Hemen herkes tanır Haydar Usta'yı. Sevimli bir adamdır, iyi de aşçıdır. Çevreyolunda şirin ve temiz bir restoranı vardır. Kebaplarına ise diyecek yoktur. Cuma akşamı aile dostlarıyla birlikte oradaydık. Masamızın yan tarafında küçük...

Hemen herkes tanır Haydar Usta'yı.

Sevimli bir adamdır, iyi de aşçıdır.

Çevreyolunda şirin ve temiz bir restoranı vardır.

Kebaplarına ise diyecek yoktur.

Cuma akşamı aile dostlarıyla birlikte oradaydık.

Masamızın yan tarafında küçük bir bahçe vardı.

Bahçede ise büyük bir horoz.

Herhalde usta ne bulduysa yedirmiş.

Öylesine irileşmiş ki horozluktan çıkmış.

Tam bir hilkat garibesi olmuş.

Tavrı, bakışları ve duruşu değişmiş.

Sanırım, horoz kendini kartal sanıyor.

Ne de olsa Türk horozu!

***

Kanımızda, doğamızda var bizim.

Başka bir şey olup, daha başka bir şey olduğumuzu sanmak.

Misal;

"Bir Türk cihana bedeldir" deriz.

Yani süper ötesi bir gücümüz var sanıyoruz.

Misal;

Mafya babası il il dolaşıp miting düzenliyor.

Kendisini iktidar partisinin başkanı sanıyor.

Misal;

Bir parti başkanı Kürt milliyetçiliği yapıyor,

kendini PKK terör örgütünün lideri sanıyor.

Misal;

Başbakan kabine kuruyor, hükümeti siyasi partiler dışında görüyor.

Yani, tarafsız olduğunu sanıyor.

***

Sanmak yüzünden değil mi bugün başımıza gelenler.

Kendimizi ortadoğunun lideri sandık.

Müslüman dünyasının halifesi sandık.

Adaletin terazisi sandık.

Özgürlük timsali sandık.

Demokrasi yapıyoruz sandık!

SANDIK, SANDIK, SANDIK.

Burnumuzu içişlerine soktuğumuz ülkeler perişan oldu.

Ne adalet götürebildik, ne de özgürlük.

Oysa bunlar bizde de yok,

Fakat var olduğunu sandık.

Onlardaki terörü alıp eve getirdik.

Evimizde kan, evimizde ceset parçaları var.

Ülkesinden kaçan insanlar var.

Onlarla beraber gelen yoksulluk var.

Onlarla beraber gelen sefalet var.

Bizde var olan cehaleti ikiye katladık.

***

Haydar ustanın horozu ihtişamla bakıyordu.

Güçlü kuvvetli ve gururluydu.

Mağrurdu, kibirliydi, kendini asil sanıyordu.

Yürüyüşü heybetli, boynu uzundu.

Herkese tepeden bakıyordu.

Nedendir bilmiyorum.

Kapkara bir kedi yanından hiç ayrılmıyordu.

Fakat horoz öyle ihtişamlıydı ki,

Onu bile yok sayıyordu.

Tek var olan şey horozun kendisiydi.

İyi bakılmış, semirtilmiş ve doyurulmuştu.

Gerçekten kendini kartal sanıyordu.

Edası, tavrı ve gezinmesi kartal gibiydi.

Gözlerine baktım horozun.

Egosu tavan yapmış, sadece BEN diyor.

Bıraksalar neler yapacak neler.

Uçacak, gökyüzünde süzülecek, dev kanatlarını açacak.

Belki Müslümanları bir araya toplayacak.

Belki Ortadoğu'ya özgürlük getirecek,

Belki dünyaya kafa tutacak.

Belki de Nobel'den en iyi kartal taklidi yapan HOROZ ödülünü de alacak.

Eğer Haydar Usta onu serbest bıraksaydı.

Bacağından ağaca bağlamamış olsaydı.