Yunanistan’ın Eğriboz (Evvoia) Adası yakınlarında meydana gelen deprem, Ege ile Marmara arasındaki aktif tektonik yapıların yeniden gündeme gelmesine neden oldu. AFAD’ın son depremler verilerine göre sarsıntı 18 Eylül 2026 Cuma günü saat 09.42’de Ege Denizi’nde kaydedildi. Büyüklüğü 4,4 (Mw), derinliği ise 5,46 kilometre olarak ölçülen depremin ardından ilk bilgilere göre herhangi bir olumsuzluk bildirilmedi.

AFAD DEPREMİN VERİLERİNİ PAYLAŞTI

AFAD kayıtlarında depremin merkezinin Eğriboz Adası çevresinde ve Çanakkale’nin Gökçeada ilçesine 238,91 kilometre mesafede olduğu belirtildi. Depremlerin büyüklüğü ve derinliği farklı sismoloji kurumlarının kullandığı istasyon ağı ve hesaplama yöntemlerine bağlı olarak küçük farklılıklarla açıklanabiliyor. Bu nedenle bir deprem sonrasında resmi kurumların güncel ölçümleri ve olası revizyonlarının takip edilmesi önem taşıyor.

NACİ GÖRÜR KUZEY KOLA ÖNE ÇIKTI

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür de Eğriboz çevresindeki sarsıntının ardından bölgenin tektonik yapısına ilişkin değerlendirmede bulundu. Görür, depremin Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey kolunun uzandığı zon içerisinde gerçekleştiğini belirterek, “Kuzey kol hem Marmara’da hem Yunanistan’da geriliyor” ifadelerini kullandı. Açıklama, özellikle Marmara Denizi ile Ege arasındaki fay sistemlerinin ilişkisini yeniden gündeme taşıdı.

KUZEY ANADOLU FAYI BATIYA DOĞRU UZANIYOR

Kuzey Anadolu Fay Sistemi, Anadolu’nun tektonik hareketlerinde önemli rol oynayan aktif yapılardan biri olarak biliniyor. Fay sistemi Türkiye’nin kuzeyinden batıya doğru ilerlerken Marmara Bölgesi’nde farklı kollara ayrılıyor ve Ege’ye doğru devam eden karmaşık tektonik yapılarla ilişki kuruyor. Ege Bölgesi ise yalnızca Kuzey Anadolu Fayı’nın etkileriyle değil, genişlemeli tektonik rejim ve çok sayıda aktif fayın birlikte oluşturduğu hareketlilikle öne çıkıyor. Bu nedenle bölgedeki tek bir depremin daha geniş fay sistemi içindeki anlamı, konumu ve faylanma mekanizmasıyla birlikte değerlendiriliyor.

Kral Charles'tan yapay zeka şirketlerine güvenlik çağrısı
Kral Charles'tan yapay zeka şirketlerine güvenlik çağrısı
İçeriği Görüntüle

TEK BİR DEPREM BÜYÜK SARSINTININ ZAMANINI GÖSTERMEZ

Orta büyüklükteki bir depremin meydana gelmesi, tek başına başka bir bölgede büyük bir depremin ne zaman gerçekleşeceğini ortaya koymuyor. Deprem bilimi fayların konumunu, geçmişte ürettikleri depremleri ve uzun dönemli tehlikeyi inceleyebilse de büyük bir depremin kesin gününü ve saatini önceden belirlemek mevcut bilimsel yöntemlerle mümkün değil. Bu nedenle Eğriboz’daki sarsıntının Marmara’da yakın zamanda büyük bir deprem yaşanacağının doğrudan göstergesi olarak yorumlanmaması gerekiyor.

EGE VE MARMARA NEDEN YAKINDAN İZLENİYOR?

Marmara ve Ege, Türkiye ile Yunanistan’ın yoğun nüfuslu yerleşimlerini, sanayi ve turizm merkezlerini, limanlarını ve önemli ulaşım hatlarını barındırıyor. Aktif fayların bulunduğu bu geniş coğrafyada deprem riski yalnızca sarsıntının büyüklüğüne bağlı değil; yapı stokunun niteliği, zeminin özellikleri, nüfus yoğunluğu ve afet hazırlığı gibi unsurlar da olası etkilerin boyutunu belirliyor. Bu nedenle uzmanların uzun vadeli risk değerlendirmelerinde yalnızca fay hareketlerine değil, kentlerin depreme dayanıklılığına da vurgu yapılıyor.

DEPREM SONRASI RESMİ KAYNAKLAR TAKİP EDİLMELİ

Bir deprem sonrasında AFAD ve ilgili resmi kurumların açıklamalarının takip edilmesi, doğrulanmamış sosyal medya paylaşımlarına karşı temkinli olunması önem taşıyor. Vatandaşların yaşadıkları binaların güvenliği konusunda yetkili kurum ve uzmanların değerlendirmelerini esas almaları, aile afet planı hazırlamaları ve acil durumlarda kullanılabilecek temel ihtiyaç malzemelerini erişilebilir bir yerde bulundurmaları öneriliyor. Sarsıntının hissedilmesi halinde ise hasarlı olduğu düşünülen yapılara yetkililerin değerlendirmesi olmadan girilmemesi gerekiyor.

BÖLGEDEKİ SİSMİK HAREKETLİLİK İZLENİYOR

Eğriboz Adası çevresindeki 4,4 büyüklüğündeki deprem, geniş Ege havzasındaki sismik hareketliliğin bir parçası olarak kayıt altına alındı. Depremin ardından bölgedeki gelişmeler sismoloji ağları üzerinden izlenirken, Prof. Dr. Naci Görür’ün Kuzey Anadolu Fayı’nın kuzey koluna ilişkin değerlendirmesi Marmara-Ege bağlantısını yeniden tartışmaya açtı. Depremin olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde ise yeni ölçümler ve resmi kurumların paylaşacağı veriler belirleyici olacak.

Kaynak: Haber Merkezi