AYNI kökten gelen, aynı ülküleri paylaşan bu iki partinin birleşmemesi için hiçbir neden yoktur. Bugüne kadar yaşanan ayrılıklar ne MHP'ye, ne de BBP'ye yaramıştır. Zira geçmiş bütün seçimlere bakıldığında tablo gayet açık...
AYNI
kökten gelen, aynı ülküleri paylaşan bu iki partinin birleşmemesi için hiçbir neden yoktur. Bugüne kadar yaşanan ayrılıklar ne MHP’ye, ne de BBP’ye yaramıştır. Zira geçmiş bütün seçimlere bakıldığında tablo gayet açık görülmektedir. Küçük bir örnek vermek gerekirse, 2011 genel seçimlerinde MHP İstanbul’da sadece ve sadece 120 oyla milletvekilliği kaybetti. Ordu, Kayseri gibi illerde de çok küçük oylarla milletvekilliği kaybedildi. İstanbul ve Ordu’da bir nevi milletvekillikleri çalındı da diyebiliriz. Tabi bu milletvekillikleri altın tepsi içerisinde AKP’ye hediye edildi. Sanırım bu örnek yeterlidir. Onun için vakit kaybetmeden BBP ile MHP birleşmelidir. Tabi bu birleşme baba evinde yani MHP’de olmalıdır.
Yukarıda belirttiğimiz gibi birleşmenin önünde hiçbir engel yoktur. Şayet birleşme olmazsa 7 Haziran seçimlerinde ittifak yapılmalıdır. MHP, kapılarını evlatlarına yani BBP’ye sonuna kadar açmalıdır. MHP, BBP’ye cömert davranmalıdır. Çünkü gün ayrılık değil, birlik ve beraberlik günüdür. Ayrılık devam ederse kazanan ülkemiz değil ülkemize tuzak hazırlayanlar olacaktır. Bu beraberlik ülkemizin bütünlüğüne, milletimizin dirliğine göz dikenlere vurulacak okkalı mı okkalı kocaman bir Osmanlı tokadı olacaktır.
BBP, rüştünü ispatlamış bir partidir. Her halükarda 2 puanlık bir oyu her zaman mevcuttur. Ancak barajı aşamaz endişesi ile 5 hatta 6 puanlık bir oy oranı da AKP’ye gitmektedir. Samimi bir birleşme veya ittifak durumunda, diğer doğru adımlarla birlikte şu veya bu şekilde AKP’de bulunan 15-20 puanlık Ülkücü-Milliyetçi görüşe sahip emanet oylar, ait olduğu yere yani MHP’ye kesinlikle dönecektir. AKP yöneticileri bunları bildikleri için bazen milliyetçilik nutuklarını bundan atarlar. HDP’ye öteden beri onca müsamaha gösteren AKP’nin linç derecesinde MHP’ye iftiralar ve ithamlarla saldırmasının asıl nedeni budur. Artık bu oyunlara ve samimiyetsizliklere bir son verilmelidir. Yanlışlarını örtbas etmek için sıkışınca “Oy oranı” sakızını çiğneyenlerin ellerinden bu oyuncakları alınmalıdır.
Geçmişte bu hareket içerisinde yer alan ama bugün dışarıda kalan veya köşesine çekilmiş olan isimler de bu seçimlerde gelmelilerdir. Merhum Türkeş Bey’in manevi evladı olan Ozan Arif, Enis Öksüz, Namık Kemal Zeybek, Sadi Somuncuoğlu, Agah Oktay Güner, Ahmet Vefik Alp, Gürcan Dağdaş, Kazım Ayaydın, Yavuz Selim Demirağ gibi isimler de gelmeli, yaşlı olanların aday olmaları şart değil, en azından bu seçimlerde destek olmalılardır. Camia bu isimleri görünce şevk ve heyecanla daha çok çalışacaktır. Doğru adımlar atıldığı takdirde MHP en az 150 milletvekili çıkaracak ve anahtar parti olacaktır. Çünkü bu potansiyel fazlasıyla MHP’de ve Ülkücü camiada mevcuttur.
Önümüzdeki 7 Haziran seçimleri bir dönüm noktasıdır. O nedenle her iki partinin genel başkanlarına ve parti yöneticilerine tarihi bir görev düşmektedir. Sorumluluklarını yerine getirmeyenler büyük, hem de altından kalkamayacakları çok büyük bir vebalin altında kalırlar.