Yıllar boyu, günlük köşe yazılarıyla okurlarla buluşmanın anlamı tabii ki çok önemli. Amma! Övgülerle yergilerin bombardımanında yol almanın risklerini de dikkate almak gerekir. Hele hele, toplumsal kutuplaşmanın tavan yaptığı bir ortamda,...
Yıllar boyu, günlük köşe yazılarıyla okurlarla buluşmanın anlamı tabii ki çok önemli.
Amma!
Övgülerle yergilerin bombardımanında yol almanın risklerini de dikkate almak gerekir.
Hele hele, toplumsal kutuplaşmanın tavan yaptığı bir ortamda, olabildiğince objektif olma çabası içinde olmanın zorluğu da bir başka acı gerçek!
İdeolojik ya da düşünsel anlamda belli bir fanatizmin kör dehlizlerinde siyasi yapılanmaların peşine sürü mantığı ile takılma alışkanlığına kendini kaptırmış toplumlarda, ne kadar gerçekçi olma kaygısıyla hareket ederseniz edin, sizi ciddiye alanların sayısının parmakla gösterilecek kadar az olduğu bir alanda, ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranamamanın açmazında sürüklenip durursunuz.
Bir çizginin fanatik savunucusu ya da karşıtı olarak, sürekli övmek ya da yermek, nereye kadar inandırıcı olabilir ki?
İlkeli olma çabasıyla, bir siyasinin ya da siyasi yapının kimi zaman olumlu çıkışlarını alkışlarken, kimi zaman da olumsuz olarak görülen çıkışlarını eleştirmeye kalktığınızda, tutarsızlıkla suçlanmak kadar saçma ne olabilir?
Körü körüne, belli gerçekçilikten uzak, salt takım tutar gibi parti tutan ve taraf olduğu siyasi yapının başarı ya da başarısızlığına bakmadan onu destekleyen yığınların, en küçük eleştirinizde sizi düşman olarak görmesi, olmadık suçlama ve karalama ilkelliği içine bile girebilmeleri oldukça düşündürücü.
Bir ülkenin vatandaşı olarak, o ülkenin ve o ülke insanının genel çıkarlarını düşünme yerine, tuttuğu partiyi ne pahasına olursa olsun savunmaya kalkıp, onu iktidara taşıyabilmek için gözünü karartarak, ülkenin ve ülke insanının zararına olacak eylemlerin içine girmek, karşı olduğu iktidarın zarar görmesi için, ülkenin krize girmesine bile çanak tutabilen, bunun için de belli eylemlerde yer alma noktasına kadar taşınmış ideolojik körlüğün ne anlama gelebildiğini inanın yorumlamakta zorlandığımı itiraf etmeliyim.
Vatan-Millet sevgisi gibi çok önemli bir değerin, tarihin derinliklerinde bir anı olarak kaldığı şu günlerde, bireysel ya da cemaatsel çıkarlar üzerinden bir dayanışmaya gidilmeye başlanması, ülkemizin ve ülke insanımızın geleceği bakımından çok ciddi tehlikeler doğuracağı da bir gerçek.