Kredi kartı kullanan milyonlarca kişiyi ilgilendiren limit düzenlemesinde bankaların gelir odaklı değerlendirme süreci öne çıkıyor. Yeni dönemde kredi kartı limitlerinin yalnızca müşterinin beyanına dayanması yerine, bankalarca ispata elverişli kabul edilen belgeler üzerinden belirlenen gelirle uyumlu hale getirilmesi hedefleniyor. Düzenleme, özellikle geliriyle mevcut toplam kart limiti arasında belirgin fark bulunan müşteriler açısından önem taşıyor.

KREDİ KARTI LİMİTLERİNDE GELİR ESASI GÜÇLENİYOR

BDDK'nın 2026 yılında aldığı kararlar kapsamında yeni kredi kartı verilmesi veya mevcut kart limitinin artırılması sırasında aylık ya da yıllık ortalama gelir esas alınıyor. Gelirin de bankalar tarafından ispata elverişli kabul edilen belgeler üzerinden tespit edilmesi gerekiyor. Böylece yalnızca müşterinin beyan ettiği tutara dayanan limit tahsisi yerine, doğrulanabilir gelir üzerinden daha sıkı bir değerlendirme yapılması amaçlanıyor.

Türkiye'deki mevcut mevzuatta kredi kartı limitleri zaten gelirle bağlantılı bir yapıya sahip. Gerçek kişilerin farklı bankalardaki kredi kartları birlikte değerlendiriliyor ve toplam limit için gelir esaslı üst sınırlar uygulanıyor. Kart sahipliğinin ilk yılında aylık ortalama net gelirin iki katı, ikinci ve sonraki yıllarda ise dört katı temel üst sınır olarak kabul ediliyor. Bankanın bu üst sınıra kadar mutlaka limit vermesi gerekmiyor; müşterinin ödeme performansı ve risk durumu da değerlendirmede etkili olabiliyor.

400 BİN LİRANIN ÜZERİNDEKİ TOPLAM LİMİTLER DE GÜNDEMDE

Düzenlemenin önemli başlıklarından birini yüksek kredi kartı limitleri oluşturuyor. Tüm bankalardaki toplam kredi kartı limiti 400 bin liranın üzerinde bulunan kişiler açısından kullanılmayan limitlerin belirli ölçülerde azaltılması öngörüldü. Buradaki temel yaklaşım, aktif olarak kullanılmayan yüksek limitlerin kontrol altına alınması ve kart sahiplerinin gelirleriyle toplam kredi kapasitesi arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi.

Bu nedenle değerlendirme yalnızca bir bankadaki kredi kartıyla sınırlı değil. Bir kişinin farklı bankalarda birden fazla kredi kartı bulunması halinde sektördeki toplam limit dikkate alınıyor. Kart sahibinin bir bankadaki limitinin düşük olması, diğer bankalardaki limitleriyle birlikte değerlendirildiğinde toplam kredi kartı kapasitesinin yüksek olmadığı anlamına gelmeyebiliyor.

BANKALAR İÇİN 1 OCAK 2027 TAKVİMİ

BDDK tarafından belirlenen çerçeveye göre bankaların kredi kartı limitlerini kart sahiplerinin aylık veya yıllık ortalama gelirleriyle uyumlu hale getirmeye yönelik çalışmalarını 1 Ocak 2027'ye kadar tamamlaması öngörülüyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 2026 yılı Enflasyon Raporu'nda da kredi kartı limitlerinin bu tarihe kadar ispata elverişli belgeler üzerinden belirlenen gelirle uyumlu hale getirilmesine yönelik düzenlemeye yer verildi.

Bağ-Kur’da 7 bin 200 gün için Meclis beklentisi
Bağ-Kur’da 7 bin 200 gün için Meclis beklentisi
İçeriği Görüntüle

KART SAHİPLERİ NE YAPMALI?

Kredi kartı kullanıcılarının öncelikle farklı bankalardaki kartlarının yalnızca mevcut borçlarını değil, toplam tanımlı limitlerini de gözden geçirmesi önem taşıyor. Kullanılmayan kartlarda yüksek limit bulunması, kişinin sektördeki toplam kredi kartı limitini yükseltebiliyor. Gelir bilgisinin güncel olmaması durumunda ise banka tarafından talep edilmesi halinde geliri doğrulayabilecek belgelerin sunulması gerekebiliyor.

Düzenleme, kredi kartı borcunun doğrudan azaltılmasıyla aynı anlama gelmiyor. Burada esas olarak kişinin kullanabileceği toplam kredi kartı kapasitesinin gelirle daha uyumlu hale getirilmesi amaçlanıyor. Dolayısıyla mevcut borç, kullanılabilir limit ve toplam tanımlı limit birbirinden farklı kavramlar olarak değerlendirilirken, bankalar limit tahsisinde müşterinin finansal durumunu ve ödeme kapasitesini dikkate almaya devam ediyor.

AMAÇ AŞIRI BORÇLANMAYI SINIRLAMAK

Kredi kartlarına ilişkin adımlar, finansal istikrarı desteklemeyi ve tüketicilerin ödeme güçlerinin üzerinde borçlanmasının önüne geçmeyi amaçlayan daha geniş makro ihtiyati politika çerçevesinin bir parçası. Kullanılmayan yüksek limitlerin azaltılması aynı zamanda bankacılık sistemindeki potansiyel kredi riskinin daha sağlıklı yönetilmesini hedefliyor. Böylece kredi kartı limitinin kişinin gerçek ekonomik kapasitesinden uzun süre kopuk şekilde büyümesinin önüne geçilmesi amaçlanıyor.

Önümüzdeki süreçte özellikle birden fazla bankadan yüksek limitli kredi kartına sahip olanların gelir ve toplam limit uyumu daha fazla önem kazanacak. Kart sahipleri açısından en önemli nokta ise kredi kartı limitinin kullanılabilir bir para veya gelir olmadığı gerçeğini göz önünde bulundurarak toplam borçluluk durumunu takip etmek olacak. Bankaların 1 Ocak 2027'ye kadar yürüteceği uyum çalışmalarıyla birlikte kredi kartı limitlerinde gelir belgesine dayalı yapının daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi