Geçenlerde bir gazetede okudum, kadın veya erkek kendinden çok yaşlı biriyle evlenen, evlendiği kişinin ya şöhreti, ya parası için evlenir. Hem doğru hem değil; çünkü gerçekten bazıları kedi nasıl kuşun karnını doyurmak için toprağı...

Geçenlerde bir gazetede okudum, kadın veya erkek kendinden çok yaşlı biriyle evlenen, evlendiği kişinin ya şöhreti, ya parası için evlenir. Hem doğru hem değil; çünkü gerçekten bazıları kedi nasıl kuşun karnını doyurmak için toprağı ve otları eşelerken görünce gözlerinin bebeği vahşice büyür, işte bana göre bir av deyip dünyanın en şirin ve sevimli maskesini takıp, mırmır miyavlayarak en güzel ve yumuşak sesler çıkararak sırt üstü yatarak bazen kuyruğuyla oynar, bazen de sağa sola yuvarlanarak müzik gibi ince sesler çıkarır. Kuş buna ne oluyor diye şaşkın şaşkın dona kalır, bazı kuş hemen uçar, bazısı yerden bir şeyler bulmaya devam eder. Kedi o anın boşluğunda ok gibi fırlayarak kuşa atılıp yakalar ve yel gibi kaçar. İnsanlarda güzel olan her söze kapılmasa ileride ne malını yitirir, ne kalbini üzüp yıpratır. Bir insanın göstergesi gözlerinin derinlikleridir, ne demiş atalarımız "Gözler Ruhun aynası, orada insanın kişiliği, sevgisi, nefreti yansır" ve hilekârların gözlerinde yılan gibi bir ışık sağa sola oynar çünkü tek düşüncesi havadan mal sahibi olmak ve bu kişiyi av seçmiştir. Yaşlı genç onun için onu ikna edip sonra her şeyini elinden alıp onu dehlemek. Kimi nikah kıyar, kimi ise beraber yaşama yolu ile, kimi ortak iş kurma bahanesi ile o kişinin her şeyini elinden alıp sıfıra düşürür ve en ufak bir üzüntü duymaz. Parasını istediği zaman o en güzel yaldızlı sözleri söyleyen kibar insan yerine kaba saba, küfürbaz bir insan ortaya çıkar, küfürün, hakaretin haddi hesabı yoktur ve sonra kaçınılmaz son boşanma veya ayrılık…
Birkaç sene evvel balık avlıyordum, 2 bayan yürüyüş yapıyordu, gelip yanıma oturdular ve selam verdiler, "Balık var mı?" diye sordular, konuştuktan sonra ben ava devam ettim, onlar da dertleşmeye başladılar. Hanımın biri çocuklarının ders çalışmamasından, eşinin işlerinin iyi gitmemesinden şikâyetçiydi, diğer hanım ise oğlunun istediği kızla evlenmemesinden, şimdi ise bir hanımla yaşamasından, dostunun ona bir ev alıp, bir dükkân almak için söz verdiğinden ve onu aldırabilirse durumunu düzeltip hayatını garantileyip, bir müddet sonra ondan ayrılıp beğendiği bir kızla evleneceğinden bahsediyordu. Hanım öyle heyecanla anlatıyordu ki ağzım açık kaldı. İstemeden duyduğum bu konuşmadan rahatsız olmuştum, haksızlığa hiç gelemem. Döndüm ve dedim ki “İstemeden sizi duydum, özür dilerim. Bir şey sormak istiyorum, bir kadını alıp beraber yaşamak ve ihtiyacınız olan malı aldırıp sonra da kapının önüne koymak insanlığa sığar mı?" Hanım yüzüme baktı ve dedi ki, "Kaç defa söyledim dinlemiyor, ben de bir an evvel torunlarımı görmek isterim." Hanım biraz rahatsız durumda kalkarak "Yemek yapacağım" dedi, arkadaşı da kalktı, yürüdüler, acaba kabalık mı ettim?
Bu ve bunun gibi çok olay anlatıldı ve bu haksızlıklara üzülüyorduk. Güzel bir bakış, bir gülüş, bir yemek, güzel sözcükler etkilememeli yoksa hayatları kararır çünkü söylenen sözler bedava ne vergisi ne algısı ne para ödemesi var, söyle söyleyebildiğin kadar arayan soran yok, sen niye bu yalanları söyleyip bu insanın varlığını aldın, kalbini kırdın. İnsanların bu durumda olanlara söylediği tek şey “Aklın neredeydi?” Bu durumlar geçmişte de vardı böyle de devam edecek bu durum ne gence ne yaşlıya fark etmez. Para hırsı olan insanlar yapıyor ama madalyonun öbür yüzü öyle değil, öyle sevgiler var ki hilesizdir ve onlar maddiyata bağlı değildir. O kalpten gelen bir tutkudur ve ölümsüzdür… Karşılıklı iyi niyet ve büyük bir sevgi vardır, buna saygı da eklenince bütün kararlar anlaşarak verilmeli asla gizlilik olmamalı, iyi günde kötü günde el ele olmalı, işte bu evlilikler ve insanları uzun yaşar.
Bir de yaşlı insanla gencin evlenmesi illa para veya şöhret olmadan evlenebilir, o insanın sohbetinden, neşesinden, saygısından dolayı sevgi duyabilir, bu kutsal manevi bir sevgidir, berraktır… Su gibi tertemiz… Allah vergisidir. Bir insanın dürüstlüğü, iyi kalpliliği kendini sevdirir, ona kalbiniz hükmü verir.
Yeni evlendiğim sırada İngiltere Kralı Edward kendinden yaşlı bir binbaşının hanımına aşık oldu. Madam Simpson, normal bir güzellikte fakat çok zeki bir bayandı. Kral Edward bu bayan uğruna krallığını bıraktı çünkü kraliyet ailesi bu durumu kabul etmedi. Gönül ferman dinlemezmiş...
Yuvanız mutlulukla dolsun.