Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Kemer’de Hazineye ait taşınmazların mevzuatta öngörülen şartlar oluşmadığı halde belirli kişi ve çevrelerin üzerine geçirildiği iddiaları mercek altına alındı. Soruşturmanın odağında, 6292 sayılı Kanun kapsamında hak sahipliği, fiilî kullanım ve satış koşullarını taşımadığı değerlendirilen işlemler bulunuyor. Savcılık, söz konusu devirlerle kamunun zarara uğratıldığı ve özel kişilere haksız ekonomik menfaat sağlandığı iddialarını araştırıyor.

Antalya’da kaçak tütün operasyonu: 365 kilogram ele geçirildi
Antalya’da kaçak tütün operasyonu: 365 kilogram ele geçirildi
İçeriği Görüntüle

80 HAZİNE TAŞINMAZI İNCELEMEYE ALINDI

Soruşturma kapsamında 80 Hazine taşınmazı yakın incelemeye alındı. Taşınmazların bulundukları bölgelerdeki güncel piyasa değerleri dikkate alındığında dosyanın yaklaşık 10 milyar TL büyüklüğünde bir ekonomik değeri kapsadığı değerlendiriliyor. Ancak bu tutar, kesinleşmiş kamu zararı anlamına gelmiyor. Kamu zararının bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının bilirkişi incelemeleri ile yargısal süreç sonucunda netleşmesi bekleniyor.

MALİ VE TEKNİK KAYITLAR BİRLİKTE İNCELENDİ

Dosyada yalnızca tapu kayıtları ve satış belgeleri değil, farklı kaynaklardan elde edilen veriler de birlikte değerlendirildi. MASAK ve banka verileri, HTS ve baz istasyonu kayıtları, tapu hareketleri, Bakanlık müfettişliği ve ön inceleme raporları, bilirkişi değerlendirmeleri ile taşınmaz satış dosyaları soruşturmanın önemli parçaları arasında yer aldı. Ayrıca teknik ve fiziki takip çalışmaları ile CMK'nin 135. maddesi kapsamında elde edilen iletişim kayıtlarının da incelemeye dahil edildiği bildirildi.

21 ADRESE EŞ ZAMANLI OPERASYON

Toplanan deliller doğrultusunda Antalya'nın Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçeleri ile Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'deki toplam 21 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyon kapsamında Milli Emlak personeli, tapu görevlileri, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivil kişilerin de aralarında bulunduğu 27 şüpheli gözaltına alındı. Antalya'daki Hazine arazisi operasyonunu daha önce duyurmuştuk. Şüphelilere yönelik işlemler sürerken, soruşturmanın ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının belirlenmesine yönelik çok yönlü biçimde devam ettiği belirtildi.

6292 SAYILI KANUNDA SÜREÇ NASIL İŞLİYOR?

Soruşturmanın merkezindeki 6292 sayılı Kanun, kamuoyunda özellikle 2/B olarak bilinen alanlar ve bazı Hazine taşınmazlarının değerlendirilmesine ilişkin düzenlemeleri içeriyor. Bu tür taşınmazların satışında kişinin yalnızca araziyi kullandığını ileri sürmesi tek başına yeterli olmuyor. Taşınmazın hukuki statüsü, hak sahipliği koşulları, fiilî kullanım durumu, satışa engel bir hal bulunup bulunmadığı ve ilgili idari kayıtların mevzuata uygunluğu birlikte değerlendiriliyor. Bu nedenle satış sürecindeki tespit ve belgelerin doğruluğu, kamu malının korunması açısından kritik önem taşıyor.

TAŞINMAZLAR VE HESAPLARA KORUMA TEDBİRLERİ

Soruşturmalarda mal varlıklarının el değiştirmesinin veya üçüncü kişilere aktarılmasının önlenmesi amacıyla yargı makamlarınca koruma tedbirlerine başvurulabiliyor. Kemer merkezli dosyada da bağlantılı banka hesapları ve taşınmazlar yönünden tedbirler uygulanırken, inceleme konusu bazı Hazine taşınmazlarında satış iptali ve devir önlemeye yönelik işlemler gerçekleştirildiği bildirildi. Bu tedbirler, soruşturma ve yargılama devam ederken mal varlığı üzerindeki mevcut durumun korunmasını amaçlıyor.

KEMER'DE ARAZİ DEĞERİ DOSYANIN ÖNEMİNİ ARTIRIYOR

Kemer'in turizm ağırlıklı ekonomik yapısı ve kıyı bölgesindeki taşınmazlara yönelik yüksek talep, kamu arazilerinin yönetimini ayrıca önemli hale getiriyor. Turizm merkezlerinde arazi değerlerinin yüksek olması, Hazine taşınmazlarının tahsis, satış ve kullanım süreçlerinde kamu yararının korunmasını daha kritik hale getiriyor. Bu nedenle hak sahipliği ve satış işlemlerinin yalnızca tapu aşamasında değil, başvurudan tespit sürecine kadar bütün idari zincir boyunca denetlenmesi önem taşıyor.

İDARİ İŞLEM İLE CEZA SORUŞTURMASI AYRI YÜRÜYEBİLİYOR

Hazine taşınmazlarına ilişkin bir işlemin mevzuata aykırı olduğunun belirlenmesi, işlemin idari yönden iptali veya taşınmazın yeniden Hazine adına geçirilmesi gibi sonuçlar doğurabilir. Bunun yanında kamu görevlilerinin veya üçüncü kişilerin suç oluşturabilecek bir eyleminin bulunduğu iddiası varsa ceza soruşturması ayrıca yürütülüyor. Böyle dosyalarda tapu ve satış belgeleri, para hareketleri, iletişim kayıtları ve taraflar arasındaki ilişkilerin birlikte değerlendirilmesi, iddia edilen mekanizmanın nasıl işlediğinin ortaya çıkarılması açısından önem taşıyor.

SORUŞTURMA SÜRÜYOR

Gözaltına alınan kişiler hakkındaki suçlamaların ve hukuki durumlarının soruşturmanın ilerleyen aşamalarında netleşmesi bekleniyor. Gözaltına alınan şüphelilere ilişkin ayrıntıları daha önce aktarmıştık. Gözaltı işlemi tek başına suçluluk anlamına gelmezken, şüpheliler hakkında nihai değerlendirme bağımsız yargı mercileri tarafından yapılacak. Savcılığın soruşturmayı, incelemeye alınan taşınmazların devir süreçlerini, kamu görevlileri ile yararlanıcılar arasındaki olası bağlantıları ve ekonomik değerin kimlere ulaştığını ortaya çıkarmak amacıyla sürdürdüğü bildirildi.

Kaynak: Haber Merkezi