İsviçre’nin güneyindeki Ticino kantonuna bağlı Piotta’da bulunan Ritom hidroelektrik santrali şantiyesinde sabah saatlerinde şiddetli bir patlama meydana geldi. Ticino Kanton Polisi bölgede müdahalenin sürdüğünü doğrularken, olayın ardından itfaiye, sağlık ve kurtarma ekipleri geniş çaplı çalışma başlattı. Bölge güvenlik gerekçesiyle çevrilirken, ilk haberlerde yapının bir bölümünde çökme meydana gelmiş olabileceği belirtildi. Yetkililer, patlamanın nedeni ve olaydan etkilenen kişilerin bulunup bulunmadığı konusunda incelemelerin devam ettiğini bildirdi.
ARAMA KURTARMA VE GÜVENLİK ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Patlamanın ardından şantiyede öncelik, çalışanların güvenli şekilde tahliye edilmesi ve olası göçük alanlarının kontrol edilmesine verildi. Kurtarma operasyonuna bölgedeki acil yardım ekiplerinin yanı sıra hava ambulansı da destek verdi. Bu tür endüstriyel tesislerde patlama sonrasında yalnızca göçük riski değil; elektrik sistemleri, basınçlı ekipmanlar, yangın, gaz birikmesi ve yapısal hasar gibi ikincil tehlikeler de değerlendiriliyor. Bu nedenle ekiplerin hasarlı bölümlere girişinden önce yapının stabilitesinin ve enerji hatlarının güvenliğinin kontrol edilmesi gerekiyor.
RİTOM PROJESİ BÖLGENİN ÖNEMLİ ENERJİ YATIRIMLARINDAN
Patlamanın meydana geldiği yeni Ritom tesisi, mevcut hidroelektrik altyapısının yenilenmesi amacıyla yürütülen kapsamlı bir enerji projesinin parçası. Ritom SA’nın resmi proje bilgilerine göre tesis, İsviçre Federal Demiryolları ile Ticino kantonunun ortak girişimi tarafından geliştiriliyor. Yaklaşık 350 milyon İsviçre Frangı tutarındaki yatırımın inşaat süreci 2018’de başladı ve yeni santralin 2027 yılında işletmeye alınması planlanıyor. Şirketin ortaklık yapısında İsviçre Federal Demiryolları yüzde 75, Ticino kantonu ise yüzde 25 paya sahip.
HİDROELEKTRİK SİSTEM NASIL ÇALIŞACAK?
Yeni tesis, yüksek rakımdaki Ritom Gölü’nde biriktirilen suyun kot farkından yararlanarak elektrik üretmek üzere tasarlandı. Su, dağın içinden geçen basınçlı iletim sistemiyle Piotta’daki santrale ulaştırılacak ve türbinlerden geçirilerek elektrik enerjisine dönüştürülecek. Projede iki ayrı 60 megavatlık türbin bulunması öngörülüyor. Bunlardan biri demiryolu elektrik şebekesine, diğeri ise Ticino’nun genel elektrik sistemine enerji sağlayacak. Ayrıca tesiste yer alacak pompalama sistemi, elektrik arzının yüksek olduğu dönemlerde suyu yeniden üst rezervuara taşıyarak gölün büyük ölçekli bir enerji depolama sistemi gibi kullanılmasına imkan verecek.
POMPAJLI HİDROELEKTRİK TESİSLERİ NEDEN ÖNEMLİ?
Pompalı hidroelektrik santralleri, özellikle güneş ve rüzgar gibi üretimi gün içinde değişkenlik gösteren yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşmasıyla elektrik sistemlerinde daha önemli hale geliyor. Elektrik talebinin düşük olduğu veya üretimin fazla olduğu saatlerde su üst rezervuara pompalanabiliyor; ihtiyaç arttığında ise yeniden aşağı bırakılarak elektrik üretilebiliyor. Bu yöntem, şebekenin dengelenmesine yardımcı olurken büyük miktarda enerjinin suyun potansiyel enerjisi biçiminde depolanmasını sağlıyor. Ritom projesinin de Ticino ve İsviçre’nin yenilenebilir enerji hedeflerine bu esneklik üzerinden katkı sağlaması amaçlanıyor.
YÜZYILI AŞAN HİDROELEKTRİK GEÇMİŞİ
Ritom bölgesindeki hidroelektrik üretimin geçmişi bir asrı aşarken, tesis İsviçre demiryolu altyapısının elektriklendirilmesinde de tarihsel önem taşıyor. Ritom Gölü’nün suları ilk kez 1917’de elektrik üretiminde kullanılmaya başlanırken, eski hidroelektrik santrali 1920’de faaliyete geçti. Zaman içinde genişletilen ve modernize edilen sistemin yerini alacak yeni santral, günümüzün daha yüksek kapasite ve esneklik ihtiyaçlarına göre tasarlandı.
RESMİ İNCELEMEDE HANGİ NOKTALAR ARAŞTIRILACAK?
Patlamanın kesin nedeninin belirlenebilmesi için olay yerindeki teknik incelemelerin tamamlanması bekleniyor. Benzer sanayi ve enerji tesisi kazalarında soruşturmacılar genellikle patlamanın başladığı noktayı, kullanılan makineleri, elektrik ve basınç sistemlerini, yürütülen inşaat faaliyetlerini ve olay öncesindeki çalışma koşullarını birlikte değerlendiriyor. Ayrıca güvenlik prosedürlerine uyulup uyulmadığı, çalışma alanında hangi personelin bulunduğu ve yapısal hasarın nasıl oluştuğu da araştırmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor. İlk aşamada ortaya atılan çökme ve olası yaralanma iddialarının ise resmi makamların doğrulamasıyla netlik kazanması bekleniyor.
PROJENİN TAKVİMİ HASAR TESPİTİNDEN SONRA NETLEŞECEK
Patlamanın yeni santralin inşaat takvimini etkileyip etkilemeyeceği konusunda henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Tesisin 2027’de devreye alınması öngörülürken, bundan sonraki süreçte hasarın kapsamı, kritik ekipmanların durumu ve şantiyenin yeniden güvenli çalışma koşullarına kavuşup kavuşmadığı değerlendirilecek. İncelemelerin ardından gerekli görülmesi halinde hasarlı alanların güçlendirilmesi, ekipmanların test edilmesi ve iş güvenliği tedbirlerinin yeniden gözden geçirilmesi gündeme gelebilecek.




