilir
İçeriği Görüntüle

MENÜDE ANADOLU LEZZETLERİ

Görev aldığı oturumda 300 kişilik uluslararası bir heyete yemek hazırlayan Özler, menüyü Türk mutfağının kültürel mirasını yansıtacak biçimde tasarladı. Tüm yemeklerin aynı anda, kalite kaybı yaşanmadan ve ideal sıcaklıkta servis edilebilmesi için ciddi bir lojistik planlama yürütüldü.

Uluslararası misafirlere sunulan menünün ana hatlarını içli köfte, kabak çiçeği dolması ve zeytinyağlı lezzetler oluşturdu. Tabaklarda kullanılan özel ürünlerin tamamı Anadolu'nun farklı yörelerinden temin edilirken, enginarlar doğrudan Urla'dan getirildi. Kapanışta ise geleneksel irmik helvası ikram edildi. Şef Özler, özellikle içli köfte ve irmik helvasının menüde yer alması konusunda ısrarcı olduklarını, aldıkları geri dönüşlerin de bu kararın doğruluğunu kanıtladığını dile getirdi.

GASTRO-DİPLOMASİ GELENEĞİ

Küresel ölçekli siyasi zirvelerde ev sahibi ülkelerin kendi mutfak kültürlerini liderlere sunması, uluslararası ilişkilerde kültürel aktarımın en doğrudan yollarından biri olarak değerlendiriliyor. Gastronomi diplomasisi olarak bilinen bu yaklaşım, ülkelerin kültürel zenginliklerini ön plana çıkarırken, yerel tarım ürünlerinin ve bölgesel lezzetlerin dünya sahnesinde temsil edilmesine olanak tanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi