GEÇMİŞE yönelik olan olaylar analiz edilirken mutlaka belgeler ışığında ele alınmalıdır. Eğer belgelere dayanmayan, hele hele bir de onca arşiv belgeleri ortada dururken yorum yapmaya kalkışmak her şeyden önce tarih bilimine yapılan en...
GEÇMİŞE
yönelik olan olaylar analiz edilirken mutlaka belgeler ışığında ele alınmalıdır. Eğer belgelere dayanmayan, hele hele bir de onca arşiv belgeleri ortada dururken yorum yapmaya kalkışmak her şeyden önce tarih bilimine yapılan en büyük saygısızlıktır. Onun için bu tür yorum yapmaya kalkışanları önce bu belgeler müfteri kabul eder. Önce arşivleri bir açalım, hodri meydan.
Bu bölge ta Osmanlılar zamanında yani 1850’li yıllardan itibaren zaman zaman devlet otoritesine baş kaldırmaya kalkışan bir takım zorbalıklara sahne olmuştur. Acaba ahkam kesenler niçin 1937 olayları öncesi şehit edilen 33 Mehmetçik ve komutanları olan Asteğmen İsmail Hakkı Bey’den hiç söz etmezler? Yine İkinci Dersim Harekatı 1938 öncesi pusuya düşürülerek şehit edilen 8 vatan evladı Mehmetçikten söz etmezler? Lütfen dürüst olun dürüst. Bu olayların niçin dış bağlantılarından söz edilmez? Mehmetçikler şehit edilirken, karakollar ve okullar saldırıya uğrarken, köprüler havaya uçurulurken, Seyit Rıza ve diğer asi aşiretlerin mensupları onlarca aşiretlere kan kustururken zamanın hükümeti “Aferin, çok iyi yapmışsınız! Devam edin” mi demeliydi? Demek ki o tarihte hükümet varmış, ne gerekiyorsa onu yapmıştır. Ancak bunlar yapılırken orantısız güç kullanılmıştır. Zira olaylar öncesi hükümet bölgeye nasihat heyetleri göndermiş ama asiler bunu ciddiye almamışlardır. Keşke bu olaylar hiç yaşanmasaydı.
Bugün bakıyoruz ki kabuk bağlamış yaraları kaşıyıp kanatanlar ve buradan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü hedef almak isteyenler var. Bir diğer konu ise her zaman yaptıkları, sıkışınca gündem saptırmak yöntemi var.
Bir zamanlar Alevi vatandaşlarımıza her türlü hakareti yapanların, nedense bugünlerde bir Alevi aşkıdır gidiyor. Hangi dağda kurt öldü beyler? Daha üzerinden fazla bir zaman geçmedi, geçtiğimiz yaz İstanbul’ da Alevilere yani Caferi kardeşlerimizin camisine yönelik hem de iki defa saldırıya karşı ne yaptınız? En azından bir kınama dahi yapmadınız. Bu saldırıyı yapanlara terör örgütü diyemediğiniz, demediğiniz ancak “Dünya liderinin” son ABD ziyareti dönüşü söylemesi ile birlikte terör örgütü diyebildiğiniz malum örgütçe yapıldığı söylendi. Dahası hiç de hoş olmayan, tamamen ülkemizin aleyhine, İsrail ve Batılıların çıkarlarına hizmet eden bazı komşu ülkelerle gereksiz kavganızın altında yatan asıl nedenin ise bu ülke yönetimlerinin Alevi rejimlerinden kaynaklandığı herkesin malumudur. Lütfen yapmayın, lütfen biraz samimi olunuz. Basit oy hesapları uğruna toplumu germeyiniz. Kabuk bağlayan yaraları kaşıyıp kanatmayınız. Mevcut gerginlikler yetmezmiş gibi yeni yeni gerginlikler yaratmayınız. Alevileri CHP’den koparacağız diyerek ateşle oynuyorsunuz. Oysa Aleviler bu oyunlara gelmeyecek kadar aklı selim insanlardır. Kömüre, makarnaya, bulgura kanmayacak kadar da sağduyu sahibidirler.
Devlet yönetimi ciddiyet ister, samimiyet ister. Ama maalesef bunları göremiyoruz. Varsa yoksa gerginlik ve dedikodu siyaseti. Bunlar kimseye bir şey kazandırmaz. Lütfen ülke için ne yaptınız, hangi hizmetleri yaptınız, eğer varsa onu dinleyelim. Ülkenin hangi derdine çare buldunuz, onu dinleyelim. Lütfen içeride ve dışarıda gerginliğe son verelim. Zira bunların bir getirisi olmaz ama götürüsü çok olur.