Bu hafta Kütüphaneler Haftası ve ben kütüphanede görevli dostlarımla iftihar ediyorum. Halk Kütüphanesi Derneği başkanıyken onları çok yakından tanıdım ve çalışmalarını, çocuklara ve gençlere aradıkları kitabı ve bilgiyi bulmada...

Bu hafta Kütüphaneler Haftası ve ben kütüphanede görevli dostlarımla iftihar ediyorum. Halk Kütüphanesi Derneği başkanıyken onları çok yakından tanıdım ve çalışmalarını, çocuklara ve gençlere aradıkları kitabı ve bilgiyi bulmada gösterdikleri ilgi ve sabra hayran oldum. Onları kutluyorum. Sayın müdür ve personeli gençler ve çocuklar oradayken evlerinde imişcesine çok rahat hareket ediyorlar. Çünkü ortam çok samimi ve ılıman, ne sıkılacak ne çekinilecek durum var. Kütüphane binası tam okullara yakın kurulmuş. Bir bina bağışlayan asıl ve hayırsever beyefendi nur içinde yatsın ve ruhu şad olsun. Hüsnü Şifa abimizin kütüphanesi her zaman okul çocuklarıyla dolup taşıyor. Ama ben okuyucularla da dolup taşmasını dilerdim. Ayrıca evlere de alınabiliyor. Eğlence merkezlerinin dolup taştığı gibi kütüphanelerin de kültürü arttığı için ve sessizlik içinde ruhu dinlendirdiği için üzüntü ve stresi yok ettiği için az da olsa kitaplara zaman ayırmak lazım. Eskiden kıraathaneler vardı, içinde kitaplar olurdu, aydınlar, kitap okumayı sevenler, evde canı sıkılanlar gelir çay, kahve içer, raftan istediği kitapları okur, bazı kişi 66-iskambil, bazısı tavla veya domino veya başka iskambil oyunları oynarlardı. Ya külahlı lokum sakızlı gülsuyu veya kahve çayı ödemesine, paralı oyun oynanmazdı. Birçok kişi evde okumuş olduğu fazla kitapları kıraathanenin kitaplığına koyardı. Ne güzel bir hizmet değil mi? Zaten tarihimiz güzelliklerle dolu değil mi? Atalarımız he rşeyin en güzel ve en iyisini düşünmüş,
Yazar oğlum vardı. Adı Bilgin Adalı, öldü. Bir gün ona dedim ki “Oğlum çok sigara içiyorsun, içme, sen de uzun yaşasan olmaz mı?” Bana dedi ki “Anneciğim ben yaşadım yaşayacağım kadar ama kitaplarımla yaşayacağım, merak etme insanlar ölür. Kitaplar ölmez.”
En güzel kitapları seçip okumanız dileğiyle. Hoşçakalın…