31 Mart 2026 itibarıyla altın fiyatları yeniden yatırımcının odağında. İslam Memiş, özellikle fiziki altın alımında ödenen yüksek işçilik farkına dikkat çekti; gram altında 10 bin TL beklentisini korurken, 2027 için de yeni bir ekonomik döneme işaret etti.
Altın piyasasında hareketlilik sürüyor. 31 Mart 2026 altın fiyatları yatırımcı tarafından yakından takip edilirken, para piyasaları uzmanı İslam Memiş bu kez sadece fiyatlara değil, alım şekline dair de uyarıda bulundu. Memiş’e göre özellikle fiziki altın tarafında oluşan yüksek işçilik farkları, yatırımcının “kazandım” dediği noktada bile gizli zarar oluşturabiliyor.
FİZİKİ ALTINDA ASIL RİSK FİYAT DEĞİL, MALİYET
Memiş’in dikkat çektiği en önemli başlıklardan biri, kuyumcu piyasasında görülen işçilik farkı oldu. Özellikle çeyrek altın ve Cumhuriyet altını gibi ürünlerde, dönemsel yoğunlukla birlikte satış fiyatının üzerine eklenen maliyetin büyüdüğünü söyleyen Memiş, yatırımcının ekrandaki fiyatla gerçek alım maliyeti arasındaki farkı görmesi gerektiğini vurguladı.
Bu nokta küçük yatırımcı için daha da önemli. Çünkü vatandaş çoğu zaman sadece “altın yükselir mi” sorusuna odaklanıyor. Oysa Alanya’da da düğün yapacak, borç kapatacak ya da birikimini korumaya çalışacak birçok kişi için esas mesele, altını hangi fiyattan ve ne kadar farkla aldığı oluyor. Bazen kazanç var sanılıyor ama masanın öbür tarafında işçilik maliyeti sessizce cebi boşaltıyor.
GRAM ALTINDA 10 BİN TL İDDİASI GÜNDEMDE
İslam Memiş, son değerlendirmelerinde gram altında 10 bin TL seviyesinin yılın ilerleyen bölümünde yeniden konuşulabileceğini belirtiyor. Bu beklenti, ons altındaki uzun vadeli yukarı yönlü projeksiyonla birlikte okunuyor. Ancak Memiş’in çizdiği tabloda kısa vadeli sert dalgalanmalar ve manipülatif fiyat hareketleri ihtimali de öne çıkıyor.
Yani piyasada sadece yükseliş beklentisine yaslanarak işlem yapmak, özellikle kısa vadede riskli bulunuyor. Altında yön yukarı olsa bile, hangi seviyeden alım yapıldığı ve fiziki üründe ne kadar ek maliyet ödendiği artık daha kritik hale gelmiş durumda.
2027 VURGUSU: YENİ EKONOMİK DÖNEM TARTIŞMASI
Memiş’in dikkat çeken bir diğer çıkışı ise 2027 yılına ilişkin oldu. Küresel ölçekte emtia, enerji ve değerli madenler üzerindeki yeni mücadele dönemini “emtia milliyetçiliği” olarak tanımlayan Memiş, önümüzdeki süreçte ülkelerin stratejik kaynaklarını daha sıkı koruyabileceğini savunuyor.
Bu değerlendirme, altın yatırımcısının sadece kur ve ons takibiyle yetinmemesi gerektiğini de gösteriyor. Jeopolitik riskler, merkez bankalarının yönü, enerji maliyetleri ve tedarik zincirindeki kırılmalar; hepsi birlikte yeni fiyatlamaları belirliyor. Kısacası mesele yalnızca altın değil. Daha geniş bir ekonomik dönüşüm beklentisi var. Ve evet, yatırımcı açısından asıl stres de burada başlıyor.
ALTIN FİYATLARINDA SON DURUM
31 Mart 2026 Salı günü piyasalarda gram altın 6.500 TL üzerindeki seyrini korurken, çeyrek ve Cumhuriyet altınında da yüksek seviyeler dikkat çekti. Gün içi verilerde kaynağa göre küçük farklılıklar oluşsa da, piyasadaki genel görünüm altının hâlâ güçlü fiyatlandığına işaret ediyor.
Bu tablo, güvenli liman arayan yatırımcıyı altına yaklaştırırken; uzmanların ortak uyarısı ise aynı noktada birleşiyor: fiyata değil, toplam maliyete bakın. Çünkü özellikle fiziki altın alımında görünen rakam ile cebinizden çıkan rakam artık aynı olmayabiliyor.
BORSA İSTANBUL MESAJI DA VERDİ
Memiş, son yorumlarında sadece altına değil, Borsa İstanbul tarafına da değindi. Özellikle yabancı yatırımcı ilgisinin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte belirli seviyelerin orta vadeli yatırımcı için fırsat oluşturabileceğini savundu. Ancak burada da kısa vadeli sert oynaklık riskinin sürdüğünü belirtti.
Yatırımcı için özet tablo net: Altında hikâye bitmiş değil, ama her yükseliş güvenli kazanç anlamına gelmiyor. Hele fiziki tarafta.
Kaynak: Bloomberg HT, Habertürk, Bigpara, A Haber, Sözcü







