Meksika'nın Cancun ve Isla Mujeres kıyılarında 2009 yılında kurulan Sualtı Sanat Müzesi (MUSA), aradan geçen sürede deniz ekosisteminin önemli merkezlerinden birine dönüştü. Sözcü Gazetesi'nin aktardığına göre, İngiliz sanatçı Jason deCaires Taylor tarafından hayata geçirilen proje, sanatı ve ekolojik korumayı harmanlıyor.

Konyaaltı'nda yaz ortası kar keyfi: Eksi 2 derecede serinlik
Konyaaltı'nda yaz ortası kar keyfi: Eksi 2 derecede serinlik
İçeriği Görüntüle

Müzenin en dikkat çekici bölümü olan Sessiz Evrim enstalasyonu, 450 batık figürü barındırıyor. Her biri 10 insan vücudundan oluşan 45 farklı modül, yaklaşık 120 ton beton, kum ve çakıl kullanılarak inşa edildi. Bu devasa yapı, deniz akıntılarına ve bölgedeki kasırgalara karşı dayanıklılık sağlaması amacıyla fiberglas donatılarla güçlendirildi.

HEYKELLER KİMLERDEN İLHAM ALINDI?

Eserlerin tasarımında kurgusal karakterler yerine, bölgede yaşamını sürdüren 90'ı aşkın yerel halk ve balıkçının gerçek beden kalıpları tercih edildi. Toplamda 420 metrekarelik çorak bir deniz tabanına yerleştirilen bu heykeller, zaman içerisinde deniz canlılarının kolonileştiği doğal bir resif görünümüne kavuştu.

DENİZ EKOSİSTEMİNE UYGUN ÖZEL MATERYAL

Projeyi hayata geçirirken suyu zehirleyebilecek metal, mermer veya bronz yerine deniz doğasına zarar vermeyen nötr pH değerine sahip özel deniz çimentosu kullanıldı. Heykellerin kasıtlı olarak pürüzlü ve delikli bırakılan yüzeyleri; mercan larvalarının, alglerin ve midyelerin tutunması için ideal bir zemin oluşturuyor. Bu gözenekler aynı zamanda balıklar, ıstakozlar, yengeçler ve deniz kaplumbağaları için güvenli barınma alanları sağlıyor.

YAPAY RESİFLER DOĞAYI NASIL KORUYOR?

Dünya genelinde yapay resif projeleri, insan kaynaklı tahribatı azaltmak ve deniz biyolojik çeşitliliğini desteklemek amacıyla giderek daha fazla değerlendiriliyor. MUSA örneğinde de, bölgeyi her yıl ziyaret eden 750 binden fazla turistin doğal mercanlara verdiği fiziksel hasarın önüne geçilmesi hedefleniyor. Dalgıç ve ziyaretçi trafiği bu yapay sanat alanına yönlendirilerek, tahrip olmuş gerçek mercan resiflerinin kendini yenilemesi için zaman yaratılıyor.

Müze, ziyaretçilerin tecrübe seviyelerine göre farklı alanlar sunmaya devam ediyor. Tüplü dalış yapanlar için 8 metre derinliğindeki Manchones salonu öne çıkarken, şnorkel tercih edenler 4 metre derinlikteki Punta Nizuc salonunu kullanabiliyor.

Kaynak: Haber Merkezi