Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre, 9 Temmuz 2012'de Akdeniz'de meydana gelen 6.0 büyüklüğündeki depremin üzerinden tam 14 yıl geçti. Saat 16.54'te gerçekleşen sarsıntı, bölgenin sismik hareketliliğini ve afet bilincini yeniden gündeme getirdi.
Merkez üssü Ege-Kıbrıs Yayı üzerinde, Rodos'un güneydoğusu ve Antalya'nın Kaş ilçesinin yaklaşık 100 kilometre güneybatısı olan sarsıntı, geniş bir coğrafyada etkili olmuştu. O dönemde kaydedilen verilere göre sarsıntı; Marmaris, Antalya, Konya, Mersin ve Adana'da yaşayan vatandaşlar tarafından belirgin biçimde hissedilmişti.
EGE-KIBRIS YAYI NEDEN ÖNEMLİ?
Uzmanların paleosismolojik çalışmalarda sıklıkla referans gösterdiği Ege-Kıbrıs Yayı, Akdeniz havzasındaki en aktif tektonik hatlardan biri olarak biliniyor. Afrika levhasının Anadolu levhasının altına daldığı bu bölge, tarih boyunca sismik aktivite üretme potansiyeliyle dikkat çekiyor. Demirtaş'ın hatırlattığı bu doğa olayı da fayın karakteristik özelliklerini anlamak ve gelecekteki olası durumlara hazırlıklı olmak adına önemli bir veri kaynağı oluşturuyor.
Günümüzde afet hazırlık süreçlerinin kesintisiz sürdürülmesi gerektiğine vurgu yapan uzmanlar, geçmiş sarsıntıların tarihi birer kayıt olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Akdeniz kıyı şeridindeki yapı stokunun risklere karşı güçlendirilmesi, bölgenin güvenliği için hayati bir zorunluluk olmaya devam ediyor.




