Marmara Denizi'nde iki ticari geminin çarpışması sonucu batan Tuğberk İmamoğlu isimli gemiye yönelik arama çalışmalarında önemli bir aşamaya gelindi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı TCG Akın kurtarma ve yedekleme gemisinin deniz tabanındaki Tuğberk İmamoğlu'nun yerini tespit ettiğini açıkladı. Gemide bulunan personele ulaşılması amacıyla yürütülen çalışmalar ise koordineli şekilde devam ediyor.
TCG AKIN BATAN GEMİNİN YERİNİ TESPİT ETTİ
MSB'den yapılan açıklamada, Marmara Denizi Silivri açıklarında 2 Eylül 2026 tarihinde meydana gelen kazanın ardından Deniz Kuvvetleri unsurlarının ilk günden itibaren bölgede görev yaptığı belirtildi. Bakanlık, TCG Akın kurtarma ve yedekleme gemisinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda batan Tuğberk İmamoğlu isimli geminin yerinin belirlendiğini bildirdi. Enkazın tespit edilmesi, arama faaliyetlerinin deniz tabanındaki belirli bir noktaya yoğunlaştırılabilmesi açısından kritik önem taşıyor.
KAZA SONRASI GENİŞ ÇAPLI ARAMA BAŞLATILMIŞTI
Kaza, Silivri açıklarında Türk bayraklı Alsu ile Tuğberk İmamoğlu isimli iki ticari geminin çarpışmasıyla meydana geldi. Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu hızla batarken gemideki 10 kişilik mürettebata ulaşılamadı. Bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve diğer ilgili kurumlara bağlı deniz ve hava unsurları sevk edildi. Deniz yüzeyinde gemiye ait can kurtarma araçlarının bulunması üzerine çalışmalar geniş bir alanda sürdürüldü.
KAZAYA İLİŞKİN SORUŞTURMA SÜRÜYOR

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kazaya ilişkin başlatılan adli soruşturma da devam ediyor. Soruşturma kapsamında gemilerden elde edilen teknik kayıtlar, seyir verileri, telsiz görüşmeleri ve mürettebat ifadeleri inceleniyor. Hazırlanan ön bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda seyir emniyeti ve durumsal farkındalık bakımından her iki gemiye ilişkin çeşitli hususlara dikkat çekildi. Nihai kusur değerlendirmesinin ise soruşturma ve teknik incelemelerin tamamlanmasının ardından netleşmesi bekleniyor.
ENKAZIN BULUNMASINDAN SONRA SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?
Deniz kazalarında batan bir geminin konumunun kesin olarak belirlenmesi, arama ve kurtarma operasyonlarının sonraki aşaması açısından büyük önem taşıyor. Enkazın derinliği, deniz tabanındaki konumu, geminin yatış biçimi ve çevresindeki görüş şartları değerlendirilerek hangi teknik araçların kullanılabileceği belirleniyor. Derin sulardaki operasyonlarda sonar sistemlerinin yanı sıra uzaktan kumandalı su altı araçları ve özel kurtarma ekipmanlarından yararlanılabiliyor. Kullanılacak yöntem ise her olayda deniz ve enkaz şartlarına göre yetkili kurumlar tarafından belirleniyor.
MARMARA DENİZİ KRİTİK BİR DENİZ ULAŞIM KORİDORU
Kazanın meydana geldiği Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale boğazlarını birbirine bağlaması nedeniyle ulusal ve uluslararası deniz taşımacılığı açısından stratejik bir konumda bulunuyor. Karadeniz ile Ege ve Akdeniz arasındaki ticari gemi trafiğinin önemli bölümü bu koridordan geçiyor. Yoğun gemi hareketliliğinin bulunduğu sularda trafik ayrım düzenleri, seyir gözcülüğü, radar ve elektronik seyir sistemlerinin etkin kullanımı ile gemiler arasındaki haberleşme deniz emniyetinin temel unsurları arasında yer alıyor.

DENİZ KAZALARINDA TEKNİK KAYITLAR KRİTİK ÖNEMDE
Benzer deniz kazalarında çarpışmanın nedeninin belirlenebilmesi için gemilerin seyir rotaları, hız ve manevra bilgileri, radar ve elektronik harita kayıtları, otomatik tanımlama sistemi verileri, telsiz konuşmaları ve köprüüstü uygulamaları birlikte değerlendiriliyor. Bu incelemeler yalnızca adli sorumluluğun ortaya çıkarılması açısından değil, benzer kazaların tekrarını önleyecek denizcilik güvenliği tedbirlerinin belirlenmesi bakımından da önem taşıyor.
ARAMA ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR
Tuğberk İmamoğlu'nun deniz tabanındaki yerinin tespit edilmesiyle operasyon yeni bir aşamaya geçti. Milli Savunma Bakanlığı, gemi ve personeline yönelik çalışmaların ilgili kurumlarla koordinasyon içerisinde sürdürüldüğünü bildirdi. Bundan sonraki süreçte enkaz çevresindeki teknik incelemeler ile personele ulaşmaya yönelik faaliyetlerin, bölgedeki deniz ve derinlik şartları dikkate alınarak yürütülmesi bekleniyor.





