Antalya'nın Muratpaşa ilçesi Deniz Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve 1916-1917 yıllarında inşa edilen tarihi Vasili Deresi Köprüsü'nün çevresi bakımsızlık nedeniyle yok olma tehlikesi yaşıyor. Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü tarafından 2020-2021 döneminde restore edilen köprünün altından geçen dere yatağının atıl durumu, mahalle sakinlerinin ve yerel yöneticilerin tepkisine neden oldu.
Deniz Mahallesi Muhtarı Zafer Öztürk'ün açıklamalarına göre, kent merkezinde geçmişte var olan 36 dereden günümüze yalnızca Vasili, Büklüdere ve Düden Şelalesi ulaşabildi. Öztürk, Antalya Büyükşehir Belediyesi, ASAT ve Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürlüğü yetkililerine çağrıda bulunarak alanın acilen temizlenmesini ve yeniden düzenlenmesini talep etti. Bölgeden aynı zamanda kentin içme suyu şebekesinin ana hattının geçmesi, altyapı güvenliği açısından da riskleri beraberinde getiriyor.
OSMANLI MİRASI KÖPRÜ TRAFİĞİ TAŞIYOR
Konyaaltı Caddesi'nin altında yer alan 26,5 metre uzunluğunda ve 7,14 metre genişliğindeki tek kemerli yapı, Osmanlı döneminin son yıllarına ait önemli bir mühendislik eseri olarak biliniyor. Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından eklenen çelik konstrüksiyon sayesinde modern araç trafiğini de taşımaya devam eden köprü, yaklaşık 450 metre batısındaki Kadın Yarı Köprüsü ile birlikte bölgenin tarihi ulaşım ağını oluşturuyor. Ancak derenin zamanla toprakla doldurulması ve su akışının kesilmesi, tarihi dokunun çevresel bütünlüğünü bozdu.
KENTSEL DÖNÜŞÜM SU KAYNAKLARINI NASIL ETKİLEDİ?
Antalya kent merkezinin hızlı yapılaşma süreci, tarihi su yollarının büyük bir bölümünün haritadan silinmesiyle sonuçlandı. Geçmişte 36 farklı su yoluna ev sahipliği yapan bölgede, bugün ayakta kalan üç dereden biri olan Vasili Deresi'nin korunması, sadece tarihi bir yapının değil, aynı zamanda kentin doğal peyzajının yaşatılması anlamına da geliyor. Bu alanın rehabilite edilmesi, tarihi dokunun gelecek nesillere aktarılmasında temel bir zorunluluk olarak öne çıkıyor.
Altyapı ve çevre düzenlemesi konusunda ilgili kurumlardan henüz resmi bir adım atılmazken, Deniz Mahallesi sakinleri tarihi mirasın kaderine terk edilmemesini bekliyor. Yüzyılı aşkın süredir ayakta kalan köprünün, çevresel bir peyzaj projesiyle günlük yaşama sağlıklı bir şekilde entegre edilmesi hedefleniyor.





